Ana içeriğe geç
Sözlük

ye ile cümle

ye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir yerde paramı çaldırdım.I had my money stolen somewhere.
Seni bir yerde gördüğümü hatırlıyorum.I remember seeing you somewhere.
Seninle bir yerde karşılaştığımı düşünüyorum.I remember meeting you somewhere.
Oralarda bir yerde bir çay molası verelim.Let's have a tea break somewhere around there.
Öğle yemeği yemek için iyi bir yer biliyor musunuz?Do you know a good place to have lunch?
Ara sıra sıcak ve baharatlı yemek yemeyi seviyorum.Every now and then I like to have hot and spicy food.
Bay Thomas gerçekten çok yetenekli bir öğretmen.Mr Thomas is a very able teacher.
Korkarım ki çok fazla yedim.I'm afraid I've eaten too much.
Oldukça yeterli olduğumu hissetmiyorum.I am not feeling quite up to par.
Benim en sevdiğim rengin yeşil olduğunu sana düşündüren şey nedir?What made you think that my favorite color was green?
Diğer takım elbiseye gücün nasıl yetebilir?How can you afford another suit?
Yedide uyandır lütfen.Wake up at seven, please.
Lütfen yarın sabah beni yedide uyandırmayı unutma lütfen.Please remember to wake me up at seven tomorrow morning.
Nasıl gidersek gidelim, yediye kadar oraya varmalıyız.However we go, we must get there by seven.
Ne tür yerleri görmek istiyorsun?What kind of places would you like to see?
Almanya birçok bilim adamı yetiştirdi.Germany produced many scientists.
Çadırlarımız yerine dışarıda yemek yiyelim.Let's eat outside instead of in our tents.
TV izlemek yerine iskâmbil oynayalım.Let's play cards instead of watching television.
TV izleme yerine dışarıda oynayın.Play outside instead of watching TV.
Televizyon için yer açmalısın.You must make room for the television.
Şirket televizyonda yeni bir araba tanıtımı yapıyor.The company is promoting a new car on TV.
Bir televizyon seti istiyorum, ama bir tane satın almaya param yetmez.I want a television set, but I can't afford to buy one.
Televizyonun kitapların yerini alacağını sanmıyorum.I don't think TV will ever take the place of books.
Mağazada yeni bir şapka aldım.I got a new hat at the department store.
Onun yerine kredi karımla ödemek istiyorum.I'd like to pay with my credit card instead.
Dennis yere uzanıp yattı.Dennis lay flat on the floor.
Ted İngilizce öğretmekte yetersiz.Ted doesn't have the competence to teach English.
Tatlı için yer ayırmaya çalışıyorum.I'm trying to save room for dessert.
Tatlı olarak hangi meyveyi yemek istersiniz?What fruit would you like to have for dessert?
Bu ders kitabı yeni başlayanlar için dizayn edilmiştir.This textbook is designed for beginners.
Dave'in yeni arabası için epeyce para ödediğine bahse girerim.I bet Dave paid a pretty penny for his new car.
Tina kısa sürede Japon yemeklerine alıştı.Tina soon got used to Japanese food.
Akşam yemeği için aşağı kata inelim.Let's go downstairs for dinner.
Akşam yemeği saat kaçta servis ediliyor?What time is dinner served?
Akşam yemeği hazır.Dinner is ready.
Akşam yemeğinden sonra, sahilde yürürüm.After dinner, I walk on the beach.
Akşam yemeği için balık yemeğe ne dersin?What about having fish for dinner?
Akşam yemeği için sık sık balık yer misin?Do you often have fish for dinner?
Aşağı gel, Dick. Akşam yemeği zamanı.Come down, Dick. It is time for dinner.
Dean, yemeği gerçekten bir kenara bırakabilir.Dean can really put away the food.
Tırnaklarını yeme alışkanlığından kurtulmalısın.You must get rid of the habit of biting your nails.
Sonunda gideceğimiz yere vardık.At last, we reached our destination.
Kısa bir kesintiden sonra tartışma yeniden başladı.Discussion resumed after a short interruption.
Öğle yemeğini az önce bitirdim.I've just finished lunch.
Sadece yeni bir iş düşünüyordum.I was just thinking of a new job.
Saat tam yedi buçuk.It is just half past seven.
Gitmeden önce bir şey yemelisin.You should eat something before you go.
Otur oturduğun yerde.Sit tight.
Üç yer ayırtmak istiyorum.I'd like to book three seats.
Biletlerin her biri yirmi yen.The tickets are 20 yen each.
Hiç elmalı tartla peynir yedin mi?Have you ever had cheese with apple pie?
Dan yeni bir bilgisayar satın aldı.Dan bought a new computer.
Onun yerine kimin gönderileceğini tahmin etmek mümkün değil.There is no telling who will be sent in his place.
Erdemli bir kız için yeni bir erkek bulmak çok basit.It's duck soup for a girl of easy virtue to find a new man.
Köylüler bir baraj inşaatı nedeniyle yerinden edildi.The villagers were displaced by the construction of a dam.
Bir değişiklik olsun diye neden benimle akşam yemeğine çıkmıyorsun?Why don't you dine out with me for a change?
Değişiklik olsun diye dışarıda yemeğe ne dersin?How about dining out for a change?
Sigaralara yeni bir vergi konuldu.A new tax has been imposed on cigarettes.
Dışarının ne kadar doğuk olduğu önemli değil, odalar yeterince sıcak.No matter how cold it is outside, the rooms are comfortably heated.
Bunu sevmesen bile, yemelisin.Even though you don't like this, you must eat it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod