Ana içeriğe geç
Sözlük

yem ile cümle

yem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom her zaman yemeklerden sonra dişlerini fırçalayamaz.Tom isn't able to always brush his teeth after meals.
Tom yemek artıklarını bu gece tekrar yemeyeceğini umuyor.Tom hopes he won't be eating leftovers again tonight.
Tom akşam yemeği için bazı artan yemekleri ısıttı.Tom heated up some leftovers for dinner.
Tom öğle yemeğini zaten bitirdi.Tom has already finished his lunch.
Tom'un Mary ile bir öğle yemeği buluşması var.Tom has a lunch date with Mary.
Tom'un akşam yemeği için kuzu pirzola, patates ve mantar çorbası vardı.Tom had lamb chops, potatoes and mushroom soup for dinner.
Tom Mary'nin onunla birlikte akşam yemeği yemeği düşünebileceğini ummuştu.Tom had hoped that Mary might consider having dinner with him.
Tom yemek odası lambasını açtı.Tom flipped on the dining room light.
Tom sadece yemek istediğini yer.Tom eats only what he wants to eat.
Tom akşam yemeğinden sonra bir fincan kafeinsiz kahve içti.Tom drank a cup of decaf after dinner.
Tom insanların sigara içtiği yerde yemek yemeği sevmez.Tom doesn't like to eat where people are smoking.
Tom herhangi bir baharatlı yemeği sevmez.Tom doesn't like any kind of spicy food.
Tom'un canı yemek yemek istemiyor.Tom doesn't feel like eating.
Tom'un canı yemek pişirmek istemiyor.Tom doesn't feel like cooking.
Tom balık yemez.Tom doesn't eat fish.
Tom öğünler arasında yemek yemez.Tom doesn't eat between meals.
Tom yemek yemeği bitirir bitirmez bulaşıkları yıkar.Tom does the dishes as soon as he finishes eating.
Tom öğle yemeğine dokunmadı.Tom didn't touch his lunch.
Tom Mary'nin yemek pişirmeyi sevdiğini bilmiyordu.Tom didn't know that Mary liked to cook.
Tom istemeseydi onu yemek zorunda değildi.Tom didn't have to eat that if he didn't want to.
Tom öğle yemeği yemedi.Tom didn't have lunch.
Tom partide hiç dondurma yemedi.Tom didn't get to eat any ice cream at the party.
Tom öğle yemeğinden önce bulaşık yıkadı.Tom did the laundry before lunch.
Tom dün akşam yemeğinden sonra çok fazla kahve içtiği için uyuyamadı.Tom couldn't get to sleep because he had drunk too much coffee after supper.
Tom mutfakta pişen yemeğin kokusunu alabiliyordu.Tom could smell breakfast cooking in the kitchen.
Tom yemeğini güçlükle ödeyebildi.Tom could hardly afford to pay for his meal.
Tom bütün kendi yemeklerini pişirdi.Tom cooked all his own meals.
Tom öğle yemeği yediğimiz restoranı seçti.Tom chose the restaurant where we ate lunch.
Tom sabah kahvaltısı yemeden önce epostasını kontrol eder.Tom checks his email before he eats breakfast.
Tom kesinlikle yemek yapma hakkında çok şey bilir.Tom certainly knows a lot about cooking.
Tom çok iyi yemek pişirebilir.Tom can cook very well.
Tom Mary'yi akşam yemeğine çıkarmak istedi, fakat o hayır dedi.Tom asked Mary out to dinner, but she said no.
Eve döndüğümde Tom ve Mary zaten akşam yemeği yiyorlardı.Tom and Mary were already eating dinner when I got home.
Tom ve Mary öğle yemeklerini yerken boyanmamış bir piknik masasında oturdular.Tom and Mary sat at an unpainted picnic table eating their lunch.
Tom ve Mary akşam yemeği için buluştu.Tom and Mary met for dinner.
Doktor Tom'a daha dengeli bir diyet yemesi gerektiğini söyledi.The doctor told Tom he needed to eat a more balanced diet.
Tom'u bugün şehir merkezinde gördüğüme yemin edebilirdim.I could have sworn that I saw Tom downtown today.
Daha fazla yemelisiniz.You should eat more.
Akşam yemeğinin kaça mal olacağı kimsenin umurunda değil.Nobody cares how much the dinner is going to cost.
Senin yediğin şeyi yemeği denemeye istekliyim.I'm willing to try eating anything you eat.
Çin yemeğini sever misin?Do you like Chinese food?
Çin yemeklerini sever misin?Do you like Chinese food?
Kore yemeğini sever misin?Do you like Korean food?
Şimdi yemek yiyorum.I'm eating now.
Yemeğini bitirdin mi?Have you finished your meal?
O, kötü yemek yapar.She is terrible at cooking.
Ben her gün kabak yemekten gerçekten bıktım.I'm sick and tired of eating zucchinis every day.
Pirinç pilavı bir balık yemeği ile güzeldir.Rice is nice with a dish of fish.
Bugün hafif bir şey yemek istiyorum.Today I want to eat something light.
Tom'un et yemeyebileceği hiç aklımdan geçmedi.It never occurred to me that Tom might not eat meat.
Açım! Gidip bir akşam yemeği yiyelim lütfen !I'm hungry! Let's go and have dinner please!
Yemek çok kötü.The food is very bad.
Güzel yemek için müteşekkiriz.We are thankful for the good food.
Benim için yemek pişir.Cook for me.
Birisi yemek yiyor.Somebody is eating.
Ben evde yemek yerim.I eat in the house.
Et ve sebze yemek istiyorum.I want to eat meat and vegetables.
Birine yemek yedirdin.You made someone eat food.
Henüz yemek vakti değil.It's not dinnertime yet.
Onlara akşam yemeğinin nasıl olduğunu sordum ama hiç kimse bana cevap vermedi.I asked them how dinner was, but nobody answered me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod