Ana içeriğe geç
Sözlük

yem ile cümle

yem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onu en sevdiği yemekle teselli ettim.I consoled him with his favorite food.
Akşam yemeğine davetini reddettim.I declined his invitation to dinner.
Onun yemek kitabının güncelleştirilmiş sürümünü tercih ederim.I prefer the updated version of his cookbook.
Onun tarafından akşam yemeğine davet edildim.I was invited to dinner by her.
Genellikle akşam yemeğinden önce televizyon izlerim.I usually watch television before supper.
Akşam yemeğinden sonra annemin bulaşıkları yıkamasına yardım edeceğim.I'll help my mother wash the dishes after supper.
Annem kadar iyi yemek pişiremem.I cannot cook as well as my mother does.
Arkadaşlarımı akşam yemeğine davet ettim.I invited my friends to dinner.
Jane'i akşam yemeğine davet ettim.I invited Jane to dinner.
Akşam yemeğine davet edildim.I was invited to dinner.
Akşam yemeğinden sonra İngilizce çalışırım.I study English after dinner.
Akşam yemeğinden önce gitar çalarım.I play the guitar before dinner.
Akşam yemeğinden önce işi yapmayı bitirdim.I finished doing the work before supper.
Akşam yemeğinden sonra iki saat İngilizce çalıştım.I studied English for two hours after dinner.
Akşam yemeğinden sonra televizyon izlerim.I watch television after supper.
Akşam yemeğinden sonra gitar çalarım.I play the guitar after dinner.
Ben akşam yemeğinden sonra piyano çalarım.I play the piano after supper.
Akşam yemeğinden sonra ev ödevimi yaptım.After dinner, I did my homework.
Akşam yemeğinden sonra radyo dinlerim.I listen to the radio after dinner.
Akşam yemeğinden önce yürümeye özen gösteririm.I make a point of taking a walk before supper.
Akşam yemeğinden önce çalıştım.I studied before supper.
Akşam yemeğini yedi çeyrekte yiyorum.I have my supper at a quarter past seven.
Ben yabancı yemekten hoşlanmam.I don't care for foreign food.
Anne babam eve gelene kadar yemek yemekten kaçındım.I refused to eat until my parents came home.
Yemek pişirmeye çok fazla ilgim yok.I don't have much interest in cooking.
Benim için akşam yemeğini bekletmeyin.Don't wait dinner for me.
Beni akşam yemeğine davet etmeniz büyük incelik.It is very kind of you to invite me to dinner.
Akşam yemeğinden sonra şogi oynamak bizim için iyi bir düşünce.It is a good idea for us to play shogi after dinner.
Bizimle yemek ister misiniz?Would you like to eat with us?
Akşam yemeği için bize katılmaz mısın?Won't you join us for dinner?
Öğle yemeğini bitirdik.We have finished lunch.
Biz akşam yemeğini yedide yeriz.We have dinner at seven.
O mağazadan bir kamera, bir saat ve bazı yemek takımları satın aldık.We bought a camera, a clock and some dishes in that store.
Eve vardıktan sonra öğle yemeği yiyeceğiz.We'll eat lunch after we get home.
Biz sade yemek yemeğe alışkınız.We are used to eating plain food.
Akşam yemeği yemek için neredeyse zamanımız yoktu.We hardly had time to eat our dinner.
Biz öğleyin öğle yemeği yedik.We had lunch at noon.
Kural olarak, günde üç öğün yemeğimiz var.As a rule, we have three meals a day.
Yemekli davete on misafir alıyoruz.We are having ten guests at the dinner party.
Biz her akşam 6:00'da akşam yemeğini yeriz.We have supper at six every evening.
Biz akşam yemeğine davet edildik.We are invited to dinner.
Biz akşam yemeğinden sonra şarkı söyledik, dansettik ve sohbet ettik.We sang, danced and chatted after dinner.
Yumurta yemekleri pişirdik.We cooked egg dishes.
Dişçi şekerleme yemeni istemiyor.The dentist doesn't want you to eat sweets.
O kadar az zamanım vardı ki öğle yemeğini aceleyle yemek zorunda kaldım.I had so little time that I had to eat lunch in a hurry.
Onun canı bazen Japon tarzı yemek yemek istiyor.He sometimes feels like eating Japanese-style food.
Tüm yardımlarına teşekkür etmek amacıyla sana öğle yemeği ısmarlamak istiyorum.I'd like to treat you to lunch to thank you for all your help.
Bana yardım edersen seni akşam yemeğine davet ederim.I'll treat you to dinner if you help me.
Canım suşi yemek istemiyor.I don't feel like eating sushi.
Hafta sonunda çok yemek yedim.I pigged out over the weekend.
Hafta sonunda bizimle akşam yemeği yemek ister misin?Would you like to have supper with us on the weekend?
Saat ona kadar akşam yemeğini hazırlayabilirim.I can have dinner ready by 10 o'clock.
Gitmeden önce yemek yemeği istiyorsun.You want to eat before you go.
Sana sunulanı yemek zorundasın.You must eat what you are served.
Sıcak bir iklimde insanların köri gibi sıcak şeyler yemesi garip.It is strange that people in hot climate eat hot things like curry.
Yardımı karşılığında onu akşam yemeğine çıkardım.I took him out to dinner in return for his help.
Eğer yemek istediğin bir şey varsa bana söylemeye çekinme.Don't hesitate to tell me if there is anything you would like to eat.
Patronum beni akşam yemeğine davet etti.My boss invited me to dinner.
Bitkiler yemek yaparken oksijen çıkarır.Plants give off oxygen as they make food.
Açgözlü küçük çocuk tüm yemeği yedi.The greedy little child ate all the food.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod