Ana içeriğe geç
Sözlük

yemekleri ile cümle

yemekleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Favori yemeklerim, kalp, ciğer ve dalaktır.Tôi khoái ăn đồ lòng, tim, gan, phổi...
Favori yemeklerim, kalp, ciğer ve dalaktır.Ένα φαγητό με εντόσθια. Καρδιά, πνευμόνια, συκώτια.
Favori yemeklerim, kalp, ciğer ve dalaktır.Варена карантия в овче шкембе.
Favori yemeklerim, kalp, ciğer ve dalaktır.Любимото ми ястие е хагис. Варена карантия в овчо шкембе.
Favori yemeklerim, kalp, ciğer ve dalaktır.أكلتى المفضلة عدس..لحم القلب.. رئتين.. كبد
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.Bahan bakar fosil tidak tersedia, dan tenaga matahari tidak bisa mematangkan masakan sesuai keinginan mereka.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.Fossiele brandstoffen zijn niet beschikbaar en het resultaat van koken op zonne-energie bevalt hen niet.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.석유나 석탄은 구할 수가 없어요. 태양 에너지로는 원하는 대로 요리할 수가 없더라구요.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.Los combustibles fósiles no están disponibles, y la energía solar no cocina como a ellos les gusta su comida.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.Nhiên liệu hóa thạch không có, còn năng lượng mặt trời không làm chín thức ăn theo cách họ muốn.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.Nie ma tu paliw kopalnych, a energia słoneczna nie daje możliwości takiego sposobu gotowania, jaki lubią.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.Ορυκτά καύσιμα δεν είναι διαθέσιμα και η ηλιακή ενέργεια δεν μαγειρεύει όπως θέλουν αυτοί το φαγητό τους.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.Викопне паливо відсутнє, а з сонячної енергії не приготувати методом, до якого вони звикли.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.Им недоступны горючие ископаемые, а на солнечной энергии нельзя приготовить еду так, как им нравится.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.דלקי מאובנים אינם זמינים, ואנרגיה סולארית לא מבשלת בדרך שהם אוהבים את האוכל שלהם מוכן.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.وقود المتحجرات غير متوفره, والطاقة الشمسية لا تطهي الطعام بالطريقة التي يفضلونها.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.太陽熱では美味しく調理 することもできません だから こうした現状があります
Gece boyunca yemeklerin orada mıydın?Etais-tu en permanence près du buffet?
Gece boyunca yemeklerin orada mıydın?Sei stata vicino alle vivande tutta sera?
Gece boyunca yemeklerin orada mıydın?Stond je de hele avond aan het buffet?
Gece boyunca yemeklerin orada mıydın?Βρισκόσουν κοντά στα φαγητά εκείνη την νύχτα?
Gece boyunca yemeklerin orada mıydın?Вы всё время находились рядом с плитой?
Geçen yaz, 10.000'den fazla işçi, ödenmeyen maaşları, kötü yemekleri ve konaklama şartlarını protesto ettiler.그리고 지난 여름, 1만 명이 넘는 노동자가 임금 체불, 형편없는 음식, 적절하지 않은 숙소에 대해 시위를 벌였었는데
Geçen yaz, 10.000'den fazla işçi, ödenmeyen maaşları, kötü yemekleri ve konaklama şartlarını protesto ettiler.ובקיץ שעבר, יותר מ-10 אלף עובדים, מחאו על אי תשלום משכורות, איכות ירודה של אוכל ומגורים לא ראויים.
Geçen yaz, 10.000'den fazla işçi, ödenmeyen maaşları, kötü yemekleri ve konaklama şartlarını protesto ettiler.وفي الصيف الماضي، أكثر من 10 آلالاف عامل أحتجوا على عدم دفع أجورهم، لسوء نوعية الغذاء ، والسكن غير الملائم.
Geçen yaz, 10.000'den fazla işçi, ödenmeyen maaşları, kötü yemekleri ve konaklama şartlarını protesto ettiler.賃金未払いと、 食料の質が悪いこと、住環境が悪いことに異議を申し立てました その上、金融危機が起こりました
Gracia'nın yemekleri nefistir.A Gracia é óptima cozinheira.
Gracia'nın yemekleri nefistir.Glacier on hyvä kokki.
Gracia'nın yemekleri nefistir.Gracia cocina de maravilla.
Gracia'nın yemekleri nefistir.Gracia lagar god mat.
Gracia'nın yemekleri nefistir.Gracia laver god mad.
Gracia'nın yemekleri nefistir.Gracia pysznie gotuje.
Gracia'nın yemekleri nefistir.La cucina di Gracia è deliziosa.
Gracia'nın yemekleri nefistir.Η Γκρέσια μαγειρεύει πολύ καλά.
Gracia'nın yemekleri nefistir.Грейсия отлично готовит.
Gün boyu kızlarla ilgileneceğine... ...sabah, öğlen, akşam yemeklerini düzgünce ye.Egy nap ne csak egy lányt intézz el, menj velük reggelizni, ebédelni és vacsorázni!
Gün boyu kızlarla ilgileneceğine... ...sabah, öğlen, akşam yemeklerini düzgünce ye.Αντί να φροντίζεις μια κάθε μέρα. Πάρε μια το πρωινό, το μεσημεριανό και το βραδινό.
Gün boyu kızlarla ilgileneceğine... ...sabah, öğlen, akşam yemeklerini düzgünce ye.لا تتخلص كل يوم من واحدة لكن بعد الافطار والغداء والعشاء
Hastaların yemeklerinin nesi var?Dan bagaimana dengan makanan untuk para pasien?
Hastaların yemeklerinin nesi var?E i pasti per i pazienti?
Hastaların yemeklerinin nesi var?És mi van a páciensek menüjével?
Hastaların yemeklerinin nesi var?Et que se passe t'il avec la nourriture des patients ?
Hastaların yemeklerinin nesi var?I co jest z posiłkami dla pacjentów?
Hastaların yemeklerinin nesi var? Şikayet edip duruyorlar.Và có chuyện gì xảy ra với bữa ăn của các bệnh nhân vậy? họ đã than phiền với tôi đó
Hastaların yemeklerinin nesi var?¿Y qué pasó con las comidas a los pacientes?
Hastaların yemeklerinin nesi var?¿Y qué pasó con las comidas a los pacientes?
Hastaların yemeklerinin nesi var?و وجبات طعام المرضى؟
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun?Anak baru! Kenapa kamu makan makanan aneh seperti ini?
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun? Büfeyi görmüyor musun?Ê, cô bạn mới chuyển trường, tại sao cậu lại đi ăn cái thứ đồ ăn này, cậu không thấy nó ghê ghê sao?
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun? Büfeyi görmüyor musun?Hé, cserediák, miért eszed ezt a mosléknak tűnő ételt?
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun? Büfeyi görmüyor musun?전학생, 왜 이런 민폐형 도시락을 먹고 있니? 저거 안 보여?
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun? Büfeyi görmüyor musun?Хей, прехвърлената ученичка, защо ядеш такава долна храна, когато има скъпа такава.
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun? Büfeyi görmüyor musun?היי תלמידה למה את אוכלת אוכל מגיל שכזהמה את לא רואה את זה?
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun? Büfeyi görmüyor musun?ياا, أيتها الفتاة المنتقلة, لماذا تأكلين هذا الطعام المزعج؟ ألا ترين ذلك؟
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun? Büfeyi görmüyor musun?見えます
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun?Eh, étudiante transférée, pourquoi mange-tu cette nourriture pénible (=horrible) ?
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun?Hei, nou-venito! De ce mananci mancarea asta patetica?
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun?Hei noviisi, miksi syöt näin kurjan näköistä lounasta?
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun?Hej, nováčik! Prečo ješ tento strašný druh potravín?
Hey, transfer öğrenci, neden böyle iğrenç öğle yemekleri yiyorsun?Hej, nowa! Dlaczego to jesz co to ma być?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod