Ağaçlar ve yeşillikler tarafından çevrili apartmanlarda daha az suç var.There is less crime in apartment buildings surrounded by trees and greenery.
Ayrıca mahallede yerel yeşilliklerden çeşitli yemekler yapılmaktadır.In addition, a variety of other drinks are produced locally.
Köy yeşillikler içindedir."HANDE YENER - Yeşillere Büründü".
Yoğurduğunuz köfte harcına kenarda bekleyen yeşillikleri ekleyin.Beware of the big green dragon that sits on your doorstep.
Arazi, geriye hiçbir yeşillik kalmayacak şekilde kurumuş olarak tasvir ediliyor.The area has since been completely recolonized by vegetation through ecological succession.
Köyün adı yeşillik bir alana kurulmasından gelmektedir.The present name is derived from Green Camp Township.
Kendi topraklarının yeşilliklerinde koşmayı ve kardeşleri ile oynamayı çok sevmektedir.She was fond of riding and hunting with her brothers.
Bu yolların kenarları yeşillikle örtülürdü.They crossed the rivulet safely.
Nemli yeşillikler arasında böcek avlarlar.He looks up and beholds three green-gold snakes.
Bahçedeki yeşillikler de çok belirgin..Or just the the foliage in the garden. Its just sumptuous.
Sonuçta, ben bir yeşillik çocuğuyum.After all, I'm one of the green guys:
Oradaki arsa sürekli yeşillikler içinde olacak.That land there will remain pasture in perpetuity.
Güney Amerika'da, kişi başında düşen yeşillik oranı en düşük olan ülke.It has the lowest green space per capita in all of South America.
Yeşillikler içinde, çok güzel bir ortamda bulunuyor ve bir kayanın üzerinde oturuyor.We have this verdant environment, this beautiful atmospheric perspective and she sits on a rock.
Çünkü genellikle, sırtüstü, yukarıdaki yeşilliklere bakarak yaşıyor.looking up at those grasses.
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.Indeed, this object is a domestic farm, for fishes and green.
Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.The range of the mountains is his pasture, He searches after every green thing.
Ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici! Yeşilliktir yatağımız.Behold, you are beautiful, my beloved, yes, pleasant; and our couch is verdant. Lover
O, yeşillikler bitirmiştir.Who brings out the pastures
O, yeşillikleri çıkarıp sonra da onu kara kuru bir çöpe çevireni!Who brings out the pastures
O ki yeşillikler bitirdi.Who brings out the pastures
Bir rüzgar göndersek de yeşilliklerin sarardığını görseler hemen nankörlüğe başlarlar.But if We loose a wind, and they see it growing yellow, they remain after that unbelievers.
Yerden yeşillik, kabak, sarımsak, mercimek, soğan bitirsin.He Said: would ye take in exchange that which is mean for that which is better!
Ondan da bir yeşillik çıkardık. O yeşillikten birbiri üzerine binmiş dâneler çıkardık.We produce from it greenery from which We produce grains arranged in layers.
Yeşillik, büyüyen dallarla sınırlıdır.Foliage is confined to the growing twigs.
Yeşillik kısmı ve mor-siyah meyveler zehirlidir.The foliage and purple-black berries are poisonous.
Ve yeşilliklerle doldurulmuş tamales gerçekten sıcaktı, parıldardı."And the tamales stuffed with greens were indeed hot, gleaming hot."
Yeşillik, çeltik yetiştiriciliğinde yeşil gübre olarak kullanılır.The foliage is used as green manure for paddy cultivation.
Fazladan baharat veya yeşillik eklenebilir.Additional herbs and greens can be added after pizzetta has been cooked.[4]
Baiyun yeşilliklerinden dolayı gayri resmi olarak "Şehrin Akciğeri" (市肺) olarak bilinir.Baiyun is informally known as the "City's Lung" (市肺), from its greenery.
Yeşillik, yumurta, domuz pastırması ve bahçe sebzeleri ile Kaliforniya usulü pizzaCalifornia-style pizza with greens, egg, bacon, and garden vegetables
Gezdiribilen Bir Yeşillik, Tarla.Schäm' dich, Lotte!
Elma ve yeşillik ile vazo., 1872.Dunkler Mohn und Äpfel, 1897.
Köy adeta yeşillikler içerisine gömülmüş gibidir.Die Palmherzen können als Gemüse gegessen werden.
