Ana içeriğe geç
Sözlük

ye ile cümle

ye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yen dolar karşısında yüzde 10 değer kazandı.The yen appreciated 10 percent against the dollar.
Yen'in değeri büyük ölçüde arttı.The value of the yen has risen greatly.
Yen'in değeri yükselişe geçti.The value of the yen has soared.
Yen için tam döviz kurunu bilmek istiyorum.I'd like to know the exact exchange rate for yen.
Yen'in dolar karşısında değer kaybetmesi bekleniyor.The yen is expected to lose value against the dollar.
İstasyonun önünde büyük bir park yeri vardır.There is a large parking lot in front of the station.
İstasyon iki şehir arasında yer almaktadır.The station is situated in between the two towns.
İstasyonda bir kutu öğle yemeği satın aldım.I bought a box lunch at the station.
Uluslararası futbol turnuvasında İngiliz takımı Brezilya takımını yendi.The English team beat the Brazilian team in the international football tournament.
İngilizce dünyanın her yerinde kullanılır.English is used in every part of the world.
İngilizce dünyanın birçok yerinde konuşulur.English is spoken in many parts of the world.
Bazı İngilizce zarflar sıfat olarak işlevini yerine getirir.Some English adverbs function as adjectives.
O, İngilizcede yeterlidir.He is proficient in English.
Yüzmek için yeterince sıcak.It's warm enough to swim.
Yüzmeye gitmek için hava yeterince sıcak mı?Is it hot enough to go swimming?
Besleyici gıdalar yemelisin.You have to eat nutritious foods.
Besleyici bir kahvaltı yedim.I had a sustaining breakfast.
Canım sinemaya gitmek istemiyor. Onun yerine yürüyelim.I don't feel like going to the movies. Let's take a walk instead.
İş faaliyetlerimizi güçlendirmemiz için bunu yeniden organize etmeliyiz.We need to reorganize it in order to strengthen our business activities.
Unzen dağı öylesine güzel bir yer ki birçok insan orayı ziyaret eder.Mt. Unzen is such a nice place that many people visit there.
Ne mutlu ki, faturayı ödemek için yeterli parası vardı.Luckily he had enough money to pay the bill.
Sürücünün yeterince dikkatli olmadığı belliydi.It was obvious that the driver had not been careful enough.
Yetersiz bir sürücü olmasına rağmen sürücü sınavını geçebildi.He managed to pass his driving test even though he was a poor driver.
Yağmur duracağı yerde arttı.Instead of stopping, the rain increased.
Bir insan çok fazla içebilir fakat bir insan asla yeterince içmez.One can drink too much, but one never drinks enough.
Çok fazla içtim ve yer ayaklarımın altında dönüyor gibi görünüyordu.I drank too much and the ground seemed to spin under my feet.
Nesnelerin ağırlığının sebebi yer çekimidir.Gravity causes objects to have weight.
Yerçekimi, nesnelerin birbirine çekildiği doğal güçtür.Gravity is the natural force by which objects are attracted to each other.
Pirinç yağışlı bölgelerde yetiştirilir.Rice is grown in rainy regions.
Pirinç yağışlı bölgelerde yetişir.Rice is grown in rainy regions.
Bana 10,000 yen ödünç verebilir misin?Can you lend me 10,000 yen?
10,000 yen bozabilir misiniz?Can you break a 10,000 yen bill?
İlk trene yetişmek için erken kalktım.I got up early in order to catch the first train.
En küçük erkek kardeşim, büyük annemiz tarafından yetiştirildi.My youngest brother was brought up by our grandmother.
Gece için ona yer verebiliriz.We can accommodate him for the night.
Gece için sizi yerleştireceğim.I'll fix you up for the night.
Genel giriş ücreti yetişkinler için 7 dolardır.General admission is $7 for adults.
Genelde Yeni Zelandalılar Japonlardan daha uzun boyludur.Generally speaking, New Zealanders are taller than Japanese.
Genelleme yaparsak, Batılılar balığı çiğ yemezler.Generally speaking, Westerners don't eat fish raw.
İnsanlar genellikle yeni yasaya karşı.People in general are against the new law.
Bir kerede çok fazla yemek yememelisin.You must not eat too much food at one time.
Allah aşkına neden yeni yapılmış evini sattın?Why on earth did you sell your newly-built house?
O yaklaşık 10 milyon yen mi?Is it about ten million yen?
Bir buçuk asırlık bir karmaşadan sonra kraliyet otoritesi yeniden kuruldu.Only after a century and a half of confusion was the royal authority restored.
Kendim gitmek yerine bir kurye gönderdim.Instead of going myself, I sent a messenger.
Bir öğün yemek atlamak size zarar vermez.It won't hurt you to skip one meal.
Birlikte dışarıda akşam yemeği yemeye ne diyorsun?What do you say to dining out together?
Birlikte öğle yemeği yemek ister misin?Would you like to have lunch together?
Benimle birlikte dışarıda yemeğe ne dersin?How about eating out with me?
Bir hafta için yemeksiz gittim.I went without food for a week.
Bir haftada yedi gün vardır.There are seven days in a week.
Bir milletin para ve mali politikalarının yeterli karışımına sahip olması önemlidirIt is important for a nation to have an adequate mix of monetary and fiscal policies.
Bir kez bir dersi atladığınızda, sınıf arkadaşlarınıza yetişmek zor.Once you skip a lesson, it's hard to catch up with your classmates.
Onlar New York'a taşındı, ancak onlar yeni ortamlarına kolaylıkla adapte oldu.They moved to New York, but adapted easily to their new surroundings.
Anlayana tek kelime yeter.A word is enough to a wise man.
Aptal yerine konulmaktan hoşlanmıyorum.I don't like being made a fool of.
Bir kuyu su alabileceğiniz bir yerdir.A well is a place where you can get water.
Doktor onun kırık bacağını yerine yerleştirdi.The doctor set his broken leg.
Doktor ona yemekler arasında yememesini tavsiye etti.The doctor advised him not to eat between meals.
Doktor bana çok fazla yemek yemememi tavsiye etti.The doctor advised me not to eat too much.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ye ile cümle - Sayfa 7 - ye kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App