ye ile cümle
ye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Rüzgara karşı yelken açtık.We sailed against the wind.
Biz onu akşam yemeği partisine davet ettik.We invited him to the dinner party.
Biz onun yeni bir yol yapma planına karşı çıktık.We opposed his plan to build a new road.
Biz onun yeteneğini taktir ediyoruz.We appreciate his talent.
Bizim onun yeteneğine hayran olmamamız elimizde değil.We cannot help admiring his talent.
Biz onun yetenekli bir adam olduğunu kabul ediyoruz.We admit that he is a man of ability.
Yerel geleneklere saygı duymak zorundayız.We have to respect local customs.
Bizden yedi kişi var.There are seven of us.
Savaşta yeni bir aşamaya giriyoruz.We are entering a new phase in the war.
Yaşamak için yeriz, yemek için yaşamayız.We eat to live, not live to eat.
Yaşayabilmek için yeriz.We eat so we can live.
Biz yeriz bu yüzden yaşayabiliriz.We eat so we can live.
Biz yeni tür hastalıklarla karşı karşıyayız.We are faced with new kinds of diseases.
Biz yeni bir proje üzerinde başladık.We began on a new project.
Biz genellikle kentteki belirli bir yerde buluşurduk.We usually met at a certain place in the city.
Biz ilk trene yetişebilmek için erken çıktık.We left early so that we can catch the first train.
Balığı çiğ yeriz.We eat fish raw.
Yeni evimize rahatça yerleştik.We are comfortably established in our new home.
Ailemizin çevresinde yetiştik.We grew up within our family circle.
Biz bir şey yemeden saatlerce çalışmaya devam ettik.We kept on working for hours without eating anything.
Bir günde üç kez yemek yeriz.We have three meals a day.
Laramie'ye birlikte geldik ve orada ayrıldık.We went together to Laramie, and there we parted.
Biz sık sık balığı çiğ yedik.We often eat fish raw.
Gece için yol kenarı parkta yatacak bir yer bulduk.We bedded down at the roadside park for the night.
O ülkedeki yeni hükümetle dostça ilişkiler kurduk.We have established friendly relations with the new government of that country.
Bir gün dünyayı daha iyi bir yer yapacağız.We will someday make the world a better place.
Biz yedide kahvaltı yaparız.We have breakfast at seven.
Gezimizin amacı, yeni bir fabrikayı ziyaret etmektir.The purpose of our trip is to visit a new factory.
Bizim milletvekili yeni vergi planına karşı çıktı.Our representative argued against the new tax plan.
Temsilcimiz yeni vergi planına karşı çıktı.Our representative argued against the new tax plan.
Yeni okul binamız inşaat halinde.Our new school building is under construction.
Yeni merkezimiz Tokyoda'dır.Our new head office is in Tokyo.
Bizim yeni İngilizce öğretmenimiz üniversiteden yeni mezun.Our new English teacher is fresh from college.
Bizim kamu liderleri yaratıcı ve sık sık yeni fikirler ortaya atarlar.Our public leaders are imaginative and often come up with new ideas.
Biz bu yeni koşullara planımızı adapte etmeliyiz.We must adapt our plan to these new circumstances.
İlk oyunda takımımız takımınızı kolayca yenebilir.Our team can easily beat your team in the first game.
Futbol takımımız kasabadaki diğer takımların tümünü yendi.Our soccer team beat all the other teams in the town.
Okulumuz yeni bir öğretim yöntemi benimsemiştir.Our school has adopted a new teaching method.
Aşırı çalışma ve yetersiz yemeklerden dolayı, o hastalandı.What with overwork and poor meals, she fell ill.
Çok fazla yağ yemek kalp hastalığına sebep olmalı.Eating too much fat is supposed to cause heart disease.
Bagaj için yer açın.Make room for the baggage.
Vazo yere düştü ve parçalandı.The vase fell to the floor and shattered.
Çiçekler büyümeye başlıyor ve her şey yeşil oluyor.The flowers are beginning to grow and everything is becoming green.
Yağmurdan sonra çiçekler yeniden canlandı.The flowers revived after the rain.
Mars yaşayabileceğimiz geleceği parlak bir yer.Mars is a promising place where we may be able to live.
Yangın yetersiz tedbirlerle önlenemez.Fire cannot be prevented by half measures.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.There is no smoke without fire.
Ateş yakma imkanı olmadığı için, balığı çiğ çiğ yedi.As he had no way of making fire, he ate the fish raw.
Nehri yüzerek geçmenin düşüncesi bile beni titretmeye yetti.The mere idea of swimming across the river made me tremble.
Kabuki'de sadece yetenek değil fakat aynı zamanda kalıtım da önemlidir.In Kabuki not only talent but also heredity counts.
Bilim adamları dünyanın gıda teminini arttırmak için yeni yöntemler bulacaklar.Scientists will come up with new methods of increasing the world's food supply.
Bilimin temel amacı gerçeği , yeni gerçeği bulmaktır.The primary aim of science is to find truth, new truth.
Karım şimdi akşam yemeğini hazırlıyor.My wife is preparing dinner right now.
Ev gibi yer yoktur.There is no place like home.
Ben sığır yetiştiririm.I rear cattle.
Yeni bir ev yaptırıyorum.I'm getting a new house built.
Bir aile tartışmamız olduğunda, kocam her zaman benim yerime annesiyle taraftır.When we have a family argument, my husband always sides with his mother instead of me.
Aile tartışmamız olduğunda,eşim genellikle benim değil ailesinin tarafında yer alır.When we have a family argument, my husband always sides with his mother instead of me.
Ev yerine bahçede dinlenelim.Let's take a rest in the garden instead of indoors.
Gelecek hafta yeni bir araba satın alacağız.We will purchase a new car next week.