yemeğini ile cümle
yemeğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Og han udsendte Peter og Johannes og sagde: "Går hen og bereder os Påskelammet, at vi kunne spise det."
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Şi Isus a trimes pe Petru şi pe Ioan, şi le -a zis: ,,Duceţi-vă de pregătiţi-ne Paştele, ca să mîncăm.``
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Toen die dag aanbrak, stuurde Jezus Petrus en Johannes erop uit om het Paasmaal klaar te maken.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.Und er sandte Petrus und Johannes und sprach: Gehet hin, bereitet uns das Osterlamm, auf daß wir's essen.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.και απεστειλε τον Πετρον και Ιωαννην, ειπων Υπαγετε και ετοιμασατε εις ημας το πασχα, δια να φαγωμεν.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.И настана денят на безквасните хлябове, когато трябваше да жертвуват пасхата.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.и послал Иисус Петра и Иоанна, сказав: пойдите, приготовьте нам есть пасху.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.І післав Петра та Йоана, глаголючи: Йдіть та приготовте нам пасху їсти.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.וישלח את פטרוס ואת יוחנן לאמר לכו והכינו לנו את הפסח ונאכלה׃
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.فارسل بطرس ويوحنا قائلا اذهبا واعدّا لنا الفصح لناكل.
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.耶 穌 打 發 彼 得 、 約 翰 、 說 、 你 們 去 為 我 們 豫 備 逾 越 節 的 筵 席 、 好 叫 我 們 喫
İsa, Petrusla Yuhannayı, ‹‹Gidin, Fısıh yemeğini yiyebilmemiz için hazırlık yapın›› diyerek önden gönderdi.耶穌打發 彼得 、 約翰 、 說 、 你 們去為 我 們豫備 逾越節 的 筵席 、 好 叫 我 們喫
Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.Eure druck das ich ihm nochmal im frage stellte hat unsere ganze Diner Ruiniert.
Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.La vostra insistenza nel fargli domande, come sempre, ci ha rovinato la cena.
Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.Votre insistance pour que je le questionne, encore, a niqué tout le dîner.
Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.Η επιμονή σου να τον ανακρίνω, πάλι, κατάστρεψε όλη τη βραδιά.
Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.Ваши вопросы испортили нам весь ужин.
Israrlarınız yüzünden onu tekrar sorgulamam, tüm akşam yemeğini mahvetti.そのことが頭からはなれなかったの
Kendi yemeğini kendi üretmek istiyordu. Çocukları üzerinde kimse söz sahibi olsun, istemezdi.그는 그의 자신의 음식을 올리는 싶 었 어 요. 그는 아무도 그의 아이 들에 대하여 권위를 행사 하 고 싶지 않았다.
Kendi yemeğini kendi üretmek istiyordu. Çocukları üzerinde kimse söz sahibi olsun, istemezdi.أردا أن يربي طعامه بنفسه، لم يرد أي شخص أن يمارس على أبنائه أي نوع من السلطة
Kendi yemeğini kendi üretmek istiyordu.Er wollte sein eigenes Essen heranschaffen.
Kendi yemeğini kendi üretmek istiyordu.Ήθελε να κερδίζει μόνος του το ψωμί του.
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Chi sono loro per mettere delle stelle affianco al cibo di qualcun altro?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Cine sunt ei sa puna stele langa mancarea altcuiva?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Họ là ai mà cho mình cái quyền đặt ra bao nhiêu sao cho thức ăn của người khác chứ?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Jakie oni niby mają prawo, żeby oceniać dania innych za pomocą gwiazdek?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?아니, 지네들이 모라고, 남의 음식에다가 별을 매깁니까?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Qui sont-ils pour mettre des étoiles à côté de la nourriture de quelqu'un ?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Siapa yang meletakkan bintang di samping makanan orang lain?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Vem är dom som sätter en stjärna vid någons mat?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Wer sind die um Sterne für andere Essen zu geben?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Wie zijn zij om sterren naast het eten van iemand anders te zetten?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Ποιός βάζει αστέρια δίπλα στο φαγητό κάποιου;
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?Кто они такие, чтобы ставить звезды напротив чьей-то еды?
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?من هؤلاء الذين يضعون نجوم بجانب طعام شخص أخر؟
Kim oluyorlar da bir başkasının yemeğinin yanına yıldız koyuyorlar?けど、星をつける基準がただ"美味い!" っていうだけじゃなくて
Kocam da doğrudan oraya gidecek! Siz akşam yemeğini halledersiniz, tamam mı?Mój mąż tez prosto tam pojedzie. wy dwoje, wykombinujcie coś sobie sami na obiad, ok?
Kucaklaştılar. Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Mogli się uścisnąć, wspólnie zjeść świąteczny obiad.
Kucaklaştılar. Güzelce hazırlanmış tavuk ve balık yemeğini bölüştüler.Вони розділяли їжу, яка складалася з курчати і риби.
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Alstublieft blijf gewoon genieten van het eten dat voor u ligt en laten we het samen bekijken.
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Continuez votre repas pendant que nous regarderons ensemble cette vidéo.
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Hãy tiếp tục dùng thức ăn trước mặt mình, và hãy cùng nhau thưởng thức nó nhé
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Jejte še naprej hrano pred seboj in uživajmo skupaj v tem posnetku.
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Proszę kontynuujcie jedzenenie i razem doceńcie je.
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Setzen Sie bitte mit dem Essen fort und lassen sie uns das zusammen schätzen.
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Silahkan kembali menikmati makanan di hadapan anda, dan mari kita saksikan bersama
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Snälla fortsätt äta maten framför er och låt oss uppskatta detta tillsammans.
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Va rog sa continuati sa mancati mancarea din fata voastra, si sa apreciem asta impreuna.
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Vi prego di continuate a mangiare il cibo che vi è davanti, e godiamoci questo insieme.
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Παρακαλώ συνεχίστε να τρώτε, κι ας το δούμε αυτό μαζί.
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.Пожалуйста, продолжайте уничтожать еду перед собой, и давайте вместе его оценим.
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.ارجوا متابعه الاكل الذي امامكم و دعونا نقدر هذا معا
Lütfen yemeğinize devam edin ve anın tadını çıkarın.幼い頃から格別の美貌ですね~!
Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.20시간 이상의 대화를 녹음했어요.
Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu."Dacă Dylan ar fi aici, aveți idee ce-ați vrea să-l întrebați?"
Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.És azt mondtam, "Ha Dylan itt lenne, tudod, hogy mit szeretnél kérdezni tőle?"
Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.Tôi ghi lại cuộc đối thoại trong hơn 20 giờ.
Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.הקלטתי מעל 20 שעות שיחה.
Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.سجّلت أكثر من 20 ساعة من الحديث.
Mutfakta oturuyorduk. Sue Klebold akşam yemeğini hazırlıyordu.日曜の夜には全員 疲れ果てていました
İlgili Sayfalar