Anahit (Անահիտ) gibi Fransız Ermeni edebiyat revizyonları için yazmaya devam etti.She continued to write for French Armenian literary revues such as Anahit (Անահիտ).
Harrison, şarkıyı 1987 albümü Cloud Nine için bir video çekerken 1988'de yazmaya başladı.Harrison began writing the song in 1988, during the making of a video for his 1987 album Cloud Nine.
Harrison, şarkıyı 1988'de Maui'de yazmaya başladı.Harrison began writing the song in 1988 in Maui.
O, hayvanlar hakkında hikayeler yazmaya devam etti.Er schrieb weiter Geschichten über Tiere.
Bir kitap yazmaya başladım.Ich habe angefangen, ein Buch zu schreiben.
Yazın zor okunuyor, daha düzgün yazmaya çalış.Deine Schrift ist schlecht leserlich. Versuch, gleichmäßiger zu schreiben.
Orada Amerikan gazeteleri için yazmaya başladı.Dort begann sie für amerikanische Zeitungen zu schreiben.
Bunun dışında yine ulusal ekonomi hakkında yazılar yazmaya başladı.Außerdem begann er wieder an allgemeinen nationalökonomischen Schriften zu arbeiten.
Santa Monica'da yazmaya başladım ve kaydettiğimde nasıl duyulabileceğini tahmin ediyorum.Ich schrieb die Texte in Santa Monica und ich wusste wie die Platte klingen soll.
Ardından ikili, Simpsonlar için yazmaya başladılar.Später fing er dann an, für Die Simpsons zu schreiben.
Sualtındaki görüntüleri aldıktan sonra Cameron senaryoyu yazmaya başladı.Nach diesen Erfahrungen begann Cameron das Drehbuch zu schreiben.
Ayrıca 1776 yılında özgürlükçü tiyatro eseri “Haydutlar”ı yazmaya başladı.Ebenfalls 1776 begann er die Arbeit an dem Freiheitsdrama Die Räuber.
Bauerbach’ta “Luise Millerin” eserini bitirdi ve Don Karlos’u yazmaya başladı.Hier vollendete er die Arbeit an Luise Millerin und begann die ersten Entwürfe zu Don Karlos.
Bir yandan da roman yazmaya başladı.Zudem begann er Romane zu schreiben.
İbrahim Ahmed, 1933 yılından itibaren roman yazmaya başladı.Ibrahim Ahmed begann 1933 mit dem Schreiben.
Artık yazmaya başlayabilirdi.Er begann zu schreiben.
1994 yılında İrlandalı Sunday Independent gazetesi adına suç olayları ile ilgili yazılar yazmaya başladı.1994 begann sie mit einer Reihe von Berichten über die Kriminalität in Irland für den „Sunday Independent“.
CD yazıcı yalnızca CD üzerine yazmaya değil, CD okumaya da yarar.CD-Brenner können CDs nicht nur beschreiben, sondern auch lesen.
O, kendi müzik tarzından şöyle bahseder: "Ben asla progressive rock türünde söz yazmaya karar vermedim.Salim sagt zu seinem Musikstil: "Ich habe mich nie bewusst dazu entschlossen progressive Musik zu schreiben.
De Viris Illustribus'u (Ünlü Erkekler) yazmaya başlar.De viris illustribus – Biographien berühmter Männer.
Bir süre roman yazmaya ara verdi.Danach ging er dazu über, Romane zu schreiben.
Daha 15 yaşındayken şiir yazmaya başladı ve bunlardan bazıları Hamburger Anzeiger gazetesinde yayımlandı.Er schrieb einige kurze Texte, die unter anderem im Hamburger Anzeiger erschienen.
Kendisi 12 yaşın şarkı sözü yazmaya başladı.Mit 12 Jahren begann er, eigene Songs zu schreiben.
Her yıl yeni oyunlar yazmaya çalıştı.Seither spielt die Theatertruppe jedes Jahr ein neues Stück.
Mezun olduktan üç yıl sonra, örnek TV programları yazmaya başladı.Nach seinen drei Jahren Dienstzeit begann er für Radiosendungen zu schreiben.
Daha sonra çocuklar için kitap yazmaya başladı.Schließlich begann sie Kinderbücher zu schreiben.
Savaştan sonra önce Malezya'ya yerleşti, daha sonra 1948'de Fransa'ya geri döndü ve kendini yazmaya adadı.Nach dem Krieg ließ er sich zunächst in Malaysia nieder, zog aber 1948 schließlich wieder nach Frankreich.
Ayrıca Avance (İleri) ve Otro (Diğer) gibi haftalık dergilerde yazılar yazmaya başladı.Weiterhin schrieb er Beiträge für Zeitungen (unter anderem für den Vorwärts) und für Zeitschriften.
