yemeğini ile cümle

yemeğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Her gün akşam yemeğini saat altı civarında yiyoruz.As pessoas começam a apresentar para jantar em torno 06:00.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Pode ser tomada de manhã, com a refeição do pequeno-almoço.
Yemeğini çabuk bitir.Maak je eigen eten klaar.
Ayrıca akşamki aile yemeğini beklemektedir.De hele familie verheugt zich op het avondeten.
Bir düğün pastası, akşam yemeğinin ardından düğün resepsiyonlarında servis edilen geleneksel kek veya pasta.Een bruidstaart, of ook wel trouwtaart genoemd, is de taart die traditioneel genuttigd wordt bij een bruiloft.
Dünyanın her yerindeki Yahudiler yedi gün yedi gece yemeğini sukotlarda yer.Voor straf wekt de smid zijn knechten zeven dagen lang elke nacht om middernacht.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Pytanie na śniadanie. .
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.Som tack bjuds Jack på middag i första klass, och Rose smiter senare med honom på fest i tredje klass.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Enkelt uttryckt var det frukost och lunch sammanslaget.
Yemeğini bitir ki arkandan ağlamasın.Ніколи не згинайте спину, коли тягнетеся.
Tom öğle yemeğini genellikle tek başına yer.Том зазвичай обідає сам.
Tom öğle yemeğini sık sık bu restoranda yer.Том досить часто обідає в тому ресторані.
Köpek yemeğini yiyor.Собака їсть свою їжу.
Tom akşam yemeğini henüz tamamladı.Том щойно закінчив вечеряти.
Tom, Mary'nin öğle yemeğini çaldı.Том украв обід Мері.
Ayrıca akşamki aile yemeğini beklemektedir.A to je ještě čeká společná večeře.
Yemeğini çabuk bitir.Zachraň jídlo.
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.După cină, Rose i se alătură în secret lui Jack la o petrecere de la clasa a III-a.
Yemeğini bitir ki arkandan ağlamasın.Cască ochii la tocmeală, iar nu după ce te-nșeală.
Her gün akşam yemeğini saat altı civarında yiyoruz.Luăm micul-dejun și stăm de vorbă până la șase.
Düğün yemeğinin bütün masraflarını erkek tarafı çeker.Bărbatul trebuie să îi facă toate plăcerile femeii în ziua nunții.
O, akşam yemeğini yapıyor.El gătește cina.
İlk gelen verilerden bazıları köpeğin tedirgin olduğunu; ama yemeğini yediğini gösteriyordu.A korai adatok szerint a kutya kissé izgatott volt, de evett az ételéből.
Sam: Hiçbir zaman yemeğini bitirmiyorsun, öyle değil mi?(Nem igazán akarod megtenni, ugye?)
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.Illallisen jälkeen Jack ja Rose viettävät iltaa yhdessä kolmannen luokan juhlissa.
Yemeğini çabuk bitir.He aloittavat nopeasti ruokailun.
Henüz akşam yemeğini yedin mi?Oletko syönyt jo illallista?
Tom Mary'nin onun için yaptığı akşam yemeğini beğenmiş gibi yapması gerekip gerekmediğini merak ediyordu.Tom ihmetteli, pitäisikö hänen teeskennellä pitäneensä Maryn hänelle valmistamasta illallisesta.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Francis" για να πάρει το πρωινό του.
Tom bugün öğle yemeğini getirdi.Ο Τομ έφερε το μεσημεριανό του σήμερα.
Sam: Hiçbir zaman yemeğini bitirmiyorsun, öyle değil mi?Og den vil absolut aldrig stoppe, nogensinde, indtil du er død. – (Listen.
Ayrıca akşamki aile yemeğini beklemektedir.Udover selve konkurrencen afholdes også en festmiddag om aftenen.
Akşam yemeğini getirdim.Jeg bragte aftensmad.
Çin yemeğini severim.Jeg kan lide kinesisk mad.
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.Etter middagen blir Rose med Jack til tredje klasse.
Mangal yapmak, kendi yemeğini kendi pişirmek isteyenler için de olanaklar mevcut.Der kan du møte andre gjester og samtidig tilberede din egen mat.
Bir düğün pastası, akşam yemeğinin ardından düğün resepsiyonlarında servis edilen geleneksel kek veya pasta.Kue pernikahan adalah kue tradisional yang disajikan di resepsi pernikahan setelah makan malam.
Sam: Hiçbir zaman yemeğini bitirmiyorsun, öyle değil mi?Apakah Anda pernah tidak masuk kerja? 14.
Adama yemeğini servis etmesi sonrasında aşçı, yemeğe zehri karıştırdığını garsona söyler.Kemudian dia bertanya kepada sang juru masak, tadi daging apa.
İlk gelen verilerden bazıları köpeğin tedirgin olduğunu; ama yemeğini yediğini gösteriyordu.Telemetri awal menunjukkan bahwa Laika gelisah, tetapi ia tetap memakan makanannya.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Họ gộp việc ăn sáng và ăn trưa làm một.
Birinci sınıftaki akşam yemeğinin ardından Rose gizlice üçüncü sınıftaki bir partide Jack'e katılır.Trong bữa tối đêm hôm sau, Rose bí mật đi theo Jack tới một bữa tiệc ở khoang hạng ba.
Bir düğün pastası, akşam yemeğinin ardından düğün resepsiyonlarında servis edilen geleneksel kek veya pasta.Bánh cưới là loại bánh được phục vụ trong lễ cưới theo truyền thống theo sau bữa ăn tối.
Dünyanın her yerindeki Yahudiler yedi gün yedi gece yemeğini sukotlarda yer.Quận Tạo nghe theo, bèn lập đàn chay ở chùa Thiên Mụ trong 7 ngày 7 đêm.
(Sen) Yemeğini çabuk bitir.(早く寝なさい) (例)これ食べてみんさい。
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.朝食・昼食として食べる。
Her gün akşam yemeğini saat altı civarında yiyoruz.夕食は正確に6時に食べるようにした。
Akşam yemeğini yedikten ve geceyi orada geçirmek için izin aldıktan sonra Chiron, onlarla konuşmaya başlar.夕食と一夜の宿を許された後、シャロンは心を開くようになる。
Öğle yemeğini genellikle nerede yiyorsun?お昼いつもどこで食べてるの?
Yemeğini tamamlayan misafirler hediyesini bırakarak gider.人们将会在晚餐后开启自己的礼物。
Mangal yapmak, kendi yemeğini kendi pişirmek isteyenler için de olanaklar mevcut.也決心要擺脫心魔來做出屬於自己的料理。
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.주로 아침식사와 간식용으로 먹는다.
Yemeğini çabuk bitir.קשיי אכילה מוקדמים.
Sam: Hiçbir zaman yemeğini bitirmiyorsun, öyle değil mi?Няма ли да спреш някога?
Ayrıca akşamki aile yemeğini beklemektedir.Още една трагедия сполетява семейство Ланча.
Baharatlı Meksika yemeğini severim.Обичам пикантна мексиканска храна.
Tom akşam yemeğini yedi.Том вечеря.
Gerektiğinde kesip yemeğini pişiren gene kadınlardı.Po potrebi su bile organzirane i niže lige.
Öğle yemeğini az önce bitirdim.Upravo sam ručao.
Sam: Hiçbir zaman yemeğini bitirmiyorsun, öyle değil mi?Nikdar se ne kuha v mesni juhi.
İlgili Sayfalar