yemeğini ile cümle
yemeğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.فالقضية تتعلق بالحمام والمطبخ. فكما تعلمون, فان استعمال الصابون وتوفر الماء والطعام
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.人は長く生きられます
Bu yüzden yemeğinizi yiyin lütfen.Miért nem eszik ebből valamit?
Bu yüzden yemeğinizi yiyin lütfen.Γι αυτό, μπορείς τουλάχιστον να φας, σε παρακαλώ.
Bu yüzden yemeğinizi yiyin lütfen.لذا كلي اكلك
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Az irgalmas szemû ember megáldatik, mert adott az õ kenyerébõl a szegénynek.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Chi ha l'occhio generoso sarà benedetto, perché egli dona del suo pane al povero
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Človek dobrotivého oka bude požehnaný, lebo dáva zo svojho chleba chudobnému.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Den som har et godt hjerte, blir velsignet fordi han gav den fattige av sitt brød.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Den som unnar andra gott, han varder välsignad, ty han giver av sitt bröd åt den arme.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Den vennesæle velsignes, thi han deler sit Brød med den ringe.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Ein gütiges Auge wird gesegnet; denn er gibt von seinem Brot den Armen.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.El de ojos bondadosos será bendito, porque de su pan da al necesitado
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Hyvänsuopa saa siunauksen, sillä hän antaa leivästään vaivaiselle.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Kdor je blagega očesa, bo blagoslovljen, ker daje od kruha svojega siromaku.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.선한 눈을 가진 자는 복을 받으리니 이는 양식을 가난한 자에게 줌이니라
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.L`homme dont le regard est bienveillant sera béni, Parce qu`il donne de son pain au pauvre.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Người nào có mắt từ thiện sẽ được phước; Vì người ban bánh mình cho kẻ nghèo khó.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Người nào có mắt từ_thiện sẽ được phước ; Vì người ban bánh mình cho kẻ nghèo_khó .
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Oko dobrotivé, onoť požehnáno bude; nebo udílí z chleba svého chudému.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Oko dobrotliwe, toć będzie ubłogosławione; bo udziela chleba swego ubogiemu.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Omul milostiv va fi binecuvîntat, pentrucă dă săracului din pînea lui.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Orang yang baik hati diberkati TUHAN, karena ia membagi rezeki dengan orang yang berkekurangan
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Quem vê com olhos bondosos será abençoado; porque dá do seu pão ao pobre.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Wie vriendelijk is, zal worden gezegend; hij deelde immers zijn brood met de hongerige.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Ο εχων ομμα αγαθον θελει ευλογηθη διοτι διδει εκ του αρτου αυτου εις τον πτωχον.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Който има щедро око ще бъде благословен Защото дава от хляба си на сиромаха.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.Милосердый будет благословляем, потому что дает бедному от хлебасвоего.
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.טוב עין הוא יברך כי נתן מלחמו לדל׃
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.الصالح العين هو يبارك لانه يعطي من خبزه للفقير
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.眼 目 慈 善 的 、 就 必 蒙 福 . 因 他 將 食 物 分 給 窮 人
Cömert olan kutsanır, Çünkü yemeğini yoksullarla paylaşır.眼目 慈善 的 、 就 必 蒙福.因 他 將食物 分 給窮人
Doğru. Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Das ist richtig.Egal zu welchen Restaurant ich gehe,nichts ist besser als Hausgemachtes Essen.
Doğru. Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.Правильно, неважно в какой ресторан я иду, ничего не может сравниться с домашней едой.
Doğru. Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.هذا صحيح لا يهم في اي مطعم نذهب لا شي يقارن الطهي في المنزل
Doğru. Hangi restorana gidersem gideyim, hiç bir yemek ev yemeğinin yerini tutmaz.トッポギが世界で一番美味しいっていってたくせに
Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Ak máte mydlo, vodu a jedlo, tak môžete žiť dlho.
Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Als je zeep, water en voedsel hebt, weet je, dan kan je lang leven.
Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Az élethossz pedig, ez a fürdő és a konyha. Hogy van-e szappan, víz és étel, ami kell a hosszú élethez.
Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Dacă ai săpun, apă și mâncare, știți asta - poți să trăiești mult.
Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Jika anda punya sabun, air, dan makanan, anda dapat hidup lama.
Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Om du har tvål, vatten och mat, då kan du leva länge.
Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Se avete sapone, acqua e cibo potete vivere a lungo.
Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Se tiverem sabão, água e comida, podem viver por muito tempo.
Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Si tienes jabón, agua y comida, puedes vivir más tiempo.
Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Víte, když máte mýdlo, vodu a jídlo, tak můžete žít dlouho.
Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Αν έχετε σαπούνι, νερό και φαγητό, ξέρετε, μπορείτε να ζήσετε πολλά χρόνια.
Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Ако имате сапун, вода и храна, нали знаете, можете да живеете дълго.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Au mâncat împreună preparate din pui şi peşte, pregătite ca pentru un eveniment deosebit.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Dělili se o plně zajištěné jídlo - kuře a rybu.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Disfrutaron de una comida con pollo y pescado.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Hanno pranzato insieme con pollo e pesce.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.He söivät täyden kana- ja kalaillallisen.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Họ chia sẻ một bữa ăn đầy đủ hương vị có gà và cá.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Ils ont partagé un repas de poulet et de poisson préparé par un traiteur.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.무료로 배급된 닭고기와 생선 요리를 같이 나눠먹었습니다.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Közösen, teljes önkiszolgálásban csirkét és halat fogyasztottak.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Partilharam uma refeição completa de frango e peixe.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Sie genossen gemeinsam eine komplett organisierte Mahlzeit aus Hühnchen und Fisch.
Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Skupaj so jedli postreženo ribo in piščanca.
İlgili Sayfalar