yemeğe ile cümle

yemeğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Aile fertleri aile reisi yemeğe başlamadan yemek yiyemezler .El padre de la criatura tampoco podrá comer en casa hasta que el niño no empiece a andar.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.Il pasto ideale iniziava con della frutta facilmente digeribile, come le mele.
Bir gün arkadaşım beni yemeğe götürdü.L'idea la ebbe un giorno mentre una persona mangiava il pranzo.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.La cerimonia è stata dedicata alla memoria di don Giuseppe Diana.
Tom buzdolabındaki yemekleri kendisi yemeğe başlar ve ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar.Sydney lo insegue, i due iniziano a lottare in una cella frigorifera.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.I due si separano e affrontano molte situazioni stravaganti.
Yemeğe gidecek misin?Приехал ради еды?
Clegane gittiğinde Tywin, Arya Stark'ı (Maisie Williams) yemek yemeğe çağırır.Когда Клиган уходит, Тайвин приглашает Арью (Мэйси Уильямс) поесть с ним.
Yusuf onları yemeğe davet etti.Марк пригласил его на трапезу.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.Застолье должно было начинаться с легко перевариваемых фруктов, например, яблок.
Bir gün arkadaşım beni yemeğe götürdü.Спустя время, друг пригласил Дика на ужин.
Minkowski’ini evde yemeğe davet etti tanışmaları için.Наталья Николаевна пригласила его бывать у неё в доме.
Birgün onu evine yemeğe çağırır.Он приглашает её на ужин к себе домой.
Lissa da onu akşama yemeğe davet eder, Xander da kabul eder.Его тоже приглашают вечером в гости, и Яша с радостью соглашается.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.فمن المثالي ان تبدأ الوجبة بتناول فاكهة سهلة الهضم مثل التفاح.
Bir gün arkadaşım beni yemeğe götürdü.وذات يوم خرج هذا التاجر في رحلة.
Bazı balıklar ise yemeğe konmadan önce pişirilmektedir.ويتم طهي بعض أنواع السمك قبل وضعه على السوشي.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.يجتمعون فقط عند مناقشة الأمور الهامة.
Yusuf onları yemeğe davet etti.وتدسه لكاكسو في الأكل.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.Uma refeição idealmente se iniciava com frutas facilmente digeríveis, como maçãs.
Yemeğe gidecek misin?Series em Cena.
Rose'un ısrarları üzerine Cal müteşekkir olduğunu göstermek için Jack'i ertesi akşam yemeğe davet eder.Por insistência de Rose, Cal convida Jack para jantar na noite seguinte.
Aptal bir sarışınla yemeğe çıkmaya karar veren Brian, kızın daha sonra bir "ahmak" olduğunu anlar.Ao decidir namorar uma bonita loira burra, Brian rapidamente descobre que sua namorada é "uma idiota."
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Ambos são clicados frequentemente juntos em almoços e encontros casuais.
Minkowski’ini evde yemeğe davet etti tanışmaları için.Mérida volta para casa para se juntar a sua família para o jantar.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.O fantasma do pai ali também chegara, como precursor da morte de Don Juan.
Birgün onu evine yemeğe çağırır.Ela costuma ficar para uma refeição na casa dele.
Yusuf onları yemeğe davet etti.Will convida Joanna para jantar.
Bir gün arkadaşım beni yemeğe götürdü.Um de seus subordinados o convida para um jantar.
15 Nisan 1931'de, Luciano, Masseria ve iki arkadaşını Coney Island'daki bir restoranda yemeğe davet etti.A 15 de Abril de 1931, Joe Masseria foi assassinado enquanto almoçava em um restaurante no Brooklyn.
İnsanlar yemeğe ihtiyaç duyarlar.O povo precisa de comida.
Yemeğe gidecek misin?Komde eten?
(Yemeğe geç kalanlar için söylenir.)Te laat zijn voor het eten (alles is op).
Aynı yemeğe Afganistan'da siri paya denir.In de Indonesische keuken wordt de frikadel perkedel genoemd.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Hij studeerde er in 1950 “met grote onderscheiding” af.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.Het verhaal is gebaseerd op de mythe van Don Juan.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Er zijn genoeg vreemde mensen bij elkaar om vreemde dingen te verwachten.
Akşam yemeğe misafir alacaklar.Ze krijgen vanavond gasten te eten.
Yemeğe gelebilir.Zij mag komen eten.
Yemeğe gelebilirdi.Zij mocht komen eten.
Bir gün arkadaşım beni yemeğe götürdü.Pewnego dnia kumpel zaprasza go do siebie na kolację.
Diyetleri çok çeşitlidir ve mevcut yemeğe göre değişir.Dietę mają bardzo zróżnicowaną, zależy ona od dostępności pożywienia.
(Yemeğe geç kalanlar için söylenir.)(Czy ty nie jesz ostatnio za dużo słodyczy...?)
Yemeğe gidecek misin?Na kolację.
Kaşığın ağza değen kısmının yemeğe değmemesine özen gösterilir.Istnieje przesąd, zgodnie z którym na tych schodach nie należy jeść.
Tom buzdolabındaki yemekleri kendisi yemeğe başlar ve ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar.Za każdym razem, gdy jest u Krawczyków, je z nimi obiad i zagląda do ich lodówki.
Ben hâlâ buradaki yemeğe alışkın değilim.Jeszcze nie przyzwyczaiłem się do tutejszego jedzenia.
Yemeğe gidecek misin?Nå't att äta.
42 - 46 adet olan keskin dişleri et koparıp yemeğe uygundur.De 42 till 46 tänderna är specialiserade på kött som föda.
Bir gün arkadaşım beni yemeğe götürdü.En dag kom en försäljare till arbetsplatsen.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.En måltid skulle helst inledas med frukt som ansågs lättsmält, exempelvis äpplen.
Tom buzdolabındaki yemekleri kendisi yemeğe başlar ve ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar.Nästa morgon får han se Roberts penis i kylskåpet och börjar då allvarligt tvivla på deras förhållande.
Diyetleri çok çeşitlidir ve mevcut yemeğe göre değişir.Dess diet varierar betydligt alltefter vad som för tillfället står till buds.
1950'lerde erkek arkadaşıyla birlikte yemeğe giderdik." demiştir.Från slutet av 1940-talet drev han tillsammans med sin hustru en restaurang.
Yemeğe gidecek misin?Чом не вечеряють?
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Обоє провели вечір, вигадуючи такі рядки.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.В ідеалі трапезу розпочинали із легкозасвоюваних фруктів, наприклад, яблук.
Iroh, özellikle yemeğe, iyi bir çaya, strateji oyunu Pai Sho'ya ve naif müziğe düşkündür.Айро особливо любить чай, гру Пай Шо і приємну музику.
Birlikte yemeğe giderler ve flört ederler.Повечерявши, колядують.
Bu yemeğe "taco" adını İspanyollar vermiştir. ^Ці рулони іспанці називали «сигаро».
İlgili Sayfalar