yemeğe ile cümle
yemeğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yemeğe ilk oturan ve başlayan kişi ailenin reisidir.Nejvýznamnější a první sociální skupinou, v níž se člověk adaptuje na život ve společnosti, je rodina.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Vyprávěl o dvou mužích, kteří spolu zažívali různé veselé příhody.
Yemeğe gidecek misin?Jí se k obědu.
Kargı yemek kültürü birçok sayıda yemeğe sahiptir.Velikost smeček závisí na tom, zda je dostatek potravy.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Od konce 50. let zde žil i s rodinou.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.În anii '50 ieșeam la băute cu iubitul lui.
Yemeğe gidecek misin?Driftwood: Ce vreți sa spuneți, cină?
Diyetleri çok çeşitlidir ve mevcut yemeğe göre değişir.Dieta lor este în mare parte variată și depinde de hrană.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.În palatul său, Don Giovanni ia masa.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Két mitylenéi egy különösen szemérmes örömlányról beszélget.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Az ötvenes években a fivérével muzsikált.
Tom buzdolabındaki yemekleri kendisi yemeğe başlar ve ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar.A Lehel Hűtőgépgyár jövője tulajdonképpen kettőjük együttműködésével innentől kezdve bontakozott ki.
(Yemeğe geç kalanlar için söylenir.)(Ma reggel későn keltem fel.)
Birgün onu evine yemeğe çağırır.Tom egyszer meghívja vacsoravendégül is.
Yemeğe gidecek misin?Elmentek hát ebédelni.
Diğerleri yemeğe üşüşürlerken onun anlattıklarını dinlemeye zor fırsat bulurlar.A partin mindenki elhűl, mikor meglátja.
Pazartesi günü işten sonra yemeğe gelmek ister misin?Volna kedved hétfőn munka után eljönni vacsorázni?
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.Illalliselle isän henki saapuu Don Juanin kuoleman airuena.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Hän jatkoi perheiden parissa työskentelyään 1950-luvun.
Bazı balıklar ise yemeğe konmadan önce pişirilmektedir.Kala on nyljettävä ennen keittämistä.
Yemeğe gidecek misin?Miten maistamme ruuan?
Yusuf onları yemeğe davet etti.Seuraavana päivänä Muhammad kutsui heidät uudelleen aterialle.
Joyce, Giles ve diğerlerini aynı akşam yemeğe davet eder.Zidler järjestää Satinelle ja herttualle illallisen samaksi illaksi.
(Yemeğe geç kalanlar için söylenir.)(Alkuteos Naked Lunch.)
Diyetleri çok çeşitlidir ve mevcut yemeğe göre değişir.Η δίαιτά τους έχει μεγάλη ποικιλία και εξαρτάται από το τι υπάρχει διαθέσιμο.
Bir gün arkadaşım beni yemeğe götürdü.Κάποια μέρα μια γυναίκα απ΄το χωριό δεν πήγε φαγητό στον Καλόγερο.
Bu yemeğe "taco" adını İspanyollar vermiştir. ^Εκεί η οικογένεια έλαβε το επώνυμο "Σπανομαρίας".
Iroh, özellikle yemeğe, iyi bir çaya, strateji oyunu Pai Sho'ya ve naif müziğe düşkündür.Iroh har en forkærlighd for mad, en god kop te og strategi spillet Pai Sho samt god musik.
Bir ay önceden her hane asker adayını yemeğe davet eder.På den måde er der hver aften mad til hele einherjehæren.
Bir gün arkadaşım beni yemeğe götürdü.En dag kom en af hans fars venner på besøg.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.Gjenferdet av pikens far ankom middagen som et forvarsel på Don Juans død.
Yusuf onları yemeğe davet etti.Jeppe setter seg til bords for å spise.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Hans samarbeid med henne fortsatte inn på 1950-tallet.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.De to opptrådte sammen på ulike arrangement for døve.
