Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.他 們 便 將 那 五 個 大 麥 餅 的 零 碎 、 就 是 眾 人 喫 了 剩 下 的 、 收 拾 起 來 、 裝 滿 了 十 二 個 籃 子
Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.他 們便將 那 五 個大麥餅 的 零碎 、 就是 眾人喫 了 剩下 的 、 收拾 起來 、 裝滿 了 十二 個 籃子
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.A keď videli niektorých z jeho učeníkov, že obecnými rukami, to jest neumytými, jedia chlieb, karhali to.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.A ujrzawszy niektóre z uczniów jego, że pospolitemi rękoma, (to jest, nieumytemi) jedli chleb, ganili to.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.A uzřevše některé z učedlníků jeho obecnýma rukama (to jest neumytýma) jísti chleby, reptali o to.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Avendo visto che alcuni dei suoi discepoli prendevano cibo con mani immonde, cioè non lavate
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ei au văzut pe unii din ucenicii Lui prînzînd cu mînile necurate, adică nespălate. -
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ellos vieron que algunos discípulos de él estaban comiendo pan con las manos impuras, es decir, sin lavar
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.e repararam que alguns dos seus discípulos comiam pão com as mãos impuras, isto é, por lavar.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ils virent quelques-uns de ses disciples prendre leurs repas avec des mains impures, c`est-à-dire, non lavées.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ja he näkivät, että muutamat hänen opetuslapsistaan söivät leipää epäpuhtailla, se on pesemättömillä, käsillä.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.그의 제자 중 몇 사람의 부정한 손 곧 씻지 아니한 손으로 떡 먹는 것을 보았더라
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.och de fingo då se några av hans lärjungar äta med »orena», det är otvagna, händer.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Og da de så nogle af hans Disciple holde Måltid med vanhellige, det er utoede, Hænder
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Og de fikk se at nogen av hans disipler åt med vanhellige, det er uvaskede, hender;
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.thấy một vài môn đồ Ngài dùng tay chưa tinh sạch mà ăn, nghĩa là không rửa tay.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.thấy một_vài môn_đồ Ngài dùng tay chưa tinh sạch mà ăn , nghĩa_là không rửa tay .
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Ti so videli nekatere učencev njegovih, da jedo kruh z nečistimi, to je z neumitimi rokami.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.Zij zagen dat sommige van Zijn discipelen voor het eten hun handen niet wasten.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.и бяха видели, че някои от учениците Му ядат хляб с ръце нечисти, сиреч, немити.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.и, увидев некоторых из учеников Его, евших хлеб нечистыми, то есть неумытыми, руками, укоряли.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.І, побачивши деяких з учеників Його, що нечистими руками, се єсть немитими, їдять хлїб, судили:
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.ויהי כראותם מתלמידיו אכלים לחם בטמאת ידיהם בלא נטילה ויוכיחו אתם׃
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.ولما رأوا بعضا من تلاميذه يأكلون خبزا بايد دنسة اي غير مغسولة لاموا.
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.他 們 曾 看 見 他 的 門 徒 中 、 有 人 用 俗 手 、 就 是 沒 有 洗 的 手 、 喫 飯
Onun öğrencilerinden bazılarının murdar, yani yıkanmamış ellerle yemek yediklerini gördüler.他 們曾 看見 他 的 門徒 中 、 有 人 用 俗手 、 就 是 沒 有 洗 的 手 、 喫飯
Pastanın dörtte üçünü yedik파이의 4 분의 3 을 먹었습니다
Pastanın dörtte üçünü yedikVi har spist 3 ud af de 4 stykker tærte.
Pastanın dörtte üçünü yedikWe hebben 3/4 van de taart opgegeten.
Pastanın dörtte üçünü yedikאכלנו שלושה רבעים של העוגה
Pastanın dörtte üçünü yedikلقد اكلت 3/4 الفطيرة
Pastanın dörtte üçünü yedikもう1つやってみましょう.
