Ana içeriğe geç
Sözlük

yeşil ile cümle

yeşil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yeşil bitkiler kendi besinlerini üretebilir.Green plants can make their own food.
Yeşili mi yoksa maviyi mi istiyorsun?Do you want the green or the blue?
Yeşil Alice'e uyuyor.Green suits Alice.
Yeşil Alice'in üstünde iyi görünüyor.Green looks good on Alice.
Elmalar kırmızı veya yeşildir.Apples are red or green.
Onun yeşil gözleri ve açık kahverengi saçı var.She has green eyes and light brown hair.
O, yeşil biber sevmez.She does not like green peppers.
Mavi pantolonun, yeşilden daha fazla maliyeti var.The blue pants cost more than the green ones.
Geçmeye başlamadan önce yeşil sinyali bekle.Wait for the green signal before starting to cross.
Hangi meyve yeşildir?What fruit is green?
Japon yeşil kantaron çayı çok acıdır.Japanese green gentian tea is very bitter.
Lima fasulyesinin rengi yeşildir.Green is the color of lima beans.
Yeşil bir alan güzel bir alandır.A green field is a beautiful field.
Biz güzel yeşil bir vadi boyunca gezdik.We hiked through a beautiful green valley.
Hangi rengi tercih edersin, mavi mi yoksa yeşil mi?Which color do you prefer, blue or green?
Renksiz yeşil fikirler öfkeli uyur.Colorless green ideas sleep furiously.
Renksiz yeşil fikirler öfkelice uyur.Colorless green ideas sleep furiously.
Renksiz yeşil fikirler öfkeli bir şekilde uyur.Colorless green ideas sleep furiously.
Elbise yeşildir.The dress is green.
Viking zamanında, Grönland bugünkünden daha yeşildi.In Viking times Greenland was greener than today.
Masa yeşil.The table is green.
Yeşil çatılı ev benimki.The house with the green roof is mine.
Kabaklar yeşildir.Courgettes are green.
Sahada yeşil çimler var.There is green grass on the field.
Sahada yeşil çim var.There is green grass on the field.
Hangi meyve yeşil?Which fruit is green?
Roka veya herhangi bir acı yeşilliğe dayanamam.I can't stand arugula or any bitter greens.
Yeşil Burun Adalarında konuşulan diller Portekizce ve kreollerdir.The languages spoken in Cape Verde are Portuguese and creoles.
Yeşil biberleri severim.I love green peppers.
Yeşil su içmeye uygun değildir.The green water is not suitable for drinking.
Yeşil fasulyeyi çiğ yemek mümkündür.It's possible to eat green beans raw.
Dağ yeşildir.The mountain is green.
Yeşil adam yanıp sönerken yolu geçmeyin.Do not cross the road when the green man is flashing.
Kabaklar yeşildirler.Zucchinis are green.
Bu yeşil yapraklar sonbaharda kırmızıya döner.These green leaves will turn red in the fall.
O asla yeşil giymez.She never wears green.
Çiti Tom'a açık yeşile boyattık.We had Tom paint the fence light green.
Kalbim yeşil ve sarıdır.My heart is green and yellow.
Yeşil, benim en sevdiğim renktir.Green is my favorite color.
Tabakta bir parça piliç, bir patates ve biraz yeşil bezelye vardı.On the plate was a piece of chicken, a potato and some green peas.
Bir gökkuşağı kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit ve mordan oluşur.A rainbow consists of red, orange, yellow, green, blue, indigo and violet.
O bir yeşilaycı.He's a teetotaller.
Elektrikli arabalar aslında yeşil değildir.Electric cars are not actually green.
Büyükannemin yeşil bir başparmağı var.My grandmother has a green thumb.
Senin yeşil bir kitabın var.You have a green book.
Bu mavi perdelerle yeşil bir halı güzel gitmez.A green carpet won't go well with these blue curtains.
Bu yeşil yapraklar güz aylarında kızarır veya sararırlar.These green leaves turn red or yellow in autumn.
İngiltere'de çimlerin kışın bile yeşil olduğunu duydum.I hear the grass in England is green even in the winter.
Etek yeşildir.The skirt is green.
Tüm dağlar yeşil değildir.All mountains are not green.
O bir uygun mini etekle yeşil bir ceket giyiyordu.She was wearing a green coat with a matching mini-skirt.
Yeşil düğmeye bas. Öyle yaparsan ışık yanacak.Press the green button. If you do so, the light will go on.
Yeşil butona bas ve ışık yanacaktır.Push the green button and the light will go on.
Yeşil gözleri var.She has green eyes.
Onun yeşil gözleri var.He has green eyes.
Mary, Yeşilin Kızı Anne'yi okuyor.Mary is reading Ann of Green Gables.
Ben alkol içmemeyi tercih ediyorum. Ben yeşilaycıyım.I choose not to drink alcohol. I am teetotal.
Neden senin evini tekrar yeşile boyattın?Why did you repaint your house green?
Odamın duvarları yeşildir.The walls of my room are green.
Diğer tarafta ki çimler her zaman daha yeşil görünüyor.The grass always seems greener on the other side.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod