Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.لم يكن لدي أي فكرة عما يحتويه غذائي، من أين جاء.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.それどころか自分が食べているものの名前が半分くらいしか分かりません
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.Duże stada defekowały się na własne jedzenie, a następnie ruszały dalej.
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.Então, as grandes manadas defecavam e urinavam sobre a sua comida, pelo que tinham de continuar a mover-se.
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.Große Herden düngen und urinieren auf ihre Nahrungsquelle und sie ziehen immer weiter.
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.Hoe groter de kudde, hoe veiliger de individuen.
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.큰 무리는 자기들의 먹이 위에 온통 똥과 오줌을 싸버리니까 끊임없이 이동해야 하고
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.В больших стадах испражняются и мочатся на собственную пищу, и им необходимо постоянно передвигаться.
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.עדרים גדולים עושים את צרכיהם ממש על גבי מזונם, ועליהם לנוע כל הזמן,
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.そのため常に移動しなければなりません その移動のおかげで
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.依家大群動物因為 響佢哋嘅食物上面排便排尿 於是佢哋需要遷徙
Sonuçta yediklerimizim çoğu, en azından karbonhidratlar, glukoz haline gelir. -Al final del día, la mayor parte de lo que comemos o al menos los carbohidratos, terminan como glucosa
Sonuçta yediklerimizim çoğu, en azından karbonhidratlar, glukoz haline gelir. -Alla fine del giorno la maggior parte del cibo assunto o almeno dei carboidrati, si trasformano in glucosio
Sonuçta yediklerimizim çoğu, en azından karbonhidratlar, glukoz haline gelir. - - -Dar respirația celulară, ne permite să trecem de la glucoză
Sonuçta yediklerimizim çoğu, en azından karbonhidratlar, glukoz haline gelir. -Het meeste van wat wij eten, tenminste de koolhydraten, eindigt als glucose.
Sonuçta yediklerimizim çoğu, en azından karbonhidratlar, glukoz haline gelir. -하루가 끝날 때 쯤에는 우리가 먹은 대부분의 것들이 혹은 최소한 탄수화물들은 글루코오스가 되어있습니다.
Sonuçta yediklerimizim çoğu, en azından karbonhidratlar, glukoz haline gelir. -Na konci dne většina z toho, co jsme snědli, nebo alespoň uhlovodíky, skončí jako glukóza.
Sonuçta yediklerimizim çoğu, en azından karbonhidratlar, glukoz haline gelir. -Pod koniec dnia większość tego, co zjedliśmy, a przynajmniej węglowodany, zostają zamienione na glukozę.
Sonuçta yediklerimizim çoğu, en azından karbonhidratlar, glukoz haline gelir. -Τελικά, το μεγαλύτερο μέρος αυτών που τρώμε, ή τουλάχιστον των υδατανθράκων, καταλήγει σε γλυκόζη.
Sonuçta yediklerimizim çoğu, en azından karbonhidratlar, glukoz haline gelir. -В края на деня, повечето от това,което ядем, или поне въглехидратите, се превръщат в глюкоза.
Sonuçta yediklerimizim çoğu, en azından karbonhidratlar, glukoz haline gelir. -Наприкінці дня більшість з того, що ми з'їли, або, як мінімум, вуглеводи перетворюються на глюкозу.
Sonuçta yediklerimizim çoğu, en azından karbonhidratlar, glukoz haline gelir. -בסופו של יום, רוב מה שאנו אוכלים, או לפחות הפחממות, הופך להיות גלוקוז.
Sonuçta yediklerimizim çoğu, en azından karbonhidratlar, glukoz haline gelir. -وفي النهاية ، معظم ما نأكل أو على الأقل الكاربوهيدرات ، تنتهي على هيأة جلوكوز
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?A čo sa stane, keď zjedia tie čipsy?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?Ce se va întâmpla când vor mânca chips-urile?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?Dĩ nhiên, chuyện gì sẽ xảy ra khi họ ăn khoai tây chiên?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?Et, bien sûr, qu'est-ce qui se passe quand ils mangent les chips?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?피실험자들이 실제로 감자칩을 먹으면 어떨까요?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?Maar wat gebeurt er als ze daarna hun chips eten?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?Mi történik, amikor megeszik a burgonyaszirmot?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?Ovviamente, che succede poi quando mangiano le patatine?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?Por supuesto, ¿qué pasa cuando comen las papas fritas?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?Samozřejmě, co se stane, když sníte brambůrek?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?Selvfølgelig, hvad sker der så når de spiser chipsene?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?Was passiert logischerweise, wenn sie Chips essen?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?Φυσικά, τι συμβαίνει όταν τρώνε τα πατατάκια;
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?А какво се случва, когато ядат чипса?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?И конечно -- что происходит, когда они едят чипсы?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?אבל כמובן, מה קורה כשהם אוכלים את התפוצ'יפס?
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?بالطبع، ما سيحدث حينما يأكلون البطاطس المقلية؟
Tabii ki, patates cipsini yediklerinde olan ne?口いっぱいに広がる油 塩 そしてパリパリの-
Tarihte unutulmuş olan bu isimleri olduğu kadar sıklıkla, çok fazla olmasa bile,bugün yediklerimizin etkisiyle역사속에서 잊혀졌던 이 이름들을 가능한 다시 자주 듣게 하는 것입니다. 만약 그렇지 않다면, 오늘날 우리가 먹는 것에 영향을 끼칠 것입니다.
Tarihte unutulmuş olan bu isimleri olduğu kadar sıklıkla, çok fazla olmasa bile,bugün yediklerimizin etkisiyle時として忘れるくらいのものでも 少なくとも私たちが食べているものに影響を与えているという事をです ありがとうございました
Tüm gıdalarımı kendim yetiştiriyordum. Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.Ero abituata a coltivarlo da sola, non avevo più idea che cosa ci fosse nel cibo o da dove venisse.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.A když se jimi krmí, jejich játra zežloutnou.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.Dan ketika mereka makan biji itu, foie gras-nya menjadi kuning.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.E quando mangiano i semi, il foie gras diventa giallo.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.És amikor megeszik a magokat, a májpástétomjuk sárga színű lesz.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.Et quand elles mangent les graines, leur foie devient jaune.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.거위들이 이 씨를 먹으면 그들의 푸아그라는 노란색으로 변합니다.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.Kun ne syövät siemenet, niiden hanhenmaksa muuttuu keltaiseksi.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.Och när de äter fröna, blir deras lever gul.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.Po zjedzeniu nasion, ich foie gras robi się żółte.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.Quando comem os tremoços, o fígado deles fica amarelo.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.Și când mănâncă semințele, foie gras-ul devine galben.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.Und wenn sie die fressen, wird die Foie Gras gelb.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.Wanneer ze die zaden eten, wordt hun foie gras geel.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.Y cuando se comen las semillas, su foie gras se pone amarillo.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.Και όταν τρώνε τους σπόρους, το φουαγκρά τους γίνεται κίτρινο.
Ve çekirdekleri yedikleri zaman foei gras sarıya dönmüş.И когато ядат тези семена, дробът им става жълт.