Dün gece yemek yediğin lokantayı nasıl buldun?How did you like the restaurant that you ate at last night?
Nasıl, dün gece yemek yediğin restoranı beğendin mi?How did you like the restaurant that you ate at last night?
Tom hiç bir şey yedi mi?Has Tom eaten anything at all?
Ben dışarıda yedim.I ate out.
Yalnız yemek yedim.I ate alone.
Öğle yemeği için yediğimiz o sandviçleri nasıl buldun?How did you like those sandwiches we had for lunch?
On yedi yıl hapiste yattıktan sonra Fadıl suçlarından ötürü ölüm cezasına çarptırıldı.After serving seventeen years in prison, Fadil was put to death for his crimes.
Tom çok fazla yemek yediğimi söylüyor.Tom says I eat too much.
Tom, Mary ile dışarıda öğle yemeği yedi.Tom had lunch outside with Mary.
Beni hasta yapan bir şey yedim.I ate something that made me sick.
Zaten öğle yemeği yedim.I've already had lunch.
Salatayı yedim.I ate the salad.
Bir portakal yedim.I ate an orange.
Hepsini yedim.I ate all of it.
Öğlen yemeğimi daha önce yedim.I ate my lunch earlier.
Tabaktan bir kurabiye aldım ve onu yedim.I took a cookie off the plate and ate it.
Tabağın üzerindeki bütün kurabiyeleri yedim.I ate all the cookies that were on the plate.
Sadece öğle yemeği yedim.I just ate lunch.
Senin şekerini yedim.I ate your candy.
Tom fazla hızlı yediğimi söylüyor.Tom says I eat too fast.
Bir tatlı çörek yedim.I ate a donut.
Ben tek başıma yemek yedim.I ate by myself.
Tom bir domuz gibi yediğimi söylüyor.Tom says I eat like a pig.
Ben dayak yedim.I've been beaten.
Biraz peynir yedim.I ate some cheese.
Onu Tom'a yedirdim.I made Tom eat it.
Tom'un benim için yaptığı sandviçi yedim.I ate the sandwich Tom made for me.
Öğle yemeği için üç tane sosisli sandviç yedim.I ate three hotdogs for lunch.
Fadıl yedi çocuğun en küçüğüydü.Fadil was the youngest of seven children.
Fadıl, Leyla'nın etini pişirip yedi.Fadil cooked and ate Layla's flesh.
Fadıl o zaman yaklaşık on yedi yaşındaydı.Fadil was about seventeen years old at the time.
Fadıl helal gıda yedi.Fadil ate halal food.
Fadıl o zaman on yedi yaşındaydı.Fadil was seventeen at the time.
Onlar balık yediler.They ate fish.
Fadıl yedi yıl boyunca hayalindeki hayatı yaşadı.For seven years, Fadil lived his dream life.
Fadıl'ın yedi yıldır Leyla ile ilişkisi vardı.Fadil had an affair with Layla for seven years.
Sen yemek yediğimiz restoranı severdin.You would've loved the restaurant where we ate.
Sincap bütün çerezi yedi.The squirrel ate all the nuts.
Konuklar bütün çerezi yedi.The guests ate all the nuts.
Tom tüm patlamış mısırı yedi.Tom ate all the popcorn.
Tom, herkesin yiyecek bir şey yediğinden emin oldu.Tom made sure everybody had something to eat.
Tatlı için biraz dondurma yedim.I ate some ice cream for dessert.
Bugün bir şey yedin mi?Have you eaten anything today?
Tom'un sandviçini yedim o da benimkini yedi.I ate Tom's sandwich and he ate mine.
Sen daha önce öğle yemeği yedin mi?Have you already eaten lunch?
Öğle yemeği için artan yemekleri yedim.I ate leftovers for lunch.
Tom yediğim kadar çok yedi.Tom ate just as much as I did.
Tom, Mary'ye bir şey yedirmeye çalıştı.Tom tried to get Mary to eat something.
Tom'un sandvicini yedim.I ate Tom's sandwich.
Tom zaten öğle yemeği yedi mi?Has Tom already eaten lunch?
Tom başka bir şey yedi mi?Did Tom eat anything else?
Tom havyar yedi ve şampanya içti.Tom ate caviar and drank champagne.
Öğle yemeğini evde yedim.I ate lunch at home.
O pasta yedi ve çay içti.He ate cake and drank tea.
Önümüzdeki mart ayında on yedi yaşında olacağım.I'll be seventeen next March.
Tom'un büyükannesinin yedi çocuğu vardı.Tom's grandmother had seven children.
Hiç yediğiniz gıdalardan yeterli miktarda besin alıp almadığını merak ettiniz mi?Have you ever wondered if you are getting adequate nutrients from the food you eat?
Tom ve Mary birlikte güzel bir akşam yemeği yediler.Tom and Mary had a nice dinner together.
Tom ızgara bir tavuklu sandviç yedi.Tom ate a grilled chicken sandwich.
Balık yediğimden beri bir süre oldu.It's been a while since I've eaten fish.