Asıl faaliyet alanı voleybol olan kulüp, ayrıca yelken ve briç dallarında da faaliyet gösteriyor.Klub sportowy głównego oddziału jest siatkówka, ale jest również aktywny w żeglarstwo i most.
Tesis Fenerbahçe'nin boks,yelken gibi takımlarına hizmet vermektedir.Czołówka Vespa Pany Powiem Ci Tańcz!
"Yelkenli Gemilerin Tarihi".Rejestry Statków Morskich.
Yamaç paraşütü, yelken kanata göre daha ucuz temin edilebilir ve eğitimi daha kolaydır.Szacowano, że latarnia morska byłaby tańsza niż statek i pomysł szybko zaakceptowano.
Görünmeyen tayfalar yelkenleri sararlar.Ze Sliemy wypływają statki wycieczkowe.
Zaten kısa süre sonra Byzantion'a yelken açmışlardır.Mieli oni przybyć do Bizancjum niedługo później.
Bu rüzgar sayesinde her iki gemi de yelken açıp barınak limandan ayrılır.Jednakże zrywa się wiatr, który sprawia, że oboje lądują w morzu.
Fotoğraflarda dört yelkeninin bulunduğu görülmektedir.Badacze uważają, że zostały wybudowane cztery takie statki.
Yelken alanı bakımından orta boydaki laser sınıfıdır.Han är fortfarande aktiv seglare i Laserklassen.
Kullanılan yelkenler Yeldeğirmeni yelkeninin bir benzeridir.Trängfartyg är en typ av örlogsfartyg.
Küçükyalı Yelken Spor Kulübü yer almaktadır.При яхт-клубі працює дитяча спортивна секція вітрильного спорту.
En hızlı yelken seyiridir.Найшвидший стиль плавання.
İlk yelkenin malzemesi papirüstür.Перша сторона платівки.
Uluslararası Yelken Federasyonu tarafından da tanınmaktadır.Також відомі морські НГП.
Bu rüzgar sayesinde her iki gemi de yelken açıp barınak limandan ayrılır.Тим часом буря кінчається і обидва кораблі разом продовжують своє плавання.
Her iki oğlu da birer yelken eğitmeni olarak yetişti.Обидва з дітей стали вченими.
Kent, günümüzde yelken sporunda önemli atılımlara sahiptir.У Глухові щорічно проходять змагання з судномодельного спорту.
İlçede ayrıca bir yelken kulübü vardır.Також тут розташований яхт-клуб.
Üçüncü HMS Lizard, 1673 yılında kullanılmış, 4 silahlı bir küçük yelkenlidir.HMS Hunter (1673) — 4-гарматний шлюп, збудований у 1673 році, проданий у 1683 році.
Atılan oklarla Barak Reis'in gemisinin önce yelkenleri tutuştu.Від випущених стріл першими загорілися вітрила корабля Барака Рейса.
Görenlerin dediğine göre geminin ana yelken direğini ok gibi gökyüzüne atan bir infilak yaşandı.За словами тих, хто це бачив, стався вибух, який відкинув грот-щоглу корабля в небо, як стрілу.
En hızlı yelken seyiridir.Nejsnáze pozorovatelné jsou mořské slapy.
Venedik donanmasının yelkenli gemileri ise hareketsiz kaldı.Benátské loďstvo muselo jen nečině přihlížet.
Ülkesine dönmek için uzun yolu seçerek bir yelkenliyle Büyük Okyanus'a açıldı, Tahiti'de birkaç ay geçirdi.Doprovázela svého manžela na několika cestách do jižních moří, na Havaj se přitom také alespoň jednou vrátila.
Ortadaki büyük gemi yelkenlerini toplamaya başlamıştır.Za jeho panování se první lodě Númenorejců doplavily do Středozemě.
Yelken alanı 4.7 m² olan Laser 4.7, optimist sınıfından sonra başlangıç için laserın en uygun sınıfıdır.Laser 4.7 je one-designe loď třídy Laser. Všechny lodě Laser jsou stavěny se stejnými vlastnostmi.
O günden bu yana olimpiyatlarda yer alan bir yelkenli tekne modelidir.Pro nasazení na olympijských hrách plavidlo bylo modernizováno.
Pytheas'a göre Thule, İngiltere'ye 6 günlük yelken mesafesinde bir adaydı.O ní tvrdí: Thúlé je vzdálena šest dní plavby od Británie.
Yelken yarışları ve uluslararası müsabakalar Uluslararası Yelken Federasyonu tarafından düzenlenmektedir.Oficiální soutěžní pravidla pro lodní modely upravuje mezinárodní organizace NAVIGA.
Flok, yelkenli teknenin rüzgar üstüne doğru seyrini kolaylaştırır.Tito lidé mu pomohou udržet na ztroskotaném měsíčním plavidle optimistickou náladu.
Kulübün yedi adet yelkenlisi mevcuttu.Příběhy sedmi moří.
Değirmenin 1909 yılında üzerinde bulunan yelkenleri 1949 yılında artık bulunmuyordu.Živou rostlinu však nikdo od roku 1909 neviděl.
Batıya, Ölümsüz Diyarlara doğru yelken açtı.Odtud vádí směřuje k západu hlubokým zalesněným údolím.
Değirmenin dört yelkeni bulunuyordu.Měly čtyři lodní šrouby.
İzlanda'dan sürülünce Grönland' a yelken açmış ve oraya yerleşmişti.După ce a fost alungat din Islanda, a navigat spre Groenlanda unde s-a și stabilit.
Bu gemiler de Faleron'a yelken açmıştır.Apele s-au năpustit asupra firavei ambarcațiuni, scufundând-o.
Roma Filosu gece ay ışığı altında Lilybaem'dan kuzeye yelken açtı.Flota a plecat la nord de Lilybaeum într-o noapte fără lună.
Onun önerisi sonrasında kaptan daha da güneye, antarktik bölgelere doğru yelken açar.La îndemnul său, căpitanul este de acord să navigheze mai la sud spre regiunile antarctice neexplorate.
Yelken Karşılaşmalarındaki Resmî SonuçlarImagini istorice de pe vapor
En hızlı yelken seyiridir.Este cel mai puternic curent maritim din lume.
Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır.Cea mai simplă cale de evitare a problemei este supraîncălzirea aburului.
Kullanılan yelkenler Yeldeğirmeni yelkeninin bir benzeridir.Traversarea vaselor noastre este o asemenea operație.
Uluslararası Yelken Federasyonu tarafından da tanınmaktadır.Flota Internațională a decis.
Donanma daha sonra Attika yönünde yelken açtı.A flotta továbbhajózott Athén felé.
Spinosaurusun yelkeni sırt omurlarından büyüyen oldukça uzun sinirsel dikenlerden oluşur.A Spinosaurus vitorláját nagyon magas hátcsigolyanyúlványok alkották.
Diğer hobileri arasında yelken yarışları, yüzme, koleksiyonculuk ve fotoğrafçılıktır.Hobbija az utazás, az úszás és a bélyeggyűjtés.
Sivri üçgen latin yelken kullanılırdı.Szerkezete háromhajós latin kereszt.
Aage Birch (23 Eylül 1926 - 13 Şubat 2017), Danimarkalı yelkenci.Aage Birch (Søllerød, 1926. szeptember 23. – 2017. február 13.) olimpiai ezüstérmes dán vitorlázó.
İhtiyaçları olan her şeyi henüz tam olarak denizin dibine gitmemiş olan yelkenliden getirirler.Innen csak a dagály mentette ki őket, de csak úgy, hogy minden nélkülözhetőt a tengerbe vetettek a hajókról.
Robert hemen Aulon'dan ayrılıp, içinde küçük bir garnizon bulunduran Korfu'ya yelken açıp, orayı ele geçirdi.Robert elhagyta Avalonát és Korfura hajózott, ahol a kis létszámú helyőrség megadta magát.
Shōhei Maru (昇平丸) (1854, Satsuma-han) - Japonya'nın ilk post-seclusion Batı tarzı yelkenli savaş gemisi.Sóhei Maru (1854) – Japán első bezárkózás utáni, nyugati mintájú vitorlás hadihajója (まる - maru, azaz „hajó”).
İsmi Yelken Otel olarak da geçmektedir.A szálló bárját is róla nevezték el.
Değirmenin dört yelkeni bulunuyordu.A hajónak négy árbóca volt.
Yelkenli okul gemisinde denizcilik bilgileri sistemli bir yöntemle uygulamalı olarak öğretiliyor.A Tengertechnológiai Iskola a tengerészettel kapcsolatos eszközökkel, hajókkal ismerteti meg a diákokat.
Türkiye Yelken Federasyonu.Orosz Szövetségi Űrügynökség.
"Yelkenli Gemilerin Tarihi".A magyar hajózás története.
Bu güçlü anlayışla DXN yıllar boyunca sürekli bir büyümeye doğru yelken açmıştır.Termékeit 100 országban, több mint 5 millió törzsvásárló és környezete fogyasztja nap, mint nap.
Nossa Senhora da Ajuda adındaki yelkenli ile 15 Ocak 1515 tarihinde Goa'dan yola çıktılar.Sarvikuono purjehti Nossa Senhora da Ajuda -laivalla, joka lähti Goasta tammikuussa 1515.
O günden bu yana olimpiyatlarda yer alan bir yelkenli tekne modelidir.Purjeveneluokat olympialaisissa ovat aikojen kuluessa muuttuneet.
İsmi Yelken Otel olarak da geçmektedir.Hän nimesi laivansa Sontiaiseksi.