Ana içeriğe geç
Sözlük

yedek ile cümle

yedek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Evimin dışarıda gizli bir yedek anahtarı var.I have a spare key to my house hidden outside.
Bu arada, yedek pillerin var mı?By the way, do you have any spare batteries?
Bu araba için yedek parça alamam.I can not buy spare parts for this car.
O turun zaten bir yedek listesi var.That tour already has a waiting list.
Oda 360 için bir yedek anahtar alabilir miyim?May I borrow a duplicate key for Room 360?
Üst katta iki yedek odamız var, bunlardan hiçbiri yıllardır kullanılmıyor.We have two spare rooms upstairs, neither of which has been used for years.
Ondan yapılmış bir yedek anahtarı vardı.He had a duplicate key made from that one.
Yedek parçaları birer birer inceledi.He examined the spare parts one after another.
Yedek parçaları peşpeşe inceledi.He examined the spare parts one after another.
Yedek bir gömleğim yok.I don't have a spare shirt.
Tom bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.Tom is making spare parts in a car factory.
Lütfen bana bir yedek battaniye ver.Please give me a spare blanket.
Tom bahçesinde gizli bir yedek anahtar bulundurur.Tom keeps a spare key hidden in his garden.
Tom'un her zaman bir yedek planı vardı.Tom always had a back up plan.
Eskiden konser verdiğimde Tom ve Mary arkada benim yedek şarkıcılarımdı.Tom and Mary were my backup singers back when I used to perform.
Tom yedek lastiği çıkarmak için bagajı açtı.Tom opened the trunk to get the spare tire.
Senin aracının yedek lastiği var mı?Does your car have a spare tyre?
Bize yedek parça gönderiyorlar.They send us spare parts.
Yedek getirin.Bring backup.
İki yedek lastik alıyoruz.We are taking two spare tires.
Tom takımda olsa bile, o sadece yedek kulübesinde bekler.Even though Tom is on the team, he's just a bench warmer.
Tom arabasının bagajına yedek lastik koydu.Tom put the spare tire in the trunk of his car.
Bir yedek öğretmen olarak iş buldum.I've taken a job as a substitute teacher.
Yedek lastik bagajda.The spare tire is in the trunk.
Senin yedek lastiğini tutmak için en mantıklı yer arabanın bagajındadır.The most logical place to keep your spare tire is in the trunk of your car.
Her zaman bir yedek planın var.Tom always has a backup plan.
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyorum.I am making spare parts in a car factory.
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyorsunuz, değil mi?You are making spare parts in a car factory, aren't you?
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.He is making spare parts in a car factory.
Mary bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.Mary is making spare parts in a car factory.
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyoruz.We are making spare parts in a car factory.
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyorlar.They are making spare parts in a car factory.
Uçak biraz yedek yakıt taşımalıdır.The aeroplane must carry some spare fuel.
Tofu, et için bir yedek olarak kullanılabilir.Tofu can be used as a substitute for meat.
Tom verisini yedekledi.Tom backed up his data.
Sana bir yedek alabilir miyim?Can I get you a refill?
Bir şeyin aksama ihtimaline karşın Tom'un bir yedek planı vardı.Tom had a back up plan in case something went wrong.
Aracınızın yedek lastiği var mı?Does your car have a spare tire?
Yedek anahtarın var mı?Do you have a spare key?
Araban için kaç tane yedek anahtarın var?How many spare keys do you have for your car?
Tom yedek parça çalmak için bir depoya gizlice girdi.Tom sneaked into a warehouse to steal spare parts.
Tom yedekleme için çağrıda bulundu.Tom called for backup.
Belki bir yedek bulabiliriz.Perhaps we could find a substitute.
Tom her şeyi harici sabit disk üzerine yedekledi.Tom backed everything up on an external hard drive.
Dosyalarını yedekle.Back up your files.
Onların yedek bir planı var mıydı?Did they have a backup plan?
Bir yedek planın var mı?Do you have a backup plan?
Sizin yedek oyuncunuz zaten seçildi.Your substitute has already been picked out.
Yedek anahtarım var.I have a spare key.
Tom bagajı açtı ve yedek lastiği çıkardı.Tom opened the trunk and took out the spare tire.
Benim yedek planım yok.I have no backup plan.
Yedek planım yoktu.I had no backup plan.
O sınıf, okulun ilk haftası için bir yedek öğretmene sahipti.That class had a substitute teacher for the first week of school.
Tom her şeyi yedekledi.Tom backed everything up.
Hiç yedek yok.There is no substitute.
Tüm çalışmalarınızı yedekleyinBack up all your work.
Her zaman yedek bir plan yapmaya çalışıyorum.I try to always have a backup plan.
Tom ve Mary, John'un yedek şarkıcılarıdır.Tom and Mary are John's backup singers.
Yedek kopyalar yapan bir programı nasıl yazıyorsunuz?How do you write a program which makes backup copies?
Bir yedek raketim var.I have a spare racket.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod