yemeğini ile cümle

yemeğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Tai pusryčių ir priešpiečių derinys.
Her gün akşam yemeğini saat altı civarında yiyoruz.Vakarieniaujama ~8 valandą vakaro.
Bir Fugu yemeğinin fiyatı bu yüzden 300-500 Dolar arasıdır.Atitinkamai Kopi Luwak pupelių kaina gali svyruoti 300–1500 €/kg ribose.
Tom ve Mary pazartesi günü akşam yemeğini pişirdiler.Pirmadienį Tom ir Mary gamino vakarienę.
Köpek yemeğini yiyor.Šuo valgo savo maistą.
Yemeğini bitir ki arkandan ağlamasın.Ära vaata selja taha ja ära peatu mitte kuskil ümbruskonnas!
Afrika'daki siyahi adam kendi yemeğini pişirip, baharatlarını koyarmış.Der schwarze Mann in Afrika kochte und würzte sein Essen.
Afrika'daki siyahi adam kendi yemeğini pişirip, baharatlarını koyarmış.아프리카에서 흑인 요리 되었고 그의 음식 조미료.
Ah! Seung Jo, öğlen yemeğini yedin mi? Seung Jo, belki de öğlen yemeyi yiyeceğin biri yoktur..?O! <i> Seung Jo, jadłeś już? <i> Seung Jo, czy to możliwe, że nie masz z kim zjeść lanchu?
Akşam yemeğini de insan fizyolojisini bilen insanlar tarafından tasarlanacak.Приборите за хранене ще бъдат проектирани от хора, които са изучавали физиологията на човешкото тяло.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.저녁의 60 - 80%의 음식을 가지고 집에 돌아왔습니다.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.A vacsora 60-80% százalékával tértek visssza.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.A vracely se domů s 60-80% večerního jídla.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.De kom hem med 60 till 80 procent av kvällsmålet.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Domov so prišle s 60 do 80 odstotki večernega obroka.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Ele aduceau acasă cam 60-80% din masa de seară.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Elles rentraient avec l'équivalent de 60 à 80% du repas du soir.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Họ về nhà với 60 đến 80 phần trăm của bữa ăn tối.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.llegaban a casa con el 60 u 80 por ciento de la cena.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Portavano a casa il 60-80% del pasto serale.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Prišli domov so 60 až 80 percentami jedla na večeru.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Regressavam a casa com 60 a 80% da refeição da noite.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Sie kamen mit 60-80 % des Abendessens nach Hause.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Zdobywały 60-80% wieczornego posiłku.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Zij kwamen thuis met 60 tot 80 procent van het avondmaal.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Επέστρεφαν στο σπίτι με το 60 έως 80% του βραδινού γεύματος.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Вони приходили додому з 60-80 відсотками вечері.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Они возвращались домой с 60-80-ю процентами ужина.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.Те са допринасяли за 60 до 80% от храната в семейството.
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.הן חזרו הביתה עם 60 עד 80 אחוז מארוחת הערב
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.وكانوا يعودون للمنزل بما يعادل من 60% إلى 80% من الطعام
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.佢地帶百分之六十至八十嘅晚餐返屋企
Akşam yemeğinin yüzde 60 - 80 kadarını kadınlar getirdiler.夫婦共働きが当たり前でした
Akşam yemeğini orada yedim.Am luat cina acolo.
Akşam yemeğini orada yedim.Con đã ăn tối ở đó
Akşam yemeğini orada yedim.Ho cenato là.
Akşam yemeğini orada yedim.Ich habe dort gegessen.
Akşam yemeğini orada yedim.Ik had daar diner gehad.
Akşam yemeğini orada yedim.Jag åt middag där.
Akşam yemeğini orada yedim.J'ai mangé là-bas.
Akşam yemeğini orada yedim.Saya makan malam di sana.
Akşam yemeğini orada yedim.Zjadłam tam obiad.
Akşam yemeğini orada yedim.Είχα το δείπνο μου εκεί!
Akşam yemeğini orada yedim.Я поужинала там.
Akşam yemeğini orada yedim.لقد تناولت العشاء
Akşam yemeğini orada yedim.面白そうだわ~!
Ama kâhinin parayla satın aldığı ya da evinde doğan köle onun yemeğini yiyebilir.그러나 제사장이 돈으로 사람을 샀으면 그 자는 그것을 먹을 것이고 그 집에서 출생한 자도 그러하여 그들이 제사장의 식물을 먹을 것이며
Ama kâhinin parayla satın aldığı ya da evinde doğan köle onun yemeğini yiyebilir.Nhưng kẻ nào thầy tế lễ lấy bạc mua về, và kẻ sanh đẻ tại nhà người, thì được phép ăn đồ ăn của người.
Ama kâhinin parayla satın aldığı ya da evinde doğan köle onun yemeğini yiyebilir.Nhưng kẻ nào thầy tế_lễ lấy bạc mua về , và kẻ sanh đẻ tại nhà người , thì được phép ăn đồ_ăn của người .
Ama kâhinin parayla satın aldığı ya da evinde doğan köle onun yemeğini yiyebilir.וכהן כי יקנה נפש קנין כספו הוא יאכל בו ויליד ביתו הם יאכלו בלחמו׃
Ama kâhinin parayla satın aldığı ya da evinde doğan köle onun yemeğini yiyebilir.لكن اذا اشترى كاهن احدا شراء فضة فهو يأكل منه والمولود في بيته. هما ياكلان من طعامه.
Ama kâhinin parayla satın aldığı ya da evinde doğan köle onun yemeğini yiyebilir.倘 若 祭 司 買 人 、 是 他 的 錢 買 的 、 那 人 就 可 以 喫 聖 物 . 生 在 他 家 的 人 、 也 可 以 喫
Ama kâhinin parayla satın aldığı ya da evinde doğan köle onun yemeğini yiyebilir.倘若 祭司 買人 、 是 他 的 錢買 的 、 那人 就 可以 喫聖物 . 生在 他 家 的 人 、 也可以 喫
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Jeśli ma się mydło, wodę i żywność, można żyć długo.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.침실뿐만이 아니라 주방에서도 결정됩니다. 비누, 물, 음식 등이 잘 갖춰져 있다면
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Nếu nhà bạn có xà phòng, nước cũng như thức ăn, bạn sẽ sống lâu thôi.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Wenn Sie Seife, Wasser und Essen haben, wissen Sie, dann kann man lang Leben.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Если у вас есть мыло, вода, еда то, знаете ли, вы можете прожить долго.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Якщо є достатньо мила, води та продуктів харчування, як відомо, можна прожити довше.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.מדובר על חדר הרחצה ועל המטבח. אם יש לכם סבון, מים ומזון
İlgili Sayfalar