Tom akşam yemeği yemek için Mary'yi eve davet etti.Tom invited Mary over to eat dinner.
Tom Mary ve arkadaşlarını akşam yemeğine davet etti.Tom invited Mary and her friends to dinner.
Tom, Mary ile öğle yemeği yedi.Tom had lunch with Mary.
Tom Mary'ye akşam yemeğini pişirtti.Tom got Mary to cook dinner.
Tom Mary'nin öğle yemeğinden önce gelmesini umuyor.Tom expects Mary to come back before lunch.
Tom Mary'nin niçin et yemediğini bilmiyor.Tom doesn't know why Mary doesn't eat meat.
Tom Mary'nin akşam yemeği için ne yemek istediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary wants to eat for dinner.
Mango yemek istiyorum.I want to eat a mango.
Tom Mary'ye yemek hakkında şikâyette bulundu.Tom complained to Mary about the food.
Tom Mary ile yemeği ummasına rağmen tek başına yedi.Tom ate by himself even though he had hoped to eat with Mary.
Tom Mary'den bazı artan yemekleri ısıtmasını rica etti.Tom asked Mary to warm up some leftovers.
Tom Mary'nin onu akşam yemeğinden sonra aramasını söyledi.Tom asked Mary to call him after dinner.
Tom Mary'ye Meksika yemeklerini sevip sevmediğini sordu.Tom asked Mary if she liked Mexican food.
Tom Mary'ye akşam yemeğinin hazır olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if dinner was ready.
Tom ve Mary her zamanki saatinde yemeğe oturdular.Tom and Mary sat down to dinner at the usual time.
Tom ve Mary pazartesi günü akşam yemeğini pişirdiler.Tom and Mary cooked dinner on Monday.
Tom ve Mary üç yüz yaşındaki bir restoranda yemek yediler.Tom and Mary ate at a three-hundred-year-old restaurant.
Tom ve Mary pizza yemek için şehir merkezine gidiyorlar.Tom and Mary are going downtown to eat pizza.
Tom, Mary'nin onunla akşam yemeği yeme davetini kabul etti.Tom accepted Mary's invitation to have dinner with her.
Mary'nin bize yaptığı akşam yemeğine minnettar olmuş gibi mi yapsam acaba?I wonder if I should just pretend to appreciate the dinner that Mary made for us.
Açıkçası, Mary'nin benimle öğle yemeği yemesini istemeye güvenim yoktu.Frankly, I didn't have the confidence to ask Mary to have lunch with me.
John kapıyı çaldığında Tom ve Mary akşam yemeği için oturmak üzerelerdi.Tom and Mary were about to sit down for dinner when John knocked on the door.
İranlılar ana yemeği yoğurt ile yerlerdi.Iranians used to eat main meal with yoghurt.
Deniz samuru, sırtüstü yüzerken istiridye yemeyi seviyor.Sea otters love to eat clams while swimming on their backs.
Akşam yemeğinden sonra, sahilde bir yürüyüş yaparım.After dinner, I take a walk on the beach.
Tom'un gerçekten yemek istediği çikolatalı pudingti.What Tom really wanted to eat was chocolate pudding.
Tom'un akşam yemeği için rulo köftesi ve patates püresi vardı.Tom had meat loaf and mashed potatoes for dinner.
Tom öğle yemeği için her gün Mary'nin evine uğradı.Tom dropped by Mary's home every day for lunch.
Tom'un annesi ona Mary'yi akşam yemeği için eve davet etmesini söyledi.Tom's mother told him that he should ask Mary over for dinner.
Aileme yemek pişirmek için gereğinden daha fazla zaman harcamayacağım.I didn't want to spend any more time than necessary cooking for my family.
Kimle akşam yemeği yemeyi planlıyorsun?Who do you plan to eat dinner with?
Akşam yemeğini kimle yemeği planlıyorsun?Who do you plan to eat dinner with?
Kimle akşam yemeği yiyeceksin?Who are you going to eat dinner with?
Akşam yemeğine kalmak ister misiniz?Would you like to stay for dinner?
Sevdiğiniz yemek hangisi?What's your favourite food?
Tom, akşam yemeği için ne istiyorsun?Tom, what do you want for supper?
Benim yemek neredeyse ben mutfağa gelmeden yanmış.My cooking had almost burnt by the time I came to the kitchen.
Bu yemek lezzetli.This dish is tasty.
Çoğu kişi yağla yemek pişirmek yerine tereyağıyla yemek pişirmeyi tercih eder.Many people prefer to cook with butter instead of oil.
Bu gece ben yemek pişireceğim.I will be the cook tonight.
Dün akşam akşam yemeği pişirdim.I made tea last night.
Nerede öğle yemeği yiyeceğimize karar verdin mi?Have you decided where we are having lunch?
Daha önce akşam yemeğinizi yediniz mi?Have you already eaten supper?
Akşam yemeğini henüz yedin mi?Have you eaten supper yet?
Çok fazla yemek sipariş ettik.We ordered too much food.
Fast Food yemek sağlığınız için kötüdür.Eating fast food is bad for your health.
Patates cipsi yemeye nazaran patlamış mısır yemenin daha sağlıklı olması muhtemeldir.It's probably healthier to eat popcorn than it is to eat potato chips.
Bayan Wood yemek pişirmede çok iyiydi.Mrs. Wood was very good at cooking.
Dişçi herhangi bir tatlı yememeni ister.The dentist would like you not to eat any sweets.
Dişçi herhangi bir tatlı yememeni istemez.The dentist does not want you to eat any sweets.
Havuç sevmez bu yüzden onu yemedi.He does not like carrots, so he did not eat it.
Biz bir kafede hızlı bir öğle yemeği yedik.We had a quick lunch at a cafe.
Karım yemekleri iyi pişirir.My wife cooks well.
Bugün öğle yemeğinden sonra planımız parkta yürüyüşe çıkmaktır.After lunch today, our plan is to take a walk in the park.
Akşam yemeğinden sonra yapacağım şey internette sohbet etmektir.What I will do after dinner is to chat on the internet.
Akşam yemeğinden sonra yapabileceğim tek şey televizyon izlemektir.The only thing I can do after dinner is watch television.
Tom'un akşam yemeğinden sonra yapmayı sevdiği tek şey TV izlemektir.The only thing Tom likes to do after dinner is watch TV.
Tom'un yemeyi sevdiği tek balık somondur.The only fish Tom likes to eat is salmon.
Tom Mary'nin ne kadar kısa sürede akşam yemeğini hazırlayacağını merak etti.Tom wondered how soon Mary would have dinner ready.
Tom o kadar çok tart yememiş olmayı diledi.Tom wished he hadn't eaten so much pie.