yemeğini ile cümle

yemeğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Ze deelden een warme maaltijd van kip en vis.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Απόλαυσαν ένα πλήρες γεύμα με κοτόπουλο και ψάρι.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Кушали специально приготовленную курицу и рыбу.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Ядоха риба и пилешко.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.הם אכלו ביחד ארוחה מלאה של עוף ודג.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.و استمتعوا بوجبة دسمة من السمك و الدجاج.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.共に笑いもしました
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.A mai ramas ceaiul din meniul dumneavoastra.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.C'è ancora il tè nel suo menu fisso.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Da fehlt noch ihr Tee vom Menü.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.DEt är fortfarande te kvar till er måltid.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Er is nog steeds thee over in uw menu.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Il reste encore le thé compris dans votre menu.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Masih tersisa teh di pesanan makanan anda.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Vẫn còn trà cô đã gọi.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Została jeszcze herbata z zamówienia.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.Έχει μείνει το τσάι απο την παραγγελία σας.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.В вашем заказе еще остался чай.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.مازال هناك شاي لأجلك
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.あぁ!
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.C'est vrai. Qu'importe dans quel restaurant je vais, rien n'est comparable à la cuisine de la maison.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Con có đi ăn ở đâu, cũng không gì sánh được bằng cơm nhà.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.In qualunque ristorante vada, non c'è paragone ad un pasto fatto in casa.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Naar welke restaurant ik ook ga, niets kan vergeleken worden met een thuis gekookte maaltijd.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Nu conteaza la ce restaurant merg, nimic nu se compara cu o mancare gatita acasa.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Spelar ingen roll vilken resturang jag går i, ingenting kan jämföras med hemlagad mat.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Tidak peduli saya pergi ke restoran manapun, tidak ada yang seenak masakan di rumah.
Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Δεν έχει σημασία σε ποιο εστιατόριο θα πάω, τίποτα δεν συγκρίνεται με ένα σπιτικό μαγειρεμένο φαγητό.
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.Albowiem każdy wieczerzę swoję pierwej zjada i jeden łaknie, a drugi jest pijany.
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.bởi vì lúc ngồi ăn, ai cũng nôn nả mà ăn bữa riêng mình, đến nỗi người nọ chịu đói, còn kẻ kia thì quá độ.
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.bởi_vì lúc ngồi ăn , ai cũng nôn nả mà ăn bữa riêng mình , đến_nỗi người nọ chịu đói , còn kẻ kia thì quá_độ .
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.for idet I eter, tar hver på forhånd sin egen mat, og den ene er hungrig, og den annen er drukken.
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.kajti ob vaši skupni jedi užije vsak svojo večerjo poprej, in tako je eden lačen, a drugi se opija.
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.이는 먹을 때에 각각 자기의 만찬을 먼저 갖다 먹으므로 어떤 이는 시장하고 어떤 이는 취함이라
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.Mert kiki az õ saját vacsoráját veszi elõ az evésnél; és némely éhezik, némely pedig dõzsöl.
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.Poněvadž jeden každý nejprv večeři svou přijímá v jedení, a tu někdo lační, a jiný se přepil.
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.pues cada cual se adelanta a comer su propia cena; y mientras uno tiene hambre, otro se halla embriagado
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.Thi under Spisningen tager enhver sit eget Måltid forud, og den ene hungrer, den anden beruser sig.
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.ибо всякий поспешает прежде других есть свою пищу, так что иной бывает голоден, а иной упивается.
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.Кожен бо свою вечерю попереду поїсть, і один голодує, другий ж впиваєть ся.
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.Но да изпитва човек себе си, и така да от хляба и да пие от чашата;
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.כי כל אחד מקדים לקחת סעודתו בעת האכילה וזה ירעב וזה ישתכר׃
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.لان كل واحد يسبق فيأخذ عشاء نفسه في الاكل فالواحد يجوع والآخر يسكر.
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.因 為 喫 的 時 候 、 各 人 先 喫 自 己 的 飯 、 甚 至 這 個 飢 餓 、 那 個 酒 醉
Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.因 為喫 的 時候 、 各人 先 喫 自己 的 飯 、 甚至 這個飢餓 、 那 個 酒醉
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.A poslal Petra a Jána a povedal: Iďte, prihotovte nám baránka, aby sme jedli.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Ðức Chúa Jêsus sai Phi -e-rơ và Giăng đi, mà phán rằng: Hãy đi dọn lễ Vượt Qua cho chúng ta ăn.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Ðức_Chúa_Jêsus sai Phi - e-rơ và Giăng đi , mà phán rằng : Hãy đi dọn lễ Vượt_Qua cho chúng_ta ăn .
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.e Jesus enviou a Pedro e a João, dizendo: Ide, preparai-nos a páscoa, para que a comamos.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.És elküldé Pétert és Jánost, mondván: Elmenvén, készítsétek el nékünk a husvéti bárányt, hogy megegyük.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.et Jésus envoya Pierre et Jean, en disant: Allez nous préparer la Pâque, afin que nous la mangions.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Gesù mandò Pietro e Giovanni dicendo: «Andate a preparare per noi la Pasqua, perché possiamo mangiare»
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.In pošlje Petra in Janeza, rekoč: Pojdita, pripravita nam velikonočno jagnje, da bomo jedli.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.I poslal Ježíš Petra a Jana, řka: Jdouce, připravte nám beránka, abychom jedli.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.I posłał Piotra i Jana, mówiąc: Poszedłszy nagotujcie nam baranka, abyśmy jedli.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Ja hän lähetti Pietarin ja Johanneksen sanoen: "Menkää ja valmistakaa meille pääsiäislammas syödäksemme".
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Jesús envió a Pedro y a Juan, diciendo: --Id, preparadnos la Pascua para que comamos
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.예수께서 베드로와 요한을 보내시며 가라사대 가서 우리를 위하여 유월절을 예비하여 우리로 먹게 하라
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Maka Yesus menyuruh Petrus dan Yohanes, "Pergilah sediakan makanan Paskah untuk kita.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Og han sendte Peter og Johannes avsted og sa: Gå bort og gjør i stand påskelammet for oss, så vi kan ete det!
İlgili Sayfalar