Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Var ej lysten efter hans smakliga rätter, ty de äro en bedräglig kost.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Wünsche dir nichts von seinen feinen Speisen; denn es ist falsches Brot.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.μη επιθυμει τα εδεσματα αυτου διοτι ταυτα ειναι τροφη δολιοτητος.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Не пожелавай вкусните му ястия, Защото те са примамливи гозби.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.Не прельщайся лакомыми яствами его; это – обманчивая пища.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.אל תתאו למטעמותיו והוא לחם כזבים׃
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.لا تشته اطايبه لانها خبز اكاذيب.
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.不 可 貪 戀 他 的 美 食 、 因 為 是 哄 人 的 食 物
Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın, Böyle yemeğin ardında hile olabilir.不可貪戀 他 的 美食 、 因為 是 哄人 的 食物
Pekala, düşünelim. Yemeklerin etrafında tüm gece kim vardı?OK adesso, pensate a chi e' stato tutta la sera intorno al cibo ?
Pekala, düşünelim. Yemeklerin etrafında tüm gece kim vardı?OK teraz, pomyślcie kto był przy jedzeniu całą noc?
Pekala, düşünelim. Yemeklerin etrafında tüm gece kim vardı?Кто отвечал за еду на вечеринке?
Senin yemeklerini hazırladığın partide öldürüldü.Parce qu'il a été empoisonné à notre soirée alors que VOUS vous chargiez du buffet
Senin yemeklerini hazırladığın partide öldürüldü.Perche' e' stato avvelenato al nostro party e TU hai fatto il catering.
Senin yemeklerini hazırladığın partide öldürüldü.Want hij werd vermoord op het feestje waarop jij kookte.
Senin yemeklerini hazırladığın partide öldürüldü.Επειδή ήταν αυτός που δηλητηριάστηκε στο πάρτυ μας όπου μας μαγείρεψες.
Senin yemeklerini hazırladığın partide öldürüldü.Он был отравлен на моей вечеринке ВАШЕЙ едой.
Senin yemeklerini hazırladığın partide öldürüldü.見た事も聞いた事もないし、毒ももってないわ!
Seung Jo. Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?승조야
Seung jo, kendine dikkat et. Yemeklerini ye. Bir sürü sebze ve meyve ye..סונג זו, תשמור על עצמך. תאכול בזמן. וגם על תשכח לאכול ירקות ופירות
Seung jo, kendine dikkat et. Yemeklerini ye. Bir sürü sebze ve meyve ye.سيونغ جو, إعتني بنفسك. كل وجباتك, و تناول الكثير من الخضروات و الفواكه
Seung jo, kendine dikkat et. Yemeklerini ye. Bir sürü sebze ve meyve ye.それから、夜にフラフラしちゃダメだからね
Sizi özledim. Annemin yemeklerini yemek istiyorum.Vous me manquez, vous me manquez, je veux manger le riz que tu cuisines, Maman.
Şu ünlü batı yemeklerinden yiyeceğim.Muszę skosztować tych słynnych zachodnich potraw.
Şu ünlü batı yemeklerinden yiyeceğim.Vado a mangiarmi un po' di quel famoso cibo occidentale.
Şu ünlü batı yemeklerinden yiyeceğim.Vamos a comer esa famosa comida del oeste.
Şu ünlü batı yemeklerinden yiyeceğim.Vou ver se arranjo daquela famosa comida ocidental.
Şu ünlü batı yemeklerinden yiyeceğim.Пойду за этой знаменитой западной едой.
Tek yapmanız gereken alışveriş listesini basıp markete gitmek. Yemekleriniz ise zaten planlanmış durumda.Само трябва да отпечатате списъка, да купите продуктите и ястията ви са вече планирани.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.Ani mi nebyly povědomé názvy většiny potravin, které jsem jedla.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.Ich kannte meistens nicht einmal die Hälfte der Sachen, die in meinem Essen sind.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.Ik herkende zelfs de helft van de namen in onze voeding niet.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.Je ne reconnaissais même pas la moitié des noms des produits que je mangeais.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.제가 먹고 있던 대부분의 음식 중에서 반 정도도 이름을 알지 못했습니다.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.Nemmeno riconoscevo metà dei nomi di ciò che mangiavo.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.Nie znałam nawet nazw połowy składników.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.No reconocía ni siquiera la mitad de los nombres de la mayoría de mis alimentos.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.Nu recunoşteam nici măcar jumătate din denumirile din majoritatea mâncării pe care o mâncam.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.Saya bahkan tidak mengenali setengah bahan dalam kebanyakan makanan saya.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.Tôi còn không biết được tên của 1 nủa số thực phẩm mà tôi được ăn.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.Не разпознах и половината от имената на повечето храни, които ядях.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.Я даже не узнавала названий половины ингредиентов в той еде, что я ела.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.אפילו לא היכרתי מחצית מהשמות במרבית המזונות שאכלתי.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.لم أتعترف حتى على نصف الأسماء في معظم الأغذية التي كنت آكل.
Ve yediğim yemeklerin yarısının isimlerini dahi bilmiyorum.店の棚のところで、何時間も
Vicky ve Juan Antonio küçük güzel bir restoranda akşam yemeklerini yediler.Vicky e Juan Antonio, jantaram juntos num pequeno e adorável restaurante.
Vicky ve Juan Antonio küçük güzel bir restoranda akşam yemeklerini yediler.Vicky en Juan Antonio aten een diner in een klein gezellig restaurant.
Vicky ve Juan Antonio küçük güzel bir restoranda akşam yemeklerini yediler.Vicky és Juan Antonio együtt vacsoráztak egy hangulatos kis étteremben.
Vicky ve Juan Antonio küçük güzel bir restoranda akşam yemeklerini yediler.Vicky y Juan Antonio cenaron juntos en un adorable restaurante.
Vicky ve Juan Antonio küçük güzel bir restoranda akşam yemeklerini yediler.فيكي و خوان أنطونيو تعشّوا معاً في مطعم جميل
Yemek borusu yemeklerin aşağı indiği yer.Esófago es donde cae la comida.
Yemek borusu yemeklerin aşağı indiği yer.Esofagul este locul pe unde trece hrana.
Yemek borusu yemeklerin aşağı indiği yer.Jícnem prochází potrava.
Yemek borusu yemeklerin aşağı indiği yer.Kerongkongan adalah tempat makanan Anda turun.
Yemek borusu yemeklerin aşağı indiği yer.식도는 음식이 가는 길이고요.
Yemek borusu yemeklerin aşağı indiği yer.L'esofago si trova laddove il cibo va giù.
Yemek borusu yemeklerin aşağı indiği yer.O esôfago, como já foi visto, é por onde a comida desce, depois que desce pela boca.
Yemek borusu yemeklerin aşağı indiği yer.Pažerákom prechádza jedlo.
Yemek borusu yemeklerin aşağı indiği yer.Przełyk to przewód, którym jedzenie wędruje do żołądka.
Yemek borusu yemeklerin aşağı indiği yer.Хранопроводът е мястото,откъдето минава храната.