ye ile cümle

ye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni Zelanda'da İngilizce konuşurlar.They speak English in New Zealand.
Ben meşgul yerleri seviyorum.I like busy places.
İşlek yerleri severim.I like busy places.
Ne müthiş bir akşam yemeği!What a splendid dinner!
Nancy yetenekli bir hemşiredir.Nancy is a capable nurse.
Nancy kapalı yer oyunlarından hoşlanır.Nancy enjoys indoor games.
Doğru, yemek pişirme hakkında çok şey biliyor, ama iyi bir ahçı değil.It's true that she knows a lot about cooking, but she isn't a good cook.
Mochida'nın elinden geleni yaptığı doğru ama yeterince dikkatli değildi.It is true that Mochida did his best, but he wasn't careful enough.
Tembel olduğu için öğretmeninden azar yedi.He was scolded by his teacher for being lazy.
Neden her gün öğle yemeği yemiyorsun?Why do you skip lunch every day?
Yeni evli Japon erkek niçin karısı hakkında kötü bir şey söyledi?Why did the newly married Japanese man say something bad about his wife?
Makasla kesmek yerine kumaşı niçin yırtıyorsun?Why did you tear the cloth instead of cutting it with scissors?
Bıçağı kullandıktan sonra lütfen onu olduğu yere geri koyduğundan emin ol.After using the knife, please be sure to put it back where it was.
Bıçakla yemek kabalıktır.It is bad manners to eat with a knife.
Büyük bir para miktarı bile bir erkeğin hayatının yerini alamaz.Even a large sum of money cannot take the place of a man's life.
Ne yemek zorunda kaldın?What did you have to eat?
Onu yeterince övemiyorum.I can't praise him enough.
Ne kadar hızlı yürürsen yürü, ona yetişemezsin.No matter how fast you may walk, you can't catch up with him.
Ne kadar denesem de,ona asla yetişemem.However hard I try, I can never catch up with him.
Ne kadar yersem yiyeyim, asla şişmanlamam.No matter how much I eat, I never get fat.
Tracy daha önce yemek çubuklarını hiç kullanmamıştı.Tracy had never used chopsticks before then.
Dolar Japon para birimi karşısında 360 Yenden 308 yene devalüe edildi.The dollar was devalued against the Japanese currency from 360 yen to 308 yen.
Dolar dün 126 yenden bugün 125 yene düştü.The dollar dropped to 125 today from 126 yen yesterday.
Doları yerel para birimine dönüştürmelisiniz.You must convert dollars into the local currency.
Dolar, yen'e karşı değer kaybetti.The greenback lost ground against the yen.
Yen için döviz kuru dolar karşısında yükseldi.The exchange rate for the yen against the dollar has risen.
Her şeyden önce, ne yediğinize ve içtiğinize dikkat edin.Above all, be careful about what you eat and drink.
Transistör'ün icadı yeni bir çağ başlattı.The invention of the transistor introduced a new era.
Transistörün icadı yeni bir döneme damgasını vurdu.The invention of the transistor marked a new era.
Kamyon kumu yere döktü.The truck dumped the sand on the ground.
Tom, akşam yemeğine geç kalmıştı.Tom was late for dinner.
Tom şapkasını kaybetti, ve yeni bir tane almak zorunda olduğunu hissetti.Tom lost his cap, and he felt that he had to buy a new one.
Annesinden ona yeni bir oyuncak almasını istedi.Tom appealed to his mother to buy a new toy for him.
Tom yenildiğini kabul ediyor.Tom acknowledges that he was defeated.
Tom ona vurup yere yıktı.Tom knocked him down.
Tom yeni tiyatroda bir oyun izledi.Tom saw a play in the new theater.
Tom yeni başladı fakat çabuk anlıyor.Tom's a beginner, but he catches on fast.
Tom kullanılmamış yeni bir araba satın aldı.Tom bought a brand-new car.
Tom işine o kadar daldı ki yemek yemeği unuttu.Tom got so absorbed in his work that he forgot to eat.
Tom dün akşam akşam yemeği yemedi.Tom didn't have dinner last night.
Tom bu sabah sebze çorbası yedi.Tom ate vegetable soup this morning.
Tom okula giderken Mary'ye rastladı.Tom met Mary on his way to school.
Tom Jill'e yeni bir giysi yaptı.Tom made Jill a new dress.
Tom yeni bir araba almaya istekli.Tom is eager to buy a new car.
Tom at yarışında asla yenilmemekle övünüyor.Tom boasts of never having been defeated in a horse race.
Tom'a yetişmek için koşmak zorunda kaldım.I had to run to catch up with Tom.
Tom'un bir sürü yeteneği var.Tom has many talents.
Tom'un modern resme yeteneği var.Tom has a talent for modern painting.
Tom'un tarih öğrenimi gördüğü yer Oxford Üniversitesiydi.It was at Oxford University that Tom studied history.
Tom uzaktayken onun yerine kim çalışacak?Who will fill in for Tom when he is away?
Tom, akşam yemeği için ne yemek istersin?Tom, what would you like to have for dinner?
Her öğrenciye kendi adı ve doğum yeri soruldu.Every student was asked his or her name and birthplace.
Şu paketleri bir yere koyuver.Just put those packages anywhere.
Tony akşam yemeğinden sonra çalışır mı?Does Tony study after dinner?
Tony akşam yemeğinden sonra çalışır.Tony studies after dinner.
Tony yeşil alanlar ve küçük, sessiz köyler gördü.Tony saw green fields and small, quiet villages.
Hava o kadar sıcaktı ki onun canı dondurma yemek istedi.It was so hot that she felt like eating ice cream.
Kendimi yepyeni biri gibi hissediyorum.I feel like a brand new person.
Hangisi bizim son dinlenme yerimiz olacak?Which one will be our final resting place?
Hoşlandığın herhangi birini ye.Eat whichever one you like.

İlgili Sayfalar