Refrain Güneş, alın teri ve yeşillik ve deniz, Yüz yıllardır acı ve umut; Bu atalarımızın ülkesidir.Sol, suor e o verde e mar, Séculos de dor e esperança: Esta é a terra dos nossos avós!
Refrain Güneş, alın teri ve yeşillik ve deniz, Yüz yıllardır acı ve umut; Bu atalarımızın ülkesidir.Il Sole, il sudore, verdure e il mare, Secoli di dolore e di speranza; Questa è la terra dei nostri antenati.
Çok geniş yeşilliklere sahip olması hayvancılığı son derece kolay hale getirmiştir.Essendo una pianta grassa di natura infestante la sua coltivazione risulta essere molto facile.
İyidere yeşilliklerin sonsuz olduğu bir yer gibidir.Тип листвы вечнозелёный.
Elma ve yeşillik ile vazo., 1872.Византия и печенеги. — 1872.
Suyu bol, yeşillik bir mahalledir.وإن تسنيم هي عين في الجنة يشرب بها المقربون.
Refrain Güneş, alın teri ve yeşillik ve deniz, Yüz yıllardır acı ve umut; Bu atalarımızın ülkesidir.Sol, suor, o verde e o mar, Séculos de dor e esperança; Esta é a terra dos nossos avós!
Yeşilliklerle ve nimetlerle doludur.Possuem rizomas e tubérculos.
Dere boyu oldukça yeşilliktir.O trigo é muito verde então.
Ayrıca mahallede yerel yeşilliklerden çeşitli yemekler yapılmaktadır.Além disso, diversas outras bebidas são produzidas localmente.
Kendi topraklarının yeşilliklerinde koşmayı ve kardeşleri ile oynamayı çok sevmektedir.Ze hield van bomen klimmen en vocht met haar broer.
Suaygırları ise günde 50 kg saman, yeşillik ve kök karışımı yemek zorundadırlar.Dospělí sloni denně sežerou až 150 kg trávy, listí, větviček a ovoce.
Nemli yeşillikler arasında böcek avlarlar.Mezi žaberními štěrbinami jsou přepážky.
Salatalarda kullanılır veya yeşillik olarak pişirilir.Konzumují se v salátech nebo vařené jako listová zelenina.
Yeryüzünü korur. Doğaya can verir. Yeşillik alanlarda rüzgar olup gezer.Alahçın je ochránkyní země, dárkyně života přírodě.
İkinci kısımda büyük bir yeşillikli park bulunur.Előtte szép zöld park terül el.
Sofraya servis edilirken üzerine yeşillik serpilir.Köretként zöldségsalátát szolgálnak fel mellé.
Refrain Güneş, alın teri ve yeşillik ve deniz, Yüz yıllardır acı ve umut; Bu atalarımızın ülkesidir.Kuoro Aurinko, hiki, maan vehreys ja meri, kärsimyksen ja toivon vuosisadat: Tämä on esi-isiemme maa!
Batı kesimi ise yeşillik içinde olup kafeler ve sanat galerileri bulunmaktadır.Länsiosa on vehreämpi ja siellä on kahviloita ja taidegallerioita.
Gezdiribilen Bir Yeşillik, Tarla.Suomentanut Rouhiainen, Tarja.
Suaygırları ise günde 50 kg saman, yeşillik ve kök karışımı yemek zorundadırlar.Ihminen tarvitsee päivässä yhteensä 5 kg happea, ruokaa ja vettä.
Refrain Güneş, alın teri ve yeşillik ve deniz, Yüz yıllardır acı ve umut; Bu atalarımızın ülkesidir.ΧΟΡΩΔΙΑ Ήλιος, ιδρώτας, πρασινάδα και θάλασσα, Αιώνες πόνου και ελπίδας· Αυτή είναι η γη των προγόνων μας.
İlçenin genelinde yeşillik ve verimli topraklar hakimdir.Στερεάς Ελλάδος Αττικής και Βοιωτίας Βάλτου Αιτωλοακαρνανίας Δυτ.
Gezdiribilen Bir Yeşillik, Tarla.Ηλιοπούλου Ρογκάν, Ντόρα.
Bu bölge gür yeşillikli bir vadi çevresinde çöl ve boş arazi, ekilmemiş topraklarla kaplıdır.Huyện nằm trên một thung lũng xanh tốt bao quanh là các sa mạc và đất đai cằn cỗi.
Gezdiribilen Bir Yeşillik, Tarla.そのまま走行不能となりリタイア。