Ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici! Yeşilliktir yatağımız.»Vad du är skön, min vän! Ja, ljuvlig är du, och grönskande är vårt viloläger.
Ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici! Yeşilliktir yatağımız.Ιδου, εισαι ωραιος, αγαπητε μου, ναι, ευχαρις και η κλινη ημων ειναι ευθαλης.
Ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici! Yeşilliktir yatağımız.Ето, хубав си, любезни ми, да! Приятен си; И постелката ни е зеленината.
Ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici! Yeşilliktir yatağımız.кровли домов наших – кедры,
Ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici! Yeşilliktir yatağımız.הנך יפה דודי אף נעים אף ערשנו רעננה׃
Ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici! Yeşilliktir yatağımız.ها انت جميل يا حبيبي وحلو وسريرنا اخضر.
Ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici! Yeşilliktir yatağımız.我 的 良 人 哪 、 你 甚 美 麗 可 愛 、 我 們 以 青 草 為 床 榻
Ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici! Yeşilliktir yatağımız.我的良人 哪 、 你 甚 美 麗可愛 、 我們以 青草 為 床榻
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.As águas de Ninrim são desoladas; secou-se a relva, definhou a erva verde, e não há verdura alguma.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Các dòng nước ở Nim-rim cạn tắt ; cỏ khô , cỏ non chẳng có , không còn một vật xanh nào .
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Các dòng nước ở Nim-rim cạn tắt; cỏ khô, cỏ non chẳng có, không còn một vật xanh nào.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Căci apele Nimrim sînt pustiite, s'a uscat iarba, s'a dus verdeaţa, şi nu mai este niciun fir verde.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Car les eaux de Nimrim sont ravagées, L`herbe est desséchée, le gazon est détruit, La verdure a disparu.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Denn die Wasser zu Nimrim versiegen, daß das Gras verdorrt und das Kraut verwelkt und kein Grünes wächst.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.니므림 물이 마르고 풀이 시들었으며 연한 풀이 말라 청청한 것이 없음이로다
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Le acque di Nimrìm sono un deserto, l'erba si è seccata, finita è la pastura; non c'è più nulla di verde
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Mert Nimrim vizei pusztasággá lesznek, mert elszáradt a pázsit, elfogyott a fû, és semmi zöld nem lészen.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Nimrimin vedet ehtyvät erämaaksi, heinä kuivuu, ruoho lakastuu, vihantaa ei ole.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Nimrims Vande bliver Ødemarker, thi Græsset visner, Grønsværet svinder, Grønt er der ikke.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Nimrims vatten bliva torr ökenmark, gräset förtorkas, brodden vissnar, intet grönt lämnas kvar.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.pretože vody Nimríma budú velikou púšťou, lebo tráva uschne, bylina vyhynie; nebude ničoho zeleného.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Proto že vody Nimrim vymizejí, že uschne bylina, usvadne tráva, aniž co zeleného bude.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Przeto, że wody Nymrym zginą, że poschną zioła, uwiędnie trawa, a nic nie będzie zielonego.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Pues las aguas de Nimrim quedan desoladas. Ciertamente se seca la hierba; se extingue el pasto; no hay verdor
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Zelfs de Nimrim-rivier wordt een woestenij. Het gras verdort en de kwetsbare planten verwelken.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.διοτι τα υδατα της Νιμρειμ θελουσιν εκλειψει διοτι ο χορτος εξηρανθη, η χλοη εξελιπε, δεν υπαρχει ουδεν χλωρον
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Защото водите на Нимрим пресъхнаха; Защото тревата изсъхна, моравата изчезна, Няма нищо зелено.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.потому что воды Нимрима иссякли, луга засохли, трава выгорела, не стало зелени.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.כי מי נמרים משמות יהיו כי יבש חציר כלה דשא ירק לא היה׃
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.لان مياه نمريم تصير خربة لان العشب يبس. الكلأ فني. الخضرة لا توجد.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.因 為 寧 林 的 水 成 為 乾 涸 . 青 草 枯 乾 、 嫩 草 滅 沒 、 青 綠 之 物 、 一 無 所 有
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.因 為寧 林 的 水成 為乾涸 . 青草 枯乾 、 嫩草 滅沒 、 青綠之物 、 一無所有
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.Dieses Objekt ist also eine Heimfarm, für Fische und Grünzeug.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.Et oui, cet objet est une ferme domestique, pour poissons et plantes.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.Infatti, questo oggetto è una fattoria domestica, per pesci e verdura.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.Într-adevăr, acest obiect este o fermă domestică pentru peşti şi verdeaţă.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.Jest to, w rzeczy samej, domowa hodowla ryb i roślin.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.농담이 아니라 이건 생선과 채소를 제공하는 가정용 목장인 셈입니다.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.Realmente, este objeto es una granja doméstica, para peces y hortalizas.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.Αυτό το αντικείμενο είναι μια οικιακή φάρμα ψαριών και πρασίνου.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.Този обект всъщност е домашен развъдник на риби и зеленина.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.Это домашняя ферма для разведения рыбы и зелени.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.אכן, המוצר הזה הוא חוה ביתית, לדגים וצמחים ירוקים.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.بالتأكيد، هذا الكائن عباره عن مزرعه محليه، للأسماك والنباتات.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.家庭菜園です これの目的は 各家庭に
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Az a földdarab örökre legelő marad.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Bahwa tanah di sana akan tetap subur selamanya.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Ces terres resteront des pâturages permanents.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Den marken kommer förbli betesmark för all framtid.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Dieses Land dort wird auf ewig Weide bleiben.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Esa tierra de ahí continuará siendo pasto siempre.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Essa terra irá manter-se uma pastagem para sempre.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Het land hier zal weids blijven tot in de eeuwigheid.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.여기는 영원히 목초지로 남을거에요.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.La terra davanti resterà sempre destinata al pascolo.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Tahle půda zůstane navždy pastvinou.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Ta łąka zostanie tam na zawsze.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Táto pôda zostane navždy pastvinou.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Terenul de acolo va rămâne păşune pentru veşnicie.
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.Vùng đất này sẽ duy trì những đồng cỏ vĩnh viễn.