Öğle yemeği yiyelim!Let's do lunch!
Babam bana lezzetli bir öğle yemeği yaptı.My father made me a delicious lunch.
Hiçbir şeyin senin yaptığın yemek kadar tadı güzel değil.Nothing tastes as good as the food that you make.
Biz onu bitirdikten sonra, öğle yemeği yedik.After we had finished that, we ate lunch.
Karpuz yemekten hoşlanırım.I like to eat watermelon.
Yemek yemek ister misin?Would you like to eat?
Doğruyu söylemek gerekirse bu sabahtan beri bir şey yemedim.As a matter of fact, I haven't eaten anything since this morning.
Sabah kahvaltısı için bir şey yemediğimden dolayı şimdi çok açım.Since I didn't eat anything for breakfast, I'm very hungry now.
Kore yemekleri genellikle sıcaktır.Korean food is generally very hot.
Karım şimdi yemek pişiriyor.My wife is cooking right now.
Bizi akşam yemeğine davet ettiğiniz için teşekkürler.Thank you for inviting us to dinner.
İştah yemek ile geliyor, ancak susuzluk içme ile gidiyor.Appetite comes with eating, but the thirst goes away with drinking.
Her kişi için farklı bir yemek yapmak zorunda değilsin.You don't have to make a different dish for every person.
Ne kadar iyi yemek pişirdiği hakkında övünür.She brags about how well she can cook.
Bugün öğle yemeğinde ne yedin?What did you have for lunch today?
Lütfen yemekten önce ellerinizi uygun biçimde yıkayın.Please wash your hands properly before eating.
İtalya'da yemekler harikaydı.The food was great in Italy.
Japonlar günde üç kez yemek yerler.Japanese eat three meals a day.
Sıcak çorba yemeyi severim.I enjoy eating hot soup.
Sen yemeyi sevmez miydin?Wouldn't you like to eat?
Biz sadece Uygur yemeği yaparız.We only make Uighur food.
Lütfen akşam yemeği için beni dışarı götür!Please take me out for dinner!
Amerika'da hazır yemek tüketimi 1977-1995 yılları arası üç katına çıktı.In America, the consumption of fast-food has tripled between 1977 and 1995.
Ne tür yemek yiyorsunuz?What kind of food do you have?
Mary annesinin yemek pişirmesine yardımcı oldu.Mary helped her mother cook.
Yemek henüz hazır değil.The food's not ready yet.
Dün akşam yemeği nasıl geçti?How did dinner go yesterday?
Bizim yemeğimiz ucuz.Our food is cheap.
İşte sık sık yemek yediğim restoran.Here's a restaurant I often eat at.
O burada zaman zaman öğle yemeği yer.She eats lunch here from time to time.
Bu temiz olmayabilir ama onu yemekten hasta olmayacaksın.It may not be clean, but you won't get sick from eating it.
Ben çabucak öğle yemeği yedim.I quickly ate lunch.
Acele ile öğle yemeği yedim.I ate lunch in a hurry.
Şimdi, öğlen yemeği zamanı.It's lunch time.
Öğle yemeği zamanı.It's lunch time.
Öğle yemeği yeme zamanı.It's time to eat lunch.
Akşam yemeği ne zaman servis ediliyor?At what time is dinner served?
Çünkü onlar akşam yemeği yiyorlar.Because they're eating dinner.
Yemeği beğendin mi?Did you like the meal?
O yemek pişirmeyi sever.He likes to cook.
Onu yemek zorunda değilsin.It's OK not to eat it.
Onu yemek zorunda değilsiniz.You don't have to eat it.
Yemek zorunda değilsiniz.You don't have to eat.
Kocamla akşam yemeği yiyorum.I am eating dinner with my husband.
Ben kız kardeşimle yemek yiyorum.I am eating lunch with my sister.
Ben kız kardeşim ile yemek yiyorum.I am eating lunch with my sister.
Yediğim yemek için minnettarım.I am thankful for the food I eat.
Akşam yemeğinden sonra kahve içerim.I drink coffee after dinner.
İşten sonra akşam yemeği yerim.I eat dinner after work.
Bana tabak lazım çünkü ailem öğle yemeğini parkta yiyecek.I need light plates because today my family is going to eat lunch in the park.
Öğle yemeğinden önce ellerimi yıkarım.I wash my hands before lunch.
Bu yemek.This is food.
Eğer açsan o zaman yemek ye.If you're hungry, then eat.
İtalyan yemeği lezzetliydi.The Italian food was delicious.
Ne yemek yapıyorsun?What are you cooking?
Yemeye başlayabilir miyim?May I begin to eat?
Akşam yemeğini erteleyelim.Let's postpone dinner.
Bir şey yemek ister misin?Would you like to eat something?
Bir restoranda akşam yemeği yemek istiyorum.I wanna have dinner in a restaurant.
Babam o kadar meyve yemez.My father doesn't eat fruit that much.