Bu durum onu, boş zamanlarında yazı yazmaya sevk etti.Während der ganzen Zeit schrieb er in seiner Freizeit.
Halen Sabah gazetesinde yazmaya devam etmektedir.Am nächsten Morgen steht es in der Zeitung.
1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı.Seit 1977 widmete er sich fast ausschließlich dem Schreiben.
Daha sonra roman yazmaya başladı.Anschließend begann er mit dem Schreiben von Romanen.
Onu tabletleri yazmaya sürükleyen kendisini suçlu hissetmesidir.Ein Grund, weshalb er Tabletten nehmen muss.
Anılarını yazmaya konsantre olmaya çalıştı ama hastalığı nedeniyle başarılı olamadı.Er hatte geplant, seine Memoiren zu schreiben, kam aber aus gesundheitlichen Gründen kaum dazu.
Skor tahtasında yazmayan rakamların triple alanına yapılan atışlar geçersiz sayılır.Die im Elfmeterschießen erzielten Tore werden nicht mitgezählt.
Yazmaya 17 yaşında başladı.Mit 17 Jahren begann sie zu schreiben.
Ardından Yeni Zelanda'ya geri dönerek kısa hikâyelerini yazmaya başladı.Nach seiner Rückkehr in die Schweiz begann er Kurzgeschichten und Erzählungen zu verfassen.
Çocuk yaşında iken şiir yazmaya başladı.Schon als Kind begann sie Gedichte zu schreiben.
Bu sırada şiir yazmaya başladı.In jener Zeit begann er, Gedichte zu schreiben.
O sıralarda ilk hikâyelerini yazmaya başladı.Danach begann er, seine ersten Erzählungen zu schreiben.
Her zaman olduğu gibi, şiir yazmaya ve yayımlamaya devam etti.Oppen begann wieder Gedichte zu schreiben und zu veröffentlichen.
1982 yılından beri kitap yazmaya devam ediyor.Seit 1983 verfasst sie Bücher.
Önceleri Rumence yazan Cioran, 1945'ten itibaren de Fransızca yazmaya başladı.Seine frühen Werke verfasste er in rumänischer, die nach 1945 entstandenen in französischer Sprache.
1960'lı yıllarda düz yazı ve meta kurgu içeren yazılar yazmaya başlamıştır.In den 1960er-Jahren kennzeichneten klare, orthogonale und kompakte Grundrissdispositionen seine Entwürfe.
2007 yılında Times dergisinde de yazmaya başlamıştır.Ab 2007 schrieb er auch für das Magazin Faces.
Bu zaman diliminde "Jeet Kune Do Tao" adlı kitabı yazmaya başladı.Auf der obersten steht „Jeet Kune Do“.
Benim polisiye hikâyeler yazmaya başlamamın sebebi de budur.Damit beginnt die Missionsgeschichte der Urchristen.
Ayrıca, yeniden eserlerini İngilizce yazmaya başladı.Gleichzeitig fingen sie an, ihre Texte in deutsch zu schreiben.
Onu bir roman yazmaya teşvik etti.Elle l'encouragea à écrire un roman.
Bir kitap yazmaya başladım.J'ai commencé à écrire un livre.
Aşk sözcükleri bilmeyenler güzel sözler yazmaya kabiliyetsiz olmalılar.Ceux qui ne connaissent pas l’amour des mots doivent être incapables d’écrire de belles phrases.
Fransızca dilinde yazmaya 2008 yılında başladı.Elle a commencé à écrire en langue française en 2008.
İfade özgürlüğü biçimi olarak Sarmiento siyasi eleştiri yazmaya başladı.Empressé d’exercer sa liberté d'expression, Sarmiento se mit à rédiger des commentaires politiques.
1977'de yazmaya başladı.Il commence à écrire en 1977.
Darwin Wallace'ı bir tehdit olarak görmediyse de bir makale yazmaya başladı.Bien que Darwin ne voie là aucune menace, il commence néanmoins à rédiger un article court.
Hala yazmaya devam ediyor.Il continue à écrire.
En son olarak Sabah'ta yazmaya başladı.Il se lève finalement en début d'après-midi.
Bir süre roman yazmaya ara verdi.Depuis longtemps, il souhaitait écrire un roman.
Swift beşinci albümü içinşarkılar yazmaya Temmuz 2013'te başladı.Swift débute l'écriture des chansons de son cinquième album en juillet 2013.
Nâzım Hikmet'in yönlendirmesi ile masal yazmaya başlamıştır.Et de privilégier alors la sagesse au savoir.