Pozitif, olumlu bir uyarıcı eklenmesi anlamına gelir, sebzenizi yedikten sonra tatlı yemek gibidir.긍정적인 수단은 자극의 추가를 의미하죠, 당신의 야채를 다 먹고 난 후에 디저트를 먹는것 같은것이고,
Pozitif, olumlu bir uyarıcı eklenmesi anlamına gelir, sebzenizi yedikten sonra tatlı yemek gibidir.Positief betekent met de toevoeging van een stimulus, zoals een toetje krijgen als je je groenten opeet.
Pozitif, olumlu bir uyarıcı eklenmesi anlamına gelir, sebzenizi yedikten sonra tatlı yemek gibidir.Positiv heißt, dass ein Reiz dazukommt, wie Süßes nach gesundem Essen.
Pozitif, olumlu bir uyarıcı eklenmesi anlamına gelir, sebzenizi yedikten sonra tatlı yemek gibidir.Позитивное подразумевает добавление раздражителя, например, вы полýчите десерт, когда доедите овощи.
Pozitif, olumlu bir uyarıcı eklenmesi anlamına gelir, sebzenizi yedikten sonra tatlı yemek gibidir.חיובי משמעו - הוספת גירוי, כמו לקבל קינוח אחרי שאכלתם את הירקות,
Pozitif, olumlu bir uyarıcı eklenmesi anlamına gelir, sebzenizi yedikten sonra tatlı yemek gibidir.إيجابي يعني إضافة محفز، كالحصول على قطعة حلوى بعد إنهاء تناول الخضروات.
Resime de bakarsak doğru olduğunu görebiliriz. Pastanın dörtte üçünü yedikE se guardiamo l'immagine, è abbastanza vero, abbiamo mangiato tre quarti di questa torta.
Resime de bakarsak doğru olduğunu görebiliriz. Pastanın dörtte üçünü yedikE se olharmos para a imagem, verdade, temos comido três quartos desta torta.
Resime de bakarsak doğru olduğunu görebiliriz. Pastanın dörtte üçünü yedikEt si on regarde l'image, c'est vrai, nous avons mangé trois quarts de cette tarte.
Resime de bakarsak doğru olduğunu görebiliriz. Pastanın dörtte üçünü yedikI jeśli popatrzymy na obrazek, zjedliśmy 3/4 tego ciastka.
Resime de bakarsak doğru olduğunu görebiliriz. Pastanın dörtte üçünü yedikNa obrázku vidíme, že jsme snědli 3/4 z tohoto koláče.
Resime de bakarsak doğru olduğunu görebiliriz. Pastanın dörtte üçünü yedikNa obrázku vidíme, že sme zjedli 3/4 z tohto koláča.
Resime de bakarsak doğru olduğunu görebiliriz. Pastanın dörtte üçünü yedikY si nos fijamos en la imagen, es cierto, nos hemos comido tres cuartas partes de este pastel.
Resime de bakarsak doğru olduğunu görebiliriz. Pastanın dörtte üçünü yedikΚαι αν κοιτάξουμε την εικόνα, θα δούμε ότι όντως έχουμε φάει τα 3/4 αυτής της πίτας.
Resime de bakarsak doğru olduğunu görebiliriz. Pastanın dörtte üçünü yedikАко погледнете картинката, наистина сме изяли 3/4 от пая.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.Ik had geen idee wat er in mijn voeding zat, waar het vandaan kwam.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.Je n'avais aucune idée du contenu de mon alimentation, ni d'où elle provenait.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.Jetzt hatte ich keine Ahnung, was in meinem Essen war und wo es herkam.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.전 제 음식에 무엇이 들어있고, 어디서 났는지 아무것도 몰랐습니다.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.Neměla jsem ponětí, co bylo v mém jídle a odkud pocházelo.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.No tenía idea de que había dentro de mi comida ni de donde provenía.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.Nu aveam nici o idee ce era în mâncarea mea, de unde venea.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.Saya tidak tahu apa makanan saya itu, dari mana asalnya.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.Teraz nie wiedziałam, co jem, skąd to pochodzi.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.Tôi lại không biết trong đó có gì và chúng từ đâu ra.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.И теперь я не представляла, что это за еда, откуда она.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.Нямах идея, какво имаше в моята храна, откъде идваше.
Şildi, burada yediklerim nereden geliyor bir fikrim yok.לא היה לי שמץ של מושג מה ישנו בתוך המזון שלי, מהיכן הוא בא.