Birlikte yemeğe giderler ve flört ederler.De sitter sammen rundt bordet og spiser og prater.
Daha sonra onu yemeğe davet eder ve Roma'ya giderler.Etterpå forlater han Roma, og tilbake tilbake til USA.
Darcy, Elizabeth ve Gardinerleri kardeşi Georgiana’yla tanışması için yemeğe davet eder.Darcy introduserer så Elizabeth for sin søster Georgiana.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.Et måltid skulle helst innledes med frukt som ble ansett som lettfordøyelig, for eksempe epler.
Iroh, özellikle yemeğe, iyi bir çaya, strateji oyunu Pai Sho'ya ve naif müziğe düşkündür.Iroh terutama menyukai makanan, secangkir teh yang nikmat, permainan Pai Sho, dan bermain musik.
Darcy, Elizabeth ve Gardinerleri kardeşi Georgiana’yla tanışması için yemeğe davet eder.Mr. Darcy mengajak Elizabeth dan keluarga Gardiner untuk menemui adiknya.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.Sebuah hidangan makanan yang ideal diawali dengan buah yang mudah dicerna, misalnya apel.
Bir gün arkadaşım beni yemeğe götürdü.Salah satu teman sekerjanya suatu hari mengajaknya ke pesta yang diadakannya.
Yemeğe ve kadınlara düşkündür.Dia sangat senang uang dan perempuan.
Adama yemeğini servis etmesi sonrasında aşçı, yemeğe zehri karıştırdığını garsona söyler.Kemudian dia bertanya kepada sang juru masak, tadi daging apa.
Aptal bir sarışınla yemeğe çıkmaya karar veren Brian, kızın daha sonra bir "ahmak" olduğunu anlar.Brian memutuskan untuk pergi kencan dengan seorang perempuan yang cantik tetapi bodoh.
Yemeğe gidecek misin?Mereka duduk untuk makan.
Bir gün arkadaşım beni yemeğe götürdü.Một hôm Tú Xuất đi ngang quán ăn.
Anne: Hayır, sana söylüyorum, hayır. Tanımadığımız yabancı bir kızı bu eve yemeğe getiremezsin anladın mı?Ở đây, cậu tình cờ gặp một nữ tiếp viên hàng không từng quen trong một chuyến bay cách đây vài năm.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Hai người này thường xuyên đánh lẫn nhau để tranh đồ ăn.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.Cô là hiện thân cho tội lỗi của Dom về nguyên do thực sự cái chết của cô.
Bir gün arkadaşım beni yemeğe götürdü.ある日、友人の教授が、家の夕食に招いてくれた。
Yusuf onları yemeğe davet etti.洋子を食事に誘う。
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.1950年代にはボーイフレンドを伴った彼と飲みに行ったこともある。
Clegane gittiğinde Tywin, Arya Stark'ı (Maisie Williams) yemek yemeğe çağırır.グレガーが去った後、タイウィンは目の前で食事をするようアリア(メイジー・ウィリアムズ)に命じる。
Anne: Hayır, sana söylüyorum, hayır. Tanımadığımız yabancı bir kızı bu eve yemeğe getiremezsin anladın mı?この見知らぬ世界で思いがけない出逢いがあるとも知らずに…。
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.2人は奇妙な人物に出会い、奇抜な事件に巻き込まれてしまう。
Birgün onu evine yemeğe çağırır.トムが自宅へ夕食に招く。
Tom buzdolabındaki yemekleri kendisi yemeğe başlar ve ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar.食事は基本的に自炊派で、台所に冷蔵庫を2台設置している。
Yemeğe gidecek misin?ご飯にする?
Köye gelen imamları her ailenin sırayla yemeğe devet etmesi sonucu ortaya çıkmıştır(İmam nöbeti).「だから、あなたがたは行って、すべての民をわたしの弟子にしなさい。
İlgili Sayfalar