Ana içeriğe geç
Sözlük

yedi ile cümle

yedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom salata yedi.Tom ate the salad.
Tom bir quesadilla yediTom ate a quesadilla.
Tom tek başına bütün pastayı yedi.Tom ate the whole cake by himself.
Tom bütün elmayı yedi.Tom ate the whole apple.
Tom sadece bir dilim ekmek yedi.Tom ate only one slice of bread.
Tom bir tatlı çörek yedi.Tom ate a doughnut.
Bugün dayak yedik.We got beat today.
Olay saat yedide başlar.The event starts at 7am.
Olay akşam yedide başlar.The event starts at 7pm.
Saat yedide uyandım.I woke up at seven o'clock.
Ben yedide uyandım.I woke up at seven.
O bir meşe palamudu yediğinde, Mario bir uçan sincaba dönüşür.When he eats an acorn, Mario transforms into a flying squirrel.
Mario mantar yediğinde büyüyor.Mario grows bigger when he eats a mushroom.
Haftada yedi gün açığız.We're open seven days a week.
Tom'a ne yediğini sordum.I asked Tom what he was eating.
Tom donmuş bir akşam yemeği yedi.Tom ate a frozen dinner.
Tom bir TV akşam yemeği yedi.Tom ate a TV dinner.
Ben çok susadım, muhtemelen dün gece pizza yediğim içindir.I am so thirsty, probably because I ate pizza yesterday night.
Tom biraz peynir yedi.Tom ate some cheese.
Yürüyüşe gitmeden önce bir elma yedim.I ate an apple before I went for a walk.
Tom'a yemek yediğimi söyle.Tell Tom that I'm eating.
Güzel bir yemek yedik ve șarap içtik.We ate a nice meal and drank wine.
Şubat ayında on yedi yaşına girdi.He turned seventeen in February.
Yedi saat içinde tren istasyonuna varacaklar.They will arrive at the train station in seven hours.
Yedi saat içinde tren istasyonuna ulaşacaklar.They will arrive at the train station in seven hours.
Ne yediğimi asla bilmiyorum.I never know what I'm eating.
Rakunların ne yediğini merak ediyorum.I wonder what raccoons eat.
Sincap onun elinden yedi.The squirrel ate out of his hand.
Sandvicimi yedim.I ate my sandwich.
Öğle yemeği için bir sandviç yedim.I had a sandwich for lunch.
Önümüzdeki yedi yıl Fas'ta olacağım.I'll be in Morocco for the next seven years.
Son yedi gün boyunca, tüm bilgisayar ağımız çöktü.For the past seven days, our entire computer network has been down.
Az önce bir tabak dolusu kruvasan yedim. Şimdi tokum.I have just eaten a plate full of croissants. Now I am full.
Yemek yediğim masa pencereye yakındı.The table at which I dined was close to the window.
Zümre yedinci sınıfta sona erdi.The clan ended in seventh grade.
Bugün hiç bir şey yedin mi?Have you eaten anything at all today?
Akşam yemeği yedikten sonra bulaşıkları yıkadım.I washed the dishes after I'd eaten dinner.
Patates cipsi yedim.I ate potato chips.
Misafirler tatlı için çilekli peynirli kek yedi.Guests had strawberry cheesecake for dessert.
Akşam yemeği için fasulye çorbası ve külbastı yedim.I had bean soup and cutlet for dinner.
Sabahleyin pirinç püresi yedim.I ate rice porridge in the morning.
Nihayet doyurucu bir şey yedim.I finally ate something substantial.
Tom otuz yıl yedi.Tom was given thirty years.
Dünya kafayı yedi.The world has gone nuts.
Tom iyi bir akşam yemeği yedi.Tom had a good dinner.
İki defa dayak yedim.I got beat twice.
Beni saat yedi sularında uyandır.Wake me around seven o'clock.
Tom ve ben birlikte akşam yemeği yedik.Tom and I had dinner together.
Uçurumun üstünde salata yediler, ancak yürüyüş sırasında hastalandılar.They ate salad on the cliff, but got sick on the hike back.
Bütün meyveleri kim yedi?Who ate all the fruit?
O yedi dil biliyor.He knows seven languages.
Tom, ilk defa tatlı bir limon yedi.Tom ate a sweet lemon for the first time.
Tom Mary'nin sandviç yediğini gördü.Tom saw Mary eating a sandwich.
Küçük mutfaktaki masada birlikte yemek yedik.We ate together at the table in the small kitchen.
Öğle yemeği için bir hamburger yedim.I ate a hamburger for lunch.
Kantinde öğle yemeği yedim.I had lunch at the canteen.
Domuz pastırması ve yumurta yedik.We ate bacon and eggs.
Meksika yemeği yediğimden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've eaten Mexican food.
Kanada'daki her yedi kişiden biri yoksulluk içinde yaşıyor.One in seven people in Canada live in poverty.
Tom diğerleriyle akşam yemeği yedi.Tom had dinner with the others.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod