Tom az önce öğle yemeği yedi.Tom just ate lunch.
Tom öğle yemeğine çıktı.Tom is out to lunch.
Akşam yemeği için ne yapacağımı merak ediyorum.I wonder what to make for dinner.
Tom akşam yemeğini hazırlıyor.Tom is getting dinner ready.
Onlar yasaklanmış domuzu kurban etti, ve onu yemeyi reddeden herkesi öldürdüler.They sacrificed forbidden swine, and put to death all who refused to eat.
Bu akşam Mary'nin evinde yemek yiyeceğiz.This evening we are going to dine at Mary's house.
Ben akşam yemeğimi kaybettim.I lost my dinner.
Hızlı bir öğle yemeği yedim.I ate a quick lunch.
Tom bu akşam akşam yemeğini pişirmek zorunda.Tom has to cook dinner tonight.
Tom bütün gün yemek yemedi.Tom hasn't eaten all day.
Tom Mary'yi öğle yemeği yemek için dışarı davet etti.Tom invited Mary out to lunch.
Yemek yerken en büyük tabak daima masadadır.When eating, the largest plate is always the table.
Öğün aralarında tatlı yemeyin.Don't eat sweets between meal times.
Yemek yiyorum.I'm eating.
Yemek sırasında, ağzın dolu konuşma.At dinner time, don't speak with your mouth full.
Yemek yerken ağzında yemekle konuşma.When eating, don't speak with food in your mouth.
Kahvaltıdan beri yemek yemedim; Açım.I haven't eaten since breakfast. I'm hungry.
Ben pasta yemeği severim.I like eating cake.
O bana şarap içirip yemek verdi ve sonra yatağıma götürmek istedi!He wined me and dined me and then wanted to take me to bed!
Yemek yerken kitap okurum.I read a book while I eat.
Bu kedi yemek yiyor.This cat is eating.
İyi yemek, çok yemekle eş anlamlı değildir.Eating good isn't synonymous for eating a lot.
Avrupa'nın Çin yemekleri, Çin'in Çin yemekleri gibi değildirler.Europe's Chinese food is nothing like China's Chinese food.
Yemek için son kez dışarı çıktığımızda, akşam yemeğini o ödedi.The last time we went out to eat, she paid for the dinner.
Yemek vakti kutsaldır.Meal time is sacred.
Yemek sırasında konuşmak iyi bir davranış değildir.It's not good manners speaking during the meal.
Ne çikolatası yemekten hoşlanırsın?What chocolate do you like to eat?
Herkes kendi öğle yemeğini getirmeli.Everyone should bring their own lunch.
Aynı zamanda yemek yiyip okuyorum.I eat and read at the same time.
Sen yemek yemekten başka hiçbir şey yapmıyorsun.You do nothing else but eat.
Günde en azından üç defa sebze ve meyve yemelisin.You should eat vegetables and fruit at least three times a day.
Büyük bir akşam yemeği yedim ve doydum.I ate a large dinner and felt satisfied.
Ben büyük bir akşam yemeği yedim ve açlığım giderildi.I ate a large dinner and my hunger was satisfied.
Annesi akşam yemeğine geç kaldığı için onu azarladı.Her mother scolded her for being late for supper.
Modern kediler fare yemezler.Modern cats don't eat mice.
Yemeği sen pişirdiğin için, bulaşıkları ben yıkayacağım.Since you did the cooking, I'll do the dishes.
Bugün öğle yemeğini ben ödeyeceğim.I'll pay for your lunch today.
Yemek için yaşamıyorum; Yaşamak için yiyorum.I don't live to eat; I eat to live.
Bu, şimdiye kadar bir İtalyan pizzacısındaki ilk yemek yiyişim.This is the first time I've ever eaten in an Italian pizzeria.
Ben size akşam yemeği ısmarlayacağım.I'll treat you to dinner.
Bugünün yemeği oldukça mükellef.Today's food is quite elaborate.
Bugünün yemeği oldukça gösterişli.Today's food is quite elaborate.
Yemek yedikten sonra yatmaya gittim.I went to bed after eating.
Kediler muz yemez.Cats don't eat bananas.
"Anne, bir bisküvi olabilir miyim?" "Hayır, öğünler arasında yememelisin.""Mum, can I have a biscuit?" "No, you shouldn't eat between meals."
Amerikan yemeğini seviyorum.I love American food.
Yemeklerimi annem hazırlar.My mother cooks my meals for me.
Benim yemeklerimi annem hazırlar.My mother prepares my meals.
Annem benim için yemek pişirir.My mother cooks for me.
Benim yemekler annem tarafından hazırlanmaktadır.My meals are prepared by my mother.
Anne mutfakta yemek pişiriyor.Mother is cooking in the kitchen.
Annem mutfakta yemek pişiriyor.Mother is cooking in the kitchen.
Pasta kötü gitti, artık kimse onu yemeyecek.The cake has gone bad, no one's going to eat it anymore...
Yemek yemeden önce ellerimi nerede yıkayabilirim?Where can I wash my hands before I eat?
Ben Çin yemeklerini çok seviyorum.I like Chinese food a lot.
Akşam yemeği harikaydı.Dinner was awesome.
Yemek yemeye gidelim.Let's go eat.
Lütfen yemeği hazırlamama yardım et.Please help me prepare the food.
Ben yemek yapmakta başarısız oluyorum.I am failing at cooking.
Kendim için yemek pişirme alışkanlığım var.I've got the habit to cook for myself.