Bazen küçük kaplumbağaları da yedikleri olur.Mereka juga dapat makan kura-kura kecil yang masih muda.
BBC tarafından yapılan araştırmalar da kutup kurtlarının ördek yediklerini göstermiştir.Ada legenda umum yang mengatakan bahwa kebanyakan beruang kutub juga kidal.
Bu durum, mide ağrılarımla cebelleşiyor olmamdandı; yediklerimi kusmamaya çalışıyordum.Như vậy, khi đau yếu, chúng ta không cảm thấy muốn ăn.
Yedikleri balıklar genellikle ticari yönden kullanılan, ekonomik bir değere sahip balıklardır.Loại cá này thường bị người ta lùng bắt bởi chúng ăn nhiều loại cá có giá trị kinh tế.
Bu korkunç yaratıkların insan eti yedikleri iddia edilir.Người ta cho rằng ấu trùng loài này ăn cỏ.
Bazen küçük kaplumbağaları da yedikleri olur.小さなカメを食べることもある。
Nasıl olsa yedikten sonra kusacaklardır.料理勝負の後で顕如に見捨てられてしまう。
Çok laf yedik, tepki çektik.即日上演され、大反響を呼んだ。
Attığımız 21 gole karşılık, 3 tane yedik.9回の1イニングを投げ、3失点を喫した。
Bu dikenlerle tüylerini tararlar ve yedikleri hayvanın etini kemiğinden ayırırlar.爪は鋭く、これにより獲物の魚を引き裂いて食う。
Akşam yemeğini yedikten ve geceyi orada geçirmek için izin aldıktan sonra Chiron, onlarla konuşmaya başlar.夕食と一夜の宿を許された後、シャロンは心を開くようになる。
En çok yedikleri besin çekirgedir.焼きあがったものは様々な料理に用いられる。
Savaşta düşman savaşçı ve liderlerini yedikleri için adları yamyama çıkmıştır.これらが国王や元首と共に戦場で戦ったために近衛兵や親衛隊と呼ばれるようになった。
Ayrıca yavru su aygırlarını da yedikleri olur.幼鳥も同じものを食べる。
Okul arkadaşımla eve döndüğümde annem hiçbir ayrımcılık yapmayarak misafir etti ve birlikte yemek yedik.家が近所で家族ぐるみの付き合いがあったため、高校卒業後も連絡を取り続け、実家に帰った時は一緒に食事をする仲。
Biftek yedik ve şarap içtik.私たちはステーキを食べてワインを飲んだ。
"Geldik, yedik, bitirdik!".我曾試圖挽回,無奈事與願違。
Çok laf yedik, tepki çektik.常令有余,备敌覆我。
Yedikten sonra ise bayılıyor.乾隆帝食后赞不绝口。
BBC tarafından yapılan araştırmalar da kutup kurtlarının ördek yediklerini göstermiştir.영국 BBC 프로그램인 플래닛 어스는 고래상어가 작은 물고기 떼를 먹으며 살아가는 걸 촬영하였다.
"Geldik, yedik, bitirdik!".그리하여 하나님은 솔로몬에게 심판을 선포하고 그것을 바로 시행하였다.
Yedikten sonra ise bayılıyor.אם הוא אוכל הוא גודל.
Bazen küçük kaplumbağaları da yedikleri olur.לעיתים הם אוכלים גם צבים מזדמנים.
"Geldik, yedik, bitirdik!".Изведохме го навън и го пребихме с камъни“.
Orkalar, yedikleri besinler bu kadar farklılık gösteren tek memelidir.Косатките са единствените бозайници с такава специализация на храненето.
Amcamlarda yedik.Ядохме в чичови.
Dişlerinin şekilleri yumuşak suda yetişen bitkileri yediklerini gösterir.Oblik njihovih zuba ukazuje na to da su se hranili mekom vodenom vegetacijom.
Yemeği yedik, sonra bir yere daha gitmek istediler.Nakon njenog dolaska, otišli su u restoran večerati, a nakon toga su se otišli prošeteti.
Yemeği yedik, sonra bir yere daha gitmek istediler.Fotografovali sa a potom sa snažili trochu najesť.
Bazı dinozorlar ot, bazıları da et yediklerinden yiyecek sıkıntısı çekmediler.Niektorí boli bohatí, iní nemali ani na obed.
Biz sık sık balığı çiğ yedik.Mes dažnai valgėm žalią žuvį.
Ayrıca yavru su aygırlarını da yedikleri olur.On täheldatud, et nad söövad ka oma saagi munasid.
Yavruları yedikleri besinleri geri kusarak beslerler.Nad ei anna poegadele tagasiväljutatud toitu.
Ancak ufak kemiricileri avlayıp yedikleri de görülmüştür.Teda on täheldatud söömas isegi väikseid kaimaneid ja anakondasid.
Orta Çağdan kalma belgelere göre, yayın balıklarının suya giren küçük çocukları yedikleri olmuştur.Mõnede allikate kohaselt on lehtedel karvakesed, mis komplekteerivad vaiku.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Op de avond van mijn 14e verjaardag kreeg ik deze tafel en we aten Chinees.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.저의 14번째 생일날 저녁에, 이 책상을 받았고, 우리는 중국 음식을 먹었습니다.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.A 14. szülinapom estéjén kaptam meg ezt az asztalt, és kínait ettünk.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Am Abend meines 14. Geburtstags bekam ich diesen Tisch und wir aßen Chinesisch.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Au soir de mon 14e anniversaire, on m'avait donné cette table et nous mangions chinois.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.În seara aniversării mele de 14 ani, am primit acest cadou şi am avut mâncare chinezească.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.La sera del mio 14esimo compleanno, mi regalarono quel tavolo e mangiammo cinese.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.La tarde de mi cumpleaños 14, me dieron esta mesa, y comimos comida china.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Na noite do meu 14º aniversário, recebi o estirador. Comemos comida chinesa.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.På kvällen då jag fyllde 14 år fick bordet, och vi åt kinamat.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Vào tối sinh nhật thứ 14, Tôi nhận được cái bàn này và chúng tôi ăn đồ Trung Quốc.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.W wieczór moich 14 urodzin dostałem prezent i jedliśmy chińszczyznę.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Εκείνο το απόγευμα, στα 14α γενέθλιά μου μου χάρισαν το σχεδιαστήριο και μετά φάγαμε κινέζικο.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Ввечері на мої 14-ті уродини мені подарували цей стіл, і ми їли китайську їжу.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.Вечером, в день моего рождения, мне вручили стол, и мы поужинали китайской едой.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.בערב של יום הולדתי ה-14, קיבלתי את השולחן הזה, ואכלנו אוכל סיני.
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.في مساء ميلادي الرابع عشر أعطيت هذه الطاولة، و أكلنا طعام صيني
14. doğum günümün akşamında, bu masa bana verildi ve Çin yemeği yedik.この机をもらって 皆で中華料理を食べました フォーチュンクッキーの中の紙には こんな運勢が書いてありました
3 gün sürdü. 4 öğün yedik.3일에 거쳐 네 끼의 식사가 있었습니다.
3 gün sürdü. 4 öğün yedik.Au fost trei zile, patru mese.
3 gün sürdü. 4 öğün yedik.Během 3 dnů jsme měli 4 pokrmy.
3 gün sürdü. 4 öğün yedik.Ça a duré 3 jours, avec 4 repas.
3 gün sürdü. 4 öğün yedik. Cumartesi günü öğle yemeğinde 1947 Beyaz Cheval açtılar.Quattro pasti in tre giorni, e il sabato a pranzo abbiamo stappato il '47.
3 gün sürdü. 4 öğün yedik.Degustacija je trajala tri dni, štirje obroki.
3 gün sürdü. 4 öğün yedik.Det var tre dage, fire måltider.