ye ile cümle
ye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Fred bir cerrah olmak için yetişti.Fred grew up to be a surgeon.
Fred annemi gittiği her yerde takip etti.Fred followed my mother wherever she went.
Herhangi bir yerde gidebileceğim bir bit pazarı var mı?Is there anywhere I can go to find a flea market?
Fransız yemeği yemek istiyorum.I want to eat French cuisine.
Blackie yemek yerken çok ses çıkarıyor.Blackie makes a lot of noise while he eats.
Plastik birçok geleneksel malzemenin yerini almaktadır.Plastics have taken the place of many conventional materials.
Bay Brown, 15 Mayıs'ta İngiltere'ye gitti.Mr Brown left for England on May 15.
Bayan Brown Japon yemekleri yemeye alıştı.Miss Brown has gotten used to eating Japanese food.
Üzümler salkımla yetişir.Grapes grow in bunches.
Bay Ford'a kendini yetiştirmiş insan denilir.Mr Ford is what is called a self-made man.
Çatalların yemek için genel kullanımı milattan sonra onuncu yüzyılda başladı.The general use of forks for eating started in the tenth century A.D.
Bir haritada Porto Riko'nun yerini bulun.Locate Puerto Rico on a map.
Soğuk hava Tom'u yeniden hayata döndürdü.The cold air revived Tom.
Hiromi yeni bir elbise giyiyor.Hiromi wears a new dress.
Bill yeterince sıkı çalışmadı ve bu yüzden başarısız oldu.Bill didn't work hard enough and so he failed.
Bill Mary'ye aşık gibi görünüyor.Bill seems to be stuck on Mary.
Bill kaptan olarak Jim'in yerini aldı.Bill replaced Jim as captain.
Bill 20 dakika geç kaldı. Bir yerde kaybolmuş olmalı.Bill is 20 minutes late. He must have gotten lost somewhere.
Bir parça ekmek onun açlığını tatmin edecek kadar yeterli değildi.A piece of bread was not enough to satisfy his hunger.
İyi uyup uymadığını görmek için bu yeni ceketi dene.Try on this new suit to see if it fits well.
Vitamin açısından zengin bazı sebzeler yemelisin.You should eat some vegetables rich in vitamins.
C vitamini için taze limon yedim.I ate a fresh lemon for the vitamin C.
Pizza yemek için şehir merkezine gidiyoruz.We are going downtown to eat pizza.
Peter'ın yeni bir bebek bezine ihtiyacı olabilir.Peter may need a new diaper.
Peter bir süre için yeni bir daire bulmak için çalışıyor.Peter has been trying to find a new apartment for some time.
Peter ve Carol'un tatillerini geçirecekleri yerde araları açıktı.Peter and Carol were at odds with each other over where to spend their vacation.
Hamburger ünlü bir Amerikan yemeği.The hamburger is a famous American dish.
Hawaii'ye gitmek istiyorum.I'd like to go to Hawaii.
Hawaii'ye geldiğinde, seni gezdireceğim.When you come to Hawaii, I'll show you around.
Geçit törenini bulunduğum yerden iyi göremiyordum.I couldn't see the parade well from where I was.
Harry, Sally'ye yalan söylediği için utanıyor.Harry is ashamed of having lied to Sally.
Bana doyurucu bir yemek yiyebileceğim bir yer söyleyebilir misin?Could you tell me where I could go to get a square meal?
Bir birahane bira içmek için popüler bir toplanma yeridir.A pub is a popular gathering place in which to drink beer.
Bunu mükemmel bir akşam yemeği olarak telaffuz ediyorum.I pronounce this a perfect dinner.
Ekmek ve tereyağından başka bir şey yemedim.I ate nothing but bread and butter.
Bir alternatif olarak tereyağı yerine margarin kullanabilirsiniz.You can use margarine as a substitute for butter.
Pasaportumu kaybettim. Yeni bir tane almak zorunda kalacağım.I lost my passport. I'll have to get a new one.
Otobüs yerine trenle gidelim.Let's go by train instead of by bus.
Yeni ilaç, Vaxgen'in laboratuvarında test edilecek.The new drug will be tested in Vaxgen's laboratory.
Yürüyüş günümüz için bir öğle yemeği getir.Bring a lunch for our day of hiking.
O, partiye gittiğinde, Sam doğruca yemek almaya gitti.When he got to the party, Sam made a bee line for the food.
Parti başka insanlarla arkadaş olmak için elverişli bir yerdir.A party is a good place to make friends with other people.
Partiden arta kalan birçok yemek vardı.There was a lot of food left over from the party.
Partinin başlangıcına vaktinde yetişecek miyiz?Will we be in time for the beginning of the party?
Eğer onu partide görürsen, Nancy'ye selam söyle.Please say hello to Nancy if you see her at the party.
Bay Parker çubuklarla yemeyi denedi.Mr Parker tried eating with chopsticks.
Fareler ekmeğin bir kısmını yedi.The mice ate some of the bread.
Çamurlu yol, yeni ayakkabılarımı mahvetti.The muddy road has ruined my new shoes.
Sarımsak yemeğin lezzetini artırmak için kullanılır.Garlic is used to improve the taste of food.
Havuç hariç, onun yemeyeceği hiçbir şey yok.Except for carrots, there is nothing he won't eat.
New York ile karşılaştırıldığında, Tokyo çok daha güvenli bir yerdir.Compared to New York, Tokyo is a much safer place.
Newton yerçekimi yasasını kanıtlamıştır.Newton established the law of gravity.
O, Yeni Zelanda'ya taşınacak.She will be relocated to New Zealand.
Yeni Zelanda'ya giderken Los Angeles'ta iki gece konakladık.We stopped over in Los Angeles for two nights on the way to New Zealand.
Yeni Zelanda, koyunların ve ineklerin bir ülkesidir.New Zealand is a country of sheep and cows.
Yeni Zelanda nasıl bir yerdir? Avustralya kadar seyrek nüfuslu mudur?What's New Zealand like? Is it as sparsely populated as Australia?
Ben Wellingtonluyum,Yeni Zelanda'nın başkenti.I'm from Wellington, the capital of New Zealand.
Yeni Zelanda'nın iklimi, Japonya'nınkine benzerdir.The climate of New Zealand is similar to that of Japan.
Onların Yeni Zelanda'dadaki tüneller ile ilgili çok sayıda sorunları olduklarını duydum.I hear they have a lot of problems with the tunnels in New Zealand.
Yeni Zelanda'da, halk İngilizce konuşur.They speak English in New Zealand.