Ana içeriğe geç
Sözlük

yem ile cümle

yem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, bütün öğleden sonrayı yemek pişirerek geçirdi.She spent all afternoon cooking.
Onun canı öğle yemeği yemek istemiyordu.She was not in the mood for lunch.
Onun canı öğle yemeği yemek istemedi.She didn't feel like eating lunch.
Çoğu zaman olduğu gibi, o bir gazete okurken yemek yer.As is often the case, he eats while reading a newspaper.
Babam gazeteyi genelde yemek esnasında okur.My father often reads the newspaper during meals.
Biz yemek yerken sessiz olun.Be quiet while we are eating.
Yemekler sırasında terbiyeni takınmanı istiyorum.We want you to behave yourself during meals.
Herkes bu restoranda yemeğin hem lezzetli hem de ucuz olduğunu söylüyor.Everyone says the food in this restaurant is both delicious and inexpensive.
Öğle yemeği yedikten sonra gittiler.They left after they finished lunch.
Saat 1.00'de öğle yemeği yiyeceğiz. Başka bir deyişle, 10 dakika içinde.We're going to lunch at 1 o'clock. In other words, in 10 minutes.
Okul öğle yemekleri iğrençtir!School lunches are disgusting!
Kore yemeklerini severim.I love Korean food.
Öğle yemeği yapıyor olmalıyım.I should be making lunch.
Ne yemek istersiniz?What would you like to eat?
Önce yemek yiyeceğiz ve sonra gideceğiz.First we'll eat, and then we'll go.
Ne çeşit yemek yedin?What kind of meal did you eat?
Bugün öğle yemeği için ne yedin?What did you eat for lunch today?
Öğle yemeği yiyelim!Let's do lunch!
Babam bana lezzetli bir öğle yemeği yaptı.My father made me a delicious lunch.
Hiçbir şeyin senin yaptığın yemek kadar tadı güzel değil.Nothing tastes as good as the food that you make.
Biz onu bitirdikten sonra, öğle yemeği yedik.After we had finished that, we ate lunch.
Karpuz yemekten hoşlanırım.I like to eat watermelon.
Yemek yemek ister misin?Would you like to eat?
Doğruyu söylemek gerekirse bu sabahtan beri bir şey yemedim.As a matter of fact, I haven't eaten anything since this morning.
Sabah kahvaltısı için bir şey yemediğimden dolayı şimdi çok açım.Since I didn't eat anything for breakfast, I'm very hungry now.
Kore yemekleri genellikle sıcaktır.Korean food is generally very hot.
Karım şimdi yemek pişiriyor.My wife is cooking right now.
Bizi akşam yemeğine davet ettiğiniz için teşekkürler.Thank you for inviting us to dinner.
İştah yemek ile geliyor, ancak susuzluk içme ile gidiyor.Appetite comes with eating, but the thirst goes away with drinking.
Her kişi için farklı bir yemek yapmak zorunda değilsin.You don't have to make a different dish for every person.
Ne kadar iyi yemek pişirdiği hakkında övünür.She brags about how well she can cook.
Bugün öğle yemeğinde ne yedin?What did you have for lunch today?
Lütfen yemekten önce ellerinizi uygun biçimde yıkayın.Please wash your hands properly before eating.
İtalya'da yemekler harikaydı.The food was great in Italy.
Japonlar günde üç kez yemek yerler.Japanese eat three meals a day.
Sıcak çorba yemeyi severim.I enjoy eating hot soup.
Sen yemeyi sevmez miydin?Wouldn't you like to eat?
Biz sadece Uygur yemeği yaparız.We only make Uighur food.
Lütfen akşam yemeği için beni dışarı götür!Please take me out for dinner!
Amerika'da hazır yemek tüketimi 1977-1995 yılları arası üç katına çıktı.In America, the consumption of fast-food has tripled between 1977 and 1995.
Ne tür yemek yiyorsunuz?What kind of food do you have?
Mary annesinin yemek pişirmesine yardımcı oldu.Mary helped her mother cook.
Yemek henüz hazır değil.The food's not ready yet.
Dün akşam yemeği nasıl geçti?How did dinner go yesterday?
Bizim yemeğimiz ucuz.Our food is cheap.
İşte sık sık yemek yediğim restoran.Here's a restaurant I often eat at.
O burada zaman zaman öğle yemeği yer.She eats lunch here from time to time.
Bu temiz olmayabilir ama onu yemekten hasta olmayacaksın.It may not be clean, but you won't get sick from eating it.
Ben çabucak öğle yemeği yedim.I quickly ate lunch.
Acele ile öğle yemeği yedim.I ate lunch in a hurry.
Şimdi, öğlen yemeği zamanı.It's lunch time.
Öğle yemeği zamanı.It's lunch time.
Öğle yemeği yeme zamanı.It's time to eat lunch.
Akşam yemeği ne zaman servis ediliyor?At what time is dinner served?
Çünkü onlar akşam yemeği yiyorlar.Because they're eating dinner.
Yemeği beğendin mi?Did you like the meal?
O yemek pişirmeyi sever.He likes to cook.
Onu yemek zorunda değilsin.It's OK not to eat it.
Onu yemek zorunda değilsiniz.You don't have to eat it.
Yemek zorunda değilsiniz.You don't have to eat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod