Ana içeriğe geç
Sözlük

yem ile cümle

yem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Helen yeterince yemek yemiyor ve zayıflıyor.Helen does not eat enough and she is getting thin.
Ben bir vejetaryenim, eğer uygunsa et yemeği tercih etmem.I'm a vegetarian, so I'd rather not have meat, if that's okay.
Fransız yemeği yemek istiyorum.I want to eat French cuisine.
Blackie yemek yerken çok ses çıkarıyor.Blackie makes a lot of noise while he eats.
Bayan Brown Japon yemekleri yemeye alıştı.Miss Brown has gotten used to eating Japanese food.
Çatalların yemek için genel kullanımı milattan sonra onuncu yüzyılda başladı.The general use of forks for eating started in the tenth century A.D.
Vitamin açısından zengin bazı sebzeler yemelisin.You should eat some vegetables rich in vitamins.
Pizza yemek için şehir merkezine gidiyoruz.We are going downtown to eat pizza.
Hamburger ünlü bir Amerikan yemeği.The hamburger is a famous American dish.
Bana doyurucu bir yemek yiyebileceğim bir yer söyleyebilir misin?Could you tell me where I could go to get a square meal?
Bunu mükemmel bir akşam yemeği olarak telaffuz ediyorum.I pronounce this a perfect dinner.
Ekmek ve tereyağından başka bir şey yemedim.I ate nothing but bread and butter.
Yürüyüş günümüz için bir öğle yemeği getir.Bring a lunch for our day of hiking.
O, partiye gittiğinde, Sam doğruca yemek almaya gitti.When he got to the party, Sam made a bee line for the food.
Partiden arta kalan birçok yemek vardı.There was a lot of food left over from the party.
Bay Parker çubuklarla yemeyi denedi.Mr Parker tried eating with chopsticks.
Sarımsak yemeğin lezzetini artırmak için kullanılır.Garlic is used to improve the taste of food.
Havuç hariç, onun yemeyeceği hiçbir şey yok.Except for carrots, there is nothing he won't eat.
Ne müthiş bir akşam yemeği!What a splendid dinner!
Doğru, yemek pişirme hakkında çok şey biliyor, ama iyi bir ahçı değil.It's true that she knows a lot about cooking, but she isn't a good cook.
Neden her gün öğle yemeği yemiyorsun?Why do you skip lunch every day?
Bıçakla yemek kabalıktır.It is bad manners to eat with a knife.
Ne yemek zorunda kaldın?What did you have to eat?
Tracy daha önce yemek çubuklarını hiç kullanmamıştı.Tracy had never used chopsticks before then.
Tom, akşam yemeğine geç kalmıştı.Tom was late for dinner.
Tom işine o kadar daldı ki yemek yemeği unuttu.Tom got so absorbed in his work that he forgot to eat.
Tom dün akşam akşam yemeği yemedi.Tom didn't have dinner last night.
Tom, akşam yemeği için ne yemek istersin?Tom, what would you like to have for dinner?
Tony akşam yemeğinden sonra çalışır mı?Does Tony study after dinner?
Tony akşam yemeğinden sonra çalışır.Tony studies after dinner.
Hava o kadar sıcaktı ki onun canı dondurma yemek istedi.It was so hot that she felt like eating ice cream.
Nereye yemek yiyeceğiz.Where will we eat?
Öğle yemeği yemek için iyi bir yer biliyor musunuz?Do you know a good place to have lunch?
Ara sıra sıcak ve baharatlı yemek yemeyi seviyorum.Every now and then I like to have hot and spicy food.
Çadırlarımız yerine dışarıda yemek yiyelim.Let's eat outside instead of in our tents.
Tatlı olarak hangi meyveyi yemek istersiniz?What fruit would you like to have for dessert?
Tina kısa sürede Japon yemeklerine alıştı.Tina soon got used to Japanese food.
Akşam yemeği için aşağı kata inelim.Let's go downstairs for dinner.
Akşam yemeği saat kaçta servis ediliyor?What time is dinner served?
Akşam yemeği hazır.Dinner is ready.
Akşam yemeğinden sonra, sahilde yürürüm.After dinner, I walk on the beach.
Akşam yemeği için balık yemeğe ne dersin?What about having fish for dinner?
Akşam yemeği için sık sık balık yer misin?Do you often have fish for dinner?
Aşağı gel, Dick. Akşam yemeği zamanı.Come down, Dick. It is time for dinner.
Dean, yemeği gerçekten bir kenara bırakabilir.Dean can really put away the food.
Tırnaklarını yeme alışkanlığından kurtulmalısın.You must get rid of the habit of biting your nails.
Öğle yemeğini az önce bitirdim.I've just finished lunch.
Gitmeden önce bir şey yemelisin.You should eat something before you go.
Bir değişiklik olsun diye neden benimle akşam yemeğine çıkmıyorsun?Why don't you dine out with me for a change?
Değişiklik olsun diye dışarıda yemeğe ne dersin?How about dining out for a change?
Bunu sevmesen bile, yemelisin.Even though you don't like this, you must eat it.
Çok miktarda yemek artığı içeride kaldı.Lots of leftovers remained inside.
Tay yemeklerine ne dersin?How about Thai food?
Bir süre sorunlarını unut ve bizimle akşam yemeği yemeye gel.Forget your troubles for a while and come and have dinner with us.
Çok yemek anormaldir.It is abnormal to eat so much.
O kadar çok yemeyin. Şişmanlarsınız.Don't eat so much. You'll get fat.
O kadar çok yeme. Şişmanlayacaksın.Don't eat so much. You'll get fat.
Domuz gibi yemek yemeyin.Don't eat like a pig.
Yaklaşık akşam yemeği zamanı.It's about time for dinner.
Onun doğru olduğuna yemin etsem bile bana inanmazlar.They won't believe me even if I swear it is true.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yem ile cümle - Sayfa 3 - yem kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App