Ana içeriğe geç
Sözlük

yeğ ile cümle

yeğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca kendisi eski başkan Salvador Allende'nin de yeğenidir.É o partido do ex-presidente Salvador Allende.
Üçüncü tel (yegâh teli) ise kemanın sol-G telidir.Então A nota B (si) é a Terça Maior de G (sol).
Polat Alemdar, Duran Şatıroğlu'nun yeğeni olarak gösterilmişti.Pandora foi encontrada mais tarde por ser sobrinha de Geronimo.
Anne yeğeni Henry'nin velayetini üzerine aldı.Ele foi sucedido por seu sobrinho, Henry.
Sonuçta, 1879´da, Kerim Han´ın yeğenlerinden Lütf Ali Han kendini yeni kral olarak ilân etti.Até que, em 1789, Lotf Ali Cã, um sobrinho-neto de Carim Cã, declarou-se o novo rei.
Anıtsallığın yerine insancıllığı yeğlemiştir.Dentro da fotografia prefere o erotismo feminino.
Üstad'ın yeğeni.O sobrinho do general.
Maya Lin Çin'in ilk bayan mimarı olarak anılan Lin Huiyin'nın yeğenidir.Maya Lin é sobrinha de Lin Huiyin.
Ayran yapımında, doğal nitelikli, yağlı koyun yoğurdu yeğlenir.Devido a sua ligação com Ogum, gosta de arroz com feijão preto, ao invés de arroz simples.
Aynı yıl Jül Sezar'ın yeğeni Atia Balba Caesonia ile evlendi.Ele se casou depois com a sobrinha de Júlio César, Ácia Balba Cesônia.
Bunları aydınlatacak yegane kişi Başkomiser Battle'dı.Quem inventou os reploids foi Dr.Light.
Weizman, aynı zamanda İsrail'in ilk cumhurbaşkanı olan Haim Weizmann'ın yeğeni idi.Era sobrinho do primeiro presidente de Israel, Chaim Weizmann.
Yeğeni, Amalia Karamanlis ile evlendi.Casou-se com sua sobrinha Anna Amalia Louzada.
525–582), I. Justinianus'un yeğeni Bizans generali527–565), sobrinho de Justino I (r.
Ama Bhave, toprakların parçalanmasını yüreklerin parçalanmasına yeğ tuttuğunu söyledi.PJ alega que ela deslocou seu coração.
Boemondo'nun yeğeni Tancred, Antlaşmayı onurlandırmayı reddetti.Bohemunds neef, Tancred, weigerde echter het verdrag na te leven.
Yeğeni Gratianus'un başarısını kıskanan Valens zaferi kendi başına kazanmak istediğine karar verdi.Valens, jaloers op het succes van zijn neef Gratianus, besloot dat hij de overwinning voor zichzelf wilde.
Yokluğunda yerini yeğeni Stevie Young doldurdu.Hij werd opgevolgd door zijn neef, Stevie Young.
Bunlardan elimize kalan yeganesi Karnamak-ı Artaksşir-i Papakan'dır (Ardeşir'in faaliyetleri).Er is slechts een werk van haar overgebleven, Palmzondag (ca.
Joey’in yeğeni Michael’la ciddi bir çatışması vardır.Ze heeft een oogje op Joeys neefje Michael.
(“Büyücünün Yeğeni”, daha sonra, bu kitaptan önce okunması için yazılıyor).Dit is een vervolg op bovenstaand boek.
Drusus, Augustus'un en sevdiği yeğeni olan Küçük Antonia ile evliydi ve güvenilen bir generaldi.Drusus was een betrouwbaar generaal en trouwde met het favoriete nichtje van Augustus, Antonia minor.
Ne var ki, köy halkının çoğunluğu kendi topraklarında kalmayı yeğledi.Toch willen de meeste wijkbewoners er graag blijven wonen.
Weizman, aynı zamanda İsrail'in ilk cumhurbaşkanı olan Haim Weizmann'ın yeğeni idi.Hij was een neef van Chaim Weizmann, Israëls eerste president.
Ünlü Formula 1 pilotu Ayrton Senna'nın yeğenidir.Natuurlijk ter ere van Formule 1-coureur Ayrton Senna.
Ancak bu film Le Carré'nin senaryoya bizzat katkıda bulunduğu yegane filmdir.Dit is de enige film gebaseerd op een roman van Le Carré, waarbij de auteur heeft meegewerkt aan het scenario.
NSDAP, devleti temsil eden yegane kuruluştu.Ze dienden volgens de NSDAP het staatsbelang.
Ama yapmak istediğim yegane şey buydu."Nou, dat ben ik toen ook maar gaan doen."
Nijeryalı yıldız futbolcu Jay-Jay Okocha'nın yeğenidir.Hij is een neef van Jay-Jay Okocha.
Şu anda Ayrton Senna'nın yeğeni Bruno Senna'ya Formula1'e girmesi için destek sağlamaktadır.Ook Senna, een neef van Ayrton Senna, komt niet onderdak in de Formule 1.
Böylece Kraliçe Anne Fransa'nın yegane vekilharcı oldu.Het was zuiver toeval dat Maria koningin van Frankrijk werd.
Yeğeni Elif'le arası çok iyiydi.Ze was onder meer goed bevriend met Emile Verhaeren.
Yegâne (singleton pattern) Bir sınıftan sadece bir tane nesne yaratılacak şekilde kısıtlama sağlar.Singleton — Een klasse heeft slechts één instantie.
Kendisinin evladı olmamıştır, kız kardeşinden yeğenleri vardır.De grootvader kreeg niet zijn dochter, maar zijn kleinzoon in huis.
Laos kralı Sisavangvong'un yeğeniydi.Hij was een halfbroer van prins Souphanouvong.
Yine de çoğu kez sadece tek yeğeni Melody yanında görünür.Op een dag is Sophie alleen in het huis met Melinda.
“Mutsuz bir Sokrat (Sokrates) olmak mutlu bir domuz olmaktan yeğdir” sözü bu görüşünü anlatır.Is het beter om een ontevreden Socrates te zijn dan een tevreden varken? .
Yegorov onun uzmanlık bozuklukları olmak ile, tıp alanında doktora derecesi almıştır denge duygusu.Jegorov behaalde later zijn doctoraat in de geneeskunde, met als specialiteit evenwichtsgevoel.
Sonuçta, 1879´da, Kerim Han´ın yeğenlerinden Lütf Ali Han kendini yeni kral olarak ilân etti.In 1789 riep Lotf Ali Khan zichzelf tot koning uit.
Ancak, her iki konsül de savaşta öldü ve Octavianus orduların yegane komutanı oldu.Een van de twee consuls was gestorven, en de andere consul nam alleen de leiding van het leger op zich.
Ama amca-yeğen savaşa girmeyi göze alamadılar.De keizer had echter niet de intentie om te vechten.
Sebastian Ricci'nin yeğenidir.Robin, neefje van Kermit.
Ödülü çocukları ve yeğenlerinden oluşan 3T grubu kabul etmiştir.De erfenis werd vooralsnog verdeeld onder de vele neven en nichten.
İki kız yeğenim var.Ik heb twee nichtjes.
Bir balık olmaktansa bir kuş olmayı yeğlerim.Ik zou liever een vogel dan een vis zijn.
Senin için farketmiyorsa evde kalmaya yeğlerim.Als het u gelijk is: ik blijf liever thuis.
Bu senin yegâne imkâniyetin.Dit is je enige kans.
Kız kardeşimin iki oğlu var, dolayısıyla benim iki yeğenim var.Mijn zus heeft twee zoons, dus ik heb twee neven.
Kötürümden aksak, hiç yoktan torlak yeğdir.Beter een blind paard dan een lege halster.
Din adamı olarak zaman-zaman (Yeğnovit) köyünden papaz gelip dini törenleri ifa etmekteydi.Stanowili oni swoisty łącznik pomiędzy pastorem, a wiernymi.
Yaşlı Herakleios, Yeğeni Nicetas'ı Mısır'a saldırmaya gönderdi.Herakliusz Starszy polecił swojemu bratankowi Niketasowi zaatakowanie Egiptu.
Pondexter eski Chicago Bulls oyuncusu Cliff Pondexter'ın yeğenidir.Jego wujem jest były gracz Chicago Bulls, Cliff Pondexter.
İngiltere Krallarının kardeşi, kızı, yeğeni, karısı ve annesidir.Jedyna królowa, która była jednocześnie córką, siostrą, bratanicą, żoną oraz matką króla Anglii.
Nijeryalı yıldız futbolcu Jay-Jay Okocha'nın yeğenidir.Siostrzeniec byłego reprezentanta Nigerii, Jay-Jaya Okochy.
Yeğeni Elif'le arası çok iyiydi.Wesoła dziewczyna, miała bardzo dobre stosunki z Mahelią.
25 Mart - Suudi Arabistan Kralı Faysal, yeğeni tarafından vurularak öldürüldü.25 marca – król Arabii Saudyjskiej Fajsal ibn Abd al-Aziz Al Su’ud został zastrzelony przez swego bratanka.
Kral Rimus'un yeğeniydi.Był bratankiem króla Fajsala.
Atia Balba Caesonia, Julius Caesar'ın yeğeni.Marcus Atius Balbus – mąż siostry Cezara, Julii.
Birliklerin genel komutanı ise ünlü amiral Andrea Doria'nın yeğeni Giovanni Andrea Doria olacaktı.Całością dowodził Giovanni Andrea Doria, bratanek słynnego genueńskiego admirała Andrei Dorii.
Yerine yeğeni Selahaddin geçer.Jego siostrzeńcem jest Sławomir Szmal.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod