(Türkçe: Yel Ana) Szél-Atya: (Zel Atya okunur) Rüzgar ve Yağmur Tanrısı.Qun (Kon) war Gott des Regens und des Südwindes.
En sevdiği şey atların yelesini örmektir.Sein Lieblingsmotiv waren Pferde.
Roma Filosu gece ay ışığı altında Lilybaem'dan kuzeye yelken açtı.Die Flotte segelte in mondloser Nacht von Lilybaeum nach Norden.
Genelde sırtında demirden yapılmış dev bir yelpaze taşır.Oft zeigt sich eine rautenförmige helle Zeichnung am Hinterleib.
Bugün yelken hem hobi hem de spor olarak pek çok kişi tarafından benimsenmektedir.Das Segeln selbst wird heute nur noch als Hobby und Sport betrieben.
Bu yelkenli ile Guam halkının özgürlüğü, cesareti ve korkusuzca denizlere açılmaları simgelenmektedir.Dies symbolisiert die Freiheit und den Mut der damaligen Bewohner, furchtlos über das Meer zu fahren.
Yeltsin ise % 53 oyla tekrar başkan seçilmiştir.Bei den Kandidaten des ZK wurden 53 % neu gewählt.
Yello, Dieter Meier ve Boris Blank'dan oluşan İsviçreli müzik grubu.Yello ist ein Schweizer Musiker-Duo (Dieter Meier und Boris Blank).
Ancak yardımcı olması için yelken donanımına da sahiptir.Und so entwenden sie auch sein Segelboot.
Vücutlarında ekstra kıl oluşumları (sakal, yele) bulunur.Diese sind in ihrem körpernahen Abschnitt ungegliedert.
Yelbin adı da verilir.Xhamia e Sahatit) genannt.
1968 yapımı sinema filmi Yellow Submarine 'in yardımcı senaristi oldu.Das Stück fand 1968 Verwendung im Zeichentrickfilm Yellow Submarine.
Grubun değişken kadrosunda DJ Yella, Dr. Dre, Shakespeare ve Cli-N-Tel yer almaktaydı.Mitglieder waren Yella, Dr. Dre, Cli-N-Tel und Michel’le.
Wonder where the yellow went reklamın sloganıydı.Es war der Höhepunkt der Yellow Press.
Film ABD'de "The Beatles' Yellow Submarine" adı ile gösterilmişti.Ihr Name ist eine Anspielung auf das Lied Yellow Submarine der Beatles.
Yellow Claw, Hollandalı DJ ikilisidir.Yellow Claw ist ein niederländisches DJ-Team aus Amsterdam.
Ancak bu teklif Yeliz’i çılgına çevirir.Dies wiederum trieb Yuno in den Wahnsinn.
Baudouin karısı Marie bu olaydan habersiz Akra'ya yelken açmıştı.Balduins Ehefrau Marie war, in Unkenntnis der Ereignisse, ins Heilige Land nach Akkon gesegelt.
Yeleli kurtlar yaşam tarzlarıyla diğer yaban köpeklerinden önemli ölçüde ayrılırlar.Von anderen großen Wildhunden weichen Mähnenwölfe in der Lebensweise beträchtlich ab.
Yelken yönleri ve geminin gidiş açısı doğru gözükmüyordu.Kurs und Ladung des Schiffes blieben unklar.
Sekiz yerleşimden oluşan bölgenin yönetim merkezi Behchoko ile Yellowknife'dedir.Regionalbüros existieren in Behchokò und Yellowknife.
Yellen daha önce 2010-2014, 2010 yılları arası bu kurumun Başkan Yardımcısı olarak görev yapmıştır.Hessen, wo er auch von 2010 bis 2014 stellvertretender Landesvorsitzender wurde.
Yine iki kişilktir ve balon yelkeni vardır.Ihm gehörten zwei Luftschiff- und zwei Ballongeschwader an.
Sovyet birlikleri bir günde 30 km. ilerlediler ve Yelnya’nın dış mahallelerine ulaştılar.Die sowjetischen Truppen konnten bis zu einer Tiefe von 30 km vordringen und erreichten die Wolga.
Kuzeydeki 88. enleme yelken açan ilk kâşifti.Er war zudem der erste Mensch, der den 88. nördlichen Breitengrad überquerte.
Uluslararası Yelken Federasyonu tarafından da tanınmaktadır.Sie werden vom europäischen Schwimmverband LEN anerkannt.
CHP siyasi yelpazenin neresinde duracaktı?Wo aber versteckt sich die Giraffe?
Hulki Zeycan ile beraber olur ve Yeliz’i kandırır.Er macht sich über Jekyll lustig und erwürgt Ivy.
Birkaç sefer iş kurmaya yeltenmiştir.Ein paar Mal wollten sie handgreiflich werden.
Tuor Ulmo'nun Huzursuzluğunu fark eder ve gemisi Eärrámë ile yanına Idril'i alarak Batıya yelken açar.Tuor selbst liebt das Meer und fährt, als er alt wird, mit Idril in den Westen.
Aldarion kendini evliliğe zorlanıyor hissediyordu bunun için yeniden yelken açmaya karar vermişti.Durch die Heirat entschloss sich Lauw, die Seefahrt aufzugeben und wollte zunächst Landwirt werden.
Kavak Yelleri (şarkı), Nilüfer şarkısı.Fritz Kreisler) Elgar: Chanson de nuit, op.
Cowes: uluslararası yelkencilik merkezi.In: Schiffahrt International.
Kurbanları götüren gemi, siyah yelkenlidir.Das Schwarze Meer, in dem die Schiffe beschossen wurden, ist für die Schifffahrt frei.
Su kılavuzu (Rallus aquaticus), yelvegiller (Rallidae) familyasından bir kuş türü.Die Wasserralle (Rallus aquaticus) ist eine Vogelart aus der Familie der Rallenvögel (Rallidae).
Ancak beyaz renkli yelkenleri açmayı unutmuştur.Bei der Konservierung wurde auf das Wiederherstellen der weißen Farbgebung verzichtet.
Bu gemiler çoğunlukla kürekli olmayıp yelkenliydi.Diese Schiffe führten meist auch Segel.
Ayrıca sarı çinte, sarı yelve olarak da adlandırılır.Daher werden die Gele auch als reversible Gele bezeichnet.
Onun döneminde 7 yıl savaşları olmuş, ve Rus Çarlığı'da Yelizaveta önderliğinde savaşa katılmıştır.Er kämpfte im gesamten Siebenjährigen Krieg und war gemäß seiner Stammrolle an vielen Schlachten beteiligt.
Köyün kuzeyinde tarihi bir yel değirmeni bulunmaktadır.Nördlich des Dorfes steht eine ehemalige Windmühle.
Bunun anlamı yelkenin alanını küçülterek, rüzgârdan daha az faydalanmaktır.Daraus ergibt sich eine effektivere Nutzung der Segelfläche, und das Boot krängt weniger.
İlçede ayrıca bir yelken kulübü vardır.Auf Poel gibt es auch einen Segelklub.
Eski ve yenilenmiş yel değirmenleri vardır.Alte und neue Baummärchen.
1997 Esenyelim Eser Gönül Yellerim.1994. Hörgenuß zu Ehren Johann Simon Mayrs.
Zamanla, şirket ürün yelpazesini genişletmeye başladı.Später erweiterte die Firma ihr Produktspektrum.
Eğer üzerinizde çelik yelek varsa daha çabuk yoruluyorsunuz.Wenn die Fäden weit auseinanderliegen, können sie leichter verschieben.
Onun önerisi sonrasında kaptan daha da güneye, antarktik bölgelere doğru yelken açar.Das Schiff verschlägt es immer weiter südlich, bis es in die Antarktis gerät.
Görünmeyen tayfalar yelkenleri sararlar.Die Seitenschiffjoche sind quer überwölbt.
Yeleği düğmesizdi.Son gilet était déboutonné.
Prototip araç 1942 yılında Yellow Coach firması tarafından üretildi.Le prototype fut construit en 1942 par Yellow Coach Company.
Son yıllarda da yazılım ürünleri yelpazesine Dijital Haklar Yönetimi konusunda ürünler de katıldı.Ces dernières années s'y sont ajoutés des produits appartenant au domaine de la gestion de droits numériques.
Solo albümü Yellow Ranger 11 Şubat 2014'te çıktı.Son album solo Yellow Ranger est publié le 11 février 2014.
Plymouth Şirketinin ilk gemisi, Richard, 1606'da yeni dünyaya doğru yelken açtı.En août 1606, le premier vaisseau de la Plymouth Company, le Richard, navigua vers le Nouveau Monde.
Yello, Dieter Meier ve Boris Blank'dan oluşan İsviçreli müzik grubu.Yello est un groupe suisse de musique électronique formé de Dieter Meier et Boris Blank.
Dr. Dre ve DJ Yella sonraki yıllarda N.W.A grubuna katıldılar.Dr. Dre et DJ Yella deviennent ensuite membres du groupe N.W.A..
21 Eylül günü Yeltsin Yüksek Sovyet organını lağvettiğini açıkladı.Le 21 septembre, Eltsine dissout le Soviet suprême.
Kulüpte tanıştığı Antoine Carraby, sonradan DJ Yella adıyla N.W.A grubunun bir üyesi olacaktı.Au club, il fait la rencontre du rappeur Antoine Carraby, plus tard membre de N.W.A sous le nom de DJ Yella.
Papa III. Honorius tarafından Roma'da tac giydirildikten sonra, Nisan 1217 tarihinde Brindisi'den yelken açtı.Couronné à Rome par le pape Honorius III, il prit la mer à Brindisi en avril 1217,.
1991 Sonbaharında, Yeltsin'in yayınladığı üç başkanlık kararnamesi, partinin yasaklanmasına neden oldu.À l'automne 1991, Eltsine émit trois décrets présidentiels résultant en la dissolution du parti.
Yelken Atarcası da bu kalıntıyla ilişkilidir.Ceci est également associé à la marée.