yazmayı ile cümle

yazmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Autorka miluje čtení knih, vyšívání, zahradničení a ráda také tráví čas se svými vnoučaty.
Birçok Yahudi en azından İbranîce okuma ve yazmayı öğrenirdi.S jistotou víme, že Johanka alespoň základní vzdělání získala a uměla tak číst i psát.
Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum.Vezi, nici nu pot să scriu cum se cuvine.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Îi plac filmele, shoppingul, cititul și petrecerea timpului cu familia.
Beyaz Rusyalıların %99'undan daha fazlası okuma yazmayı biliyorlar.Peste 99% din belaruși știu să citească și să scrie.
Bitirmek : Baigti Aš baigiu rašyti tekstą : Metni yazmayı bitiriyorum.Exemplu: Am ascuns/Am terminat cartea.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Blake pe lângă faptul că o va învăța pe Catherine să scrie și să citească, o instruiește și în arta gravurii.
Okuma yazmayı annesinden öğrendi.A învățat să citească și să scrie de la mama ei.
Yazı yazmayı çok seviyor.Îi place să scrie.
Okumayı yazmayı öğren.Învățăm să citim și să scriem.
Konuşmamı yazmayı bitirmeliyim.Trebuie să-mi termin de scris discursul.
O ne okumayı ne de yazmayı biliyor.El nu știe nici să citească și nici să scrie.
Ben bu cümleyi yazmayı reddediyorum.Refuz să scriu această propoziție.
Okuma yazmayı annesinden öğrendi.Anyjától kezdett rajzot tanulni.
Bu yöntem her aşamada belleğe erişimi ve yeniden yazmayı gerektirir.Így programot minden munkafázisban újra meg újra le kell írni és a gépnek beadni.
Sağlık sorunları olmasına rağmen yazmayı sürdürdü.Hanyatló egészsége ellenére aktívan írt.
“Diğer karakterleri yazmayı unutmadım.Ez nem történt meg a többi figura állításainál.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.Nem tudok olvasni, sem írni.
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.Magányos gyermekként már az iskola megkezdése előtt megtanult írni olvasni.
Müzik kulağını geliştirdi, fakat hiçbir zaman müziği yazmayı öğrenemedi.Autodidakta módon képezte magát, sosem ment el zenét tanulni.
Zaman zaman Almanca da yazmakla birlikte Sorb dilinde yazmayı tercih etti.Később a leírások nyelvéül inkább a németet választotta.
T9'un amacı, kısa mesajları yazmayı kolaylaştırmaktır.T9:n tarkoituksena on helpottaa tekstiviestien kirjoittamista pienillä matkaviestimillä.
Toplumun sorunlarına ilişkin yazmayı tercih etmiştir.Hän kirjoittaa myös yhteiskunnan ongelmista.
Sonra hatıralarını yazmayı da durdurdu.Samalla hän kirjoitti muistelmiaan.
Dört yaşında, konuşmayı öğrendiği gibi okumayı da öğrendi, aynı anda annesi ona yazmayı da öğretti.Hän on kertonut, että oppi lukemaan nelivuotiaana ja on siitä saakka opetellut kirjoittamaan.
Papiruslara yazmayı seçtiklerinden yazılı eserlerinin çoğunluğu yok olmuştur.Suurin osa sofistien kirjoittamista teoksista on kadonnut.
Londra'ya varır varmaz bize iki satır yazmayı unutma.Älä unohda kirjoittaa meille muutamaa riviä heti kun saavut Lontooseen.
Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum.Βλέπεις δεν μπορώ μήτε να γράψω... ακόμη κι αυτό.
Dört yaşında, konuşmayı öğrendiği gibi okumayı da öğrendi, aynı anda annesi ona yazmayı da öğretti.Ο ίδιος δήλωσε πως έμαθε να διαβάζει και να γράφει σε μεγάλη ηλικία και πως τον δίδαξε η μητέρα του.
Şiir yazmayı seven Şebnem Kısaparmak ayrıca kendi sesiyle okuduğu şiir albümleri'de çıkarmıştır.Υπάρχουν και ηχογραφήσεις με τη φωνή της ίδιας να διαβάζει ποιήματά της.
Sağlık sorunları olmasına rağmen yazmayı sürdürdü.Παρά την κατάπτωση της υγείας του, έγραψε ορισμένα δοκίμια, με θέμα το θάνατο.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.Han kan ikke se pointen i at skulle læse og skrive.
Aldeburgh’da okul yoktu bu yüzden Garret annesinden 3 temel şeyi; okumayı, yazmayı ve matematiği öğrendi.Da der ikke var nogen skole i Aldeburgh, lærte Elizabeth Garrett at læse, skrive og regne af sin mor.
Çeşitli gazete ve dergilerde yazmayı sürdürmekte ve kitapları Can Yayınları'nca yayımlanmaktadır.Udgivelsen af såvel tidsskrift som bøger er non-profit-foretagender.
Kapsamlı bir İsviçre Hukuk Tarihi yazmayı planlıyordu, ancak bunu hiçbir zaman gerçekleştiremedi.Det er muligt at sende forslag om svenske grundlove til folkeafstemning, men det er aldrig sket.
Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum.Det trenger strengt tatt ikke å dreie seg om noe skriftlig.
Ona konuşmayı ve yazı yazmayı öğretiyor.Dermed lærte han å lese og å skrive.
Nonlu Secundus veya Trent Lombardların Eylemlerinin Tarihi adlı eserini 612'de yazmayı bitirmiştir.Sekundus dari Trento atau Sekundus dari Non adalah penulis kisah sejarag orang Langobardi hingga tahun 612.
Ömrünün sonuna kadar fabl yazmayı sürdürdü.Ia terus menulis sampai akhir hidupnya.
Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum.Tentu saja, ia tidak bisa bercerita dengan lancar.
Müzik kulağını geliştirdi, fakat hiçbir zaman müziği yazmayı öğrenemedi.Ia sudah menyempurnakan musiknya namun belum menulis liriknya.
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.Ia mulai bekerja sebelum tamat belajar di sekolah.
Askeri deneyimleriyle ilgili herhangi bir anı yazmayı reddetti.Ia menulis tiga memoar tentang pengalamannya di CIA.
Dahl serisinin üçüncü bir kitabını yazmayı düşündü ama bitiremedi.Dahl từng dự định viết tiếp quyển thứ ba nhưng đã không thể hoàn thành.
Şarkı söylemeyi, dans etmeyi ve şiir yazmayı seviyordu.Bà thích đọc sách, viết văn và làm thơ.
O, her gün annesine yazmayı başarır.Anh ta chưa bao giờ ngừng viết thư cho mẹ.
O, her gün annesine yazmayı başarır.Nó chưa bao giờ ngừng viết thư cho mẹ.
“Diğer karakterleri yazmayı unutmadım.他の特徴を下に列挙した。
Okuma ve yazmayı çok küçük yaşta öğrendi.幼少時から読書・習字を学んだ。
Bitirmek : Baigti Aš baigiu rašyti tekstą : Metni yazmayı bitiriyorum.最後にありがとうメッセージ紹介して終了。
Arkadaşlarıyla birlikte kısa film çekmek ve yazmayı seviyor.友人と外食したり映画に行ったりするのが好きだ。
Sