Biliyorsunuz, bizler çocukların yediklerinden sorumluyuz.Stiti, suntem responsabili pentru ce le dam copiilor sa manance.
Biliyorsunuz, bizler çocukların yediklerinden sorumluyuz.Vous savez, nous sommes responsables de ce que les enfants mangent.
Biliyorsunuz, bizler çocukların yediklerinden sorumluyuz.Wij zijn verantwoordelijk voor wat kinderen eten.
Biliyorsunuz, bizler çocukların yediklerinden sorumluyuz.Wissen Sie, wir sind verantwortlich dafür, was Kinder essen.
Biliyorsunuz, bizler çocukların yediklerinden sorumluyuz.Мы ответствены за то, что едят наши дети.
Biliyorsunuz, bizler çocukların yediklerinden sorumluyuz.אנחנו אחראים על מה שילדים אוכלים.
Biliyorsunuz, bizler çocukların yediklerinden sorumluyuz.أتعلمون , نحن مسؤولون عن ما يأكله الأطفال
Biliyorsunuz, bizler çocukların yediklerinden sorumluyuz.責任を持たなくてはなりません でも あらら 責任があるのはあの人たちかも
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.De laver en mødding, en stak skrald -- det består for det meste af skallerne af de frø de spiser.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Elles font du fumier, une pile de déchets --surtout des cosses des graines qu'elles mangent.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Fac deşeuri, o movilă cu gunoi -- majoritar din cojile seminţelor pe care le mănâncă.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Fanno una pattumiera, una pila di rifiuti, perlopiù bucce dei semi che mangiano.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.이 개미들은 쓰레기 더미가 쌓아 놓는데요, 주식인 씨앗의 껍질들이 대부분입니다.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Mrówki tworzą stertę śmieci z łupin zjedzonych nasion.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Sie machen eine Art Abfallhaufen -- dabei handelt es sich vor allem um Hüllen der Samen, die sie essen.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Ze maken een afvalhoop, een hoop afval -- meestal de doppen van de zaden die ze eten.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Они делают кучу из мусора, обычно из шелухи семян, которые они едят.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Правят купчина, куп отпадъци... най-вече люспите от семената, които ядат.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.הן עושות ערימת פסולת - בעיקר מהקליפות של הזרעים שהן אוכלות.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.إنهم يصنعون الميدن، كومة من القمامة -- في الغالب من قشور البذور التي يأكلون.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.これは5年目のコロニーで 巣の入口の大きさ比較に鉛筆を置いてあります
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.و لقد تم ضربنا للتو
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.正義は最後に勝つ... ハリウッドの教えだ
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.Acabamos de recibir una paliza.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.A tu jsme dostali právě teď i my.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.Còn chúng tôi chỉ bị đánh đập.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.Dan kami baru saja dihantam.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.E noi siamo appena stati picchiati.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.En we zijn zojuist in elkaar geslagen.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.Et on vient juste d'être battus.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.그리고 우리도 지금 막 얻어맞았어요
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.La fel şi noi.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.Minket most jól elvertek.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.- my właśnie zostaliśmy potraktowani w ten sam sposób.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.Og vi har lige fået lidt bank.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.Samoin meiltä on juurikin tempaistu silmä mustaksi.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.Und wir wurden auch gerade verprügelt.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.Và chúng tôi vừa mới bị đánh đập đấy.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.Vi är vid stadiet att vi fått spö.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.Vi är vid stadiet att vi fått spö.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.Και εμείς μόλις ξυλοκοπηθήκαμε.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.И мы только что были избиты.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik.И нас току-що ни поступаха.
Biz de aynı şekilde sadece dayak yedik..ואנחנו חטפנו מכות
Bizim yediklerimiz Avustralya'dan geliyor.Die Orangen, die wir essen, kommen aus Australien.
Bizim yediklerimiz Avustralya'dan geliyor.FARYON: Maar als we ze geen maïs zouden voeren, is het niet de maïs die hen vet maakt?
Bizim yediklerimiz Avustralya'dan geliyor.התפוזים שאנחנו אוכלים מיובאים מאוסטרליה.
Biz iyi yedik.Bọn cháu ăn rất ngon.
Biz iyi yedik.Ďakujeme za jedlo.
Biz iyi yedik.Das essen ist großartig, danke.
Biz iyi yedik.Dobrze się pożywimy.
Biz iyi yedik.잘 먹겠습니다.
Biz iyi yedik.Mangeremo bene.
Biz iyi yedik.Nous mangerons bien.
Biz iyi yedik.O sa manacam bine.
Biz iyi yedik.Vi ska äta ordentligt.
Biz iyi yedik.Všechno sníme.
Biz iyi yedik.We zullen goed eten.
Biz iyi yedik.Θα φάμε καλά.
Biz iyi yedik.Беше вкусно.