Ana içeriğe geç
Sözlük

yeşil ile cümle

yeşil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yeşil size uyar.Green suits you.
Yeşil size uyuyor.Green suits you.
Inek, uzun, yeşil çimenlerin arasında çok yavaş hareket ediyordu.The cows were moving very slowly through the long green grass.
Tepe her zaman yeşildir.The hill is always green.
Çiçekler büyümeye başlıyor ve her şey yeşil oluyor.The flowers are beginning to grow and everything is becoming green.
Yeşil çatılı o bina nedir?What is that building with the green roof?
Çatısı yeşil olan ev benim.The house whose roof is green is mine.
Burada bir yeşil alan vardı; şimdi bir süpermarket var.There used to be a green field here; now there's a supermarket.
Kırmızı yeşilin aksine bir tehlike işaretidir.Red, as opposed to green, is a sign of danger.
Tony yeşil alanlar ve küçük, sessiz köyler gördü.Tony saw green fields and small, quiet villages.
Benim en sevdiğim rengin yeşil olduğunu sana düşündüren şey nedir?What made you think that my favorite color was green?
Lütfen bana yeşil gömleği gösterin.Please show me the green shirt.
Ağaç yıl boyunca yeşil kalıyor.The tree is green all year round.
Çit yeşil boyalıdır.The fence is painted green.
Bu yeşil yapraklar sonbaharda kızarırlar.These green leaves turn red in the fall.
Bu yeşil yapraklar sonbaharda kızarır veya sararır.These green leaves turn red or yellow in fall.
Bu yeşil bir defter.This is a green notebook.
Bu kutunun dışı yeşildir ama içi kırmızıdır.The outside of this box is green, but the inside is red.
Bu çaya, yeşil çay denir.This tea is called green tea.
Yeşil kırmızı ile gitmez.Green doesn't go with red.
O kırmızı kravat takım elbisene uymuyor-Niçin yeşil olanını takmıyorsun?That red tie doesn't go with your suit. Why don't you wear the green one?
Yeşil giyinmiş, o uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biliyor musun?Do you know who that tall blonde girl in green is?
Ağaçlar yeşil.The trees are green.
Göl yeşil tepelerle çevrilidir.The lake is surrounded by green hills.
Parktaki çim yeşil ve güzel.The grass in the park is green and beautiful.
Parktaki yeşil yapraklar göze hoş geliyor.Green leaves in a park are pleasing to the eye.
Bana siyah çay ve yeşil çay arasındaki farkı tanımlayabilir misin?Can you describe to me the difference between black tea and green tea?
Dağlar mutlaka yeşil değildir.Mountains are not necessarily green.
Torunlarımıza temiz ve yeşil bir dünya bırakmak istiyoruz.We want to leave our descendants a clean and green earth.
Biz evi yeşile boyadık.We painted the house green.
Biz kapıyı yeşile boyadık.We painted the door green.
Ben yeşil çay istemiyorum.I don't care for green tea.
Yeşil biberi çok severim.I like green peppers very much.
Çiti yeşile boyadım.I painted the fence green.
Duvarlar sarıyken, yer yeşile boyanmıştı.The floor was painted green, while the walls were yellow.
Sinyal yeşile döndü.The signal turned green.
Işık yeşile dönünceye kadar bekle.Wait till the light turns green.
Trafik ışığı yeşil yandı.The traffic light turned green.
Işık yeşile dönene kadar bekleyin.Wait until the light changes to green.
Işık yeşil olana kadar bekleyin.Wait until the light changes to green.
Trafik lambası yeşil.The traffic signal is green.
Hükümet ülkemizi temiz ve yeşil hale getirmek için çaba sarf etmiştir.The government has made efforts to make our country clean and green.
Yeşil bir muz, yenecek kadar olgun değildir.A green banana is not ripe enough to eat.
Bir yeşil ışık açık.A green light is on.
Işık kırmızıdan yeşile dönüştü.The light changed from red to green.
Yeşili maviden ayıramadı.He couldn't tell green from blue.
Çok koyu bir yeşil çay içti.He drank too much strong green tea.
O, bütün duvarları yeşil boyadı.He painted all the walls green.
O en çok yeşili seviyor.He likes green the best.
Onlar çiti yeşile boyadılar.They painted the fence green.
Onun yeşil bir şapka giydiğini hatırlıyorum.I remember that she wore a green hat.
Yeşil bir elbise giydi.She wore a green dress.
O, yeşil biberlerden nefret ediyor.She hates green peppers.
O yeşil bir elbise giymişti.She is in a green dress.
Biz her gün taze yeşil salata yeriz.We eat a fresh, green salad every day.
Yeşil Alice'e yakışır.Green suits Alice.
Yeşil düğmeye basın ve ışık yanar.Push the green button, and the light goes on.
Yeşil yapraklar çıkıyor.The green leaves are coming out.
Yeşil rengi, çim ile ilişkilidir.Green is associated with grass.
Yeşil bitkiler kendi gıdalarını üretebilirler.Green plants can make their own food.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod