Ana içeriğe geç
Sözlük

yem ile cümle

yem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Oh, bu çocuk akşam yemeği yemeden uyumaya gitti.Oh, that kid went to sleep without eating supper.
Dondurma yemek beni her zaman mutlu bir ruh hali içine koyar.Eating ice cream always puts me in a happy mood.
Çubukla Japon yemeği yemekte iyi değilim.I'm not good at eating Japanese food with chopsticks.
Hiç böyle güzel bir yemek yemedim.I've never eaten such a good meal.
Babam yarın sabah bana lezzetli bir yemek pişirecek.My father will cook me a delicious meal tomorrow morning.
Daha fazla meyve yemeliydin.You should have eaten more fruit.
Yemek isteyen başka biri var mı?Is there anyone else who wants to eat?
Vaov! onun yemek yiyişine bak!Wow! Look at him eat!
Karides yemek istiyor musun?Do you want to eat prawns?
Yemek tarifi dört olgun domates gerektirir.The recipe calls for four ripe tomatoes.
Bir yemek sıcak olmadan baharatlı olabilir.A dish can be spicy without being hot.
Yemek yemek bir sanattır.Eating is an art.
Bir grup insan bana orada yemek yemememi söyledi.A bunch of people told me not to eat there.
Bir doktor bana yumurtalar yemenin benim için kötü olduğunu söyledi.A doctor told me that eating eggs was bad for me.
Onun hepsini yemeği ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about eating all that?
Yemeğimizi yerken, o gün ne yaptığımızdan bahsettik.As we ate our meal, we talked about what we had done that day.
Tırnaklarını yemek kötü bir alışkanlıktır.Biting your fingernails is a bad habit.
Sadece sebzeler yemek zayıflamana yardımcı olabilir mi?Can eating just vegetables help you lose weight?
Burada öğle yemeğimi yiyebilir miyim?Can I eat my lunch here?
Bu restoranda ilk yemek yediğin zamanı hatırlıyor musun?Can you remember the first time you ate at this restaurant?
Akşam yemeği şimdiye kadar muhtemelen hazırdır.Dinner is probably ready by now.
Canın yemek istiyor mu?Do you feel like eating?
Yemek pişirmeyi sever misiniz?Do you like cooking?
Genetiği değiştirilmiş gıda yemenin tehlikeli olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think it's dangerous to eat genetically modified food?
Her gün kahvaltı yemenin önemli olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think that eating breakfast every day is important?
Ailenizle birlikte yemek yemenin önemli olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think that eating with your family is important?
Chuck'ın Lokantasında yemek için plan yapmayın. O kapalı.Don't plan to eat at Chuck's Diner. It's closed.
Üç haftadır, o hiçbir şey yemedi.For three weeks, he ate nothing at all.
Siz ikiniz daha önce yemek yediniz mi?Have both of you already eaten?
Yemek yedin mi?Have you eaten?
Akşam yemeğini benimle yemeyi düşündün mü?Have you given any thought to having dinner with me?
İşte yemekten kaçınman gereken şeylerin bir listesi.Here is a list of things you should avoid eating.
Akşam yemeğinden hemen önce şekerleme yememeni sana kaç kez söylemek zorundayım.How many times do I have to tell you not to eat candy just before dinner?
Burada kaç kez yemek yediğini düşünüyorsun?How many times do you think you've eaten here?
Yüzlerce asker kamp ateşlerinin etrafında sessizce yemek yediler.Hundreds of soldiers ate in silence around their campfires.
Niçin orada yemek istemediğini anlayabiliyorum.I can understand why you don't want to eat there.
Yememiz için bir şey yapmağı tamamen unuttum.I completely forgot to make something for us to eat.
Dün akşam akşam yemeği yemedim.I didn't eat dinner last night.
Dün akşam yemek yemedim.I didn't eat dinner last night.
Onun bana servis ettiği her şeyi yemedim.I didn't eat everything that she served me.
Yemek için tamam olmadığını söylemedim.I didn't say it wasn't OK to eat.
Ben tavuk derisi yemem.I don't eat chicken skin.
Senin öğle yemeğini yiyen o şişman çocuğu sevmiyorum.I don't like that fat kid who ate your lunch.
Her gün Çin yemeği yememin bir sakıncası olduğunu sanmıyorum.I don't think I'd mind eating Chinese food every day.
Ben genellikle kırmızı et yemem.I don't usually eat red meat.
Burada yemek istemiyorum.I don't want to eat here.
Öğünler arasında yemek yemeni istemiyorum.I don't want you eating between meals.
Ben her gün öğleyin öğle yemeği yerim.I eat lunch every day at noon.
Japon yemeği yiyerek büyüdüm.I grew up eating Japanese food.
Partiye gitmeden önce zaten yemeğimi yemiştim.I had already eaten before I arrived at the party.
Ben çeşitli vesilelerle Chuck's Diner'da yemek yedim.I have eaten at Chuck's Diner on several occasions.
Onların bana servis ettiklerini yemekten başka seçeneğim yok.I have no choice but to eat what they serve me.
Herhangi bir İngiliz yemeğini yemeğe ilgim yok.I have no interest whatsoever in eating English food.
Son petrol sızıntısından beri hiç deniz ürünü yemedim.I have not eaten any seafood since the recent oil spill.
Fransa'dan ayrıldığımdan beri Fransız yemeği yemedim.I haven't eaten French food since I left France.
Bir kadının öğle yemeğini yediği için bir adamı bıçakladığını duydum.I heard that a woman stabbed a man for eating her lunch.
Dün gece akşam yemeği için biftek yediğini duydum.I heard that you ate steak for dinner last night.
Ben et yemeyen epeyce insan tanıyorum.I know quite a few people who don't eat meat.
İtalyan yemeğini severim.I love Italian food.
Bütün hayatı boyunca restoranda hiç yemek yemediğini söyleyen bir adamla tanıştım.I met an old man who says that he's never eaten at a restaurant in his whole life.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod