O, yemek bitmeden önce ayağa kalktı.He rose to his feet before the meal was over.
Yemek hakkında ona şikâyette bulundu.He complained to her about the food.
Yemekten önce onun kirli ellerini yıkadı.He washed her dirty hands before the meal.
O, yemeğini yiyip bitirdi.He devoured his meal.
Yarım bardak bira içerek yemeğine başladı.He began his meal by drinking half a glass of ale.
O yemek yiyor.He is eating.
O, akşam yemeğindeydi.He was at dinner.
O, Çin yemeğini sevip sevmediğimi sordu.He asked if I like Chinese food.
O, öğle yemeği için sandviç yedi mi?Did he have sandwiches for lunch?
O, öğle yemeğinden sonra bir puro içti.He smoked a cigar after lunch.
O öğle yemeği yemeğe başladı.He began to eat lunch.
O, öğle yemeğinden sonra okumayı sürdürdü.He resumed reading after lunch.
O, öğle yemeği saatinde evde olmayacak.He won't be home at lunch time.
O, kahvaltısını yemeye başladı.He began to eat his breakfast.
O, uzun süredir iyi bir yemek yemedi.He has not eaten a decent meal in a long time.
Onun sırtını kaşıma ve tırnaklarını yeme alışkanlığı vardı.He has a habit of scratching his back and biting his nails.
Akşam yemeği partisinde ona karısı tarafından eşlik edildi.He was accompanied by his wife at the dinner party.
Onun bir öğle yemeği var.He has a lunch.
O her gün, dışarıda yemek yerdi, ancak şimdi buna gücü yetmiyor.He used to eat out every day, but now he can't afford it.
Yarın bu vakitte onunla akşam yemeği yiyor olacak.He will be having dinner with her at this time tomorrow.
Pirinç kekinin hepsini yemedi.He didn't eat all of the rice cakes.
O, sebzeden başka bir şey yemez.She eats nothing but vegetables.
Akşam yemeğinden sonra yatmaya gitti.He went to bed after supper.
Akşam yemeğinde bir şişe bira içer.He drinks a bottle of beer at dinner.
O büyük bir akşam yemeği yedi. O aç olmalı.He ate a huge supper. He must have been hungry.
O akşam yemeğinden sonra yürüyüşe çıkma alışkanlığındaydı.He was in the habit of taking a walk after supper.
Akşam yemeğinden sonra bir dedektif hikayesi okuyarak kendini eğlendirdi.He amused himself by reading a detective story after supper.
Akşam yemeğinden sonra o sık sık dedektif hikayeleri okurdu.He would often read detective stories after supper.
Akşam yemeğinden sonra televizyon izler.He watches television after dinner.
Akşam yemeğinden sonra odasına çekildi.He retired to his own room after supper.
Akşam yemeğinden önce ev ödevini yaptırdı.He had his homework done before supper.
O akşam yemeğinden önce çalışmayı ihmal etmez.He makes a point of studying before supper.
O akşam yemeğinden önce çalışmayı ilke edinir.He makes a point of studying before supper.
O akşam yemeğinden önce çalışamaya özen gösterir.He makes a point of studying before supper.
O, yemek pişirmede iyidir.He is good at cooking.
Onların verdiği akşam yemeği kötü pişirilmişti.The dinner they served was badly cooked.
Yemek için fazla yiyecekleri yoktu.They did not have much food to eat.
Onların yemek odası çok geniş.Their dining room is very spacious.
Onlar saat on ikide öğle yemeği yer.They eat dinner at twelve o'clock.
Onlar altıda varırlar ve sonra hep birlikte akşam yemeği yeriz.They will arrive at six, and then we will all have dinner.
Öğle yemeğini bitirdikten sonra dışarı çıktılar.They went out after they finished lunch.
Onlar öğle yemeğinde sandviç ve kahve aldılar.They lunched on sandwiches and coffee.
O miktarın iki katını yemeliler.They need to eat double that amount.
Onlar genellikle yedi buçukta kahvaltı yaparlar ve on ikide öğle yemeklerini yerler.They usually have breakfast at half past seven o'clock and eat their lunch at twelve.
Dü akşam yemekte bizi ağırladılar.They entertained us at dinner last night.
Bizi akşam yemeğinde ağırladılar.They entertained us at dinner.
Onlar yemeğini bitirdi.They finished their meal.
Onlar akşam yemeği yiyorlar.They are having dinner.
Onlar yeni cumhurbaşkanı için bir akşam yemeği düzenlediler.They held a dinner for the new president.
Onlar öğle yemekleri için sabırsızlar.They are impatient for their lunch.
Onlar öğle yemeği için sandviç yedi.They ate sandwiches for lunch.
Öğle yemeği için toplantıya ara verdiler.They interrupted the meeting for lunch.
Onlar öğle yemeğinde.They are at lunch.
Bahçede öğle yemeği yiyorlar.They are having lunch in the garden.
Akşam yemeğinde bir şişe kırmızı şarap içtiler.They drank a bottle of red wine at dinner.
En sevdiği yemek ringo havyarıydı.What she liked best was herring roe.
Annesi yemek pişirmekle meşguldü.Her mother was busy cooking the dinner.
Annesi akşam yemeğini pişirmekle meşguldü.Her mother was busy cooking the dinner.
O her zaman yemek konusunda sızlanır.She's always complaining about the food.
O her zaman yemek konusunda söylenir.She's always complaining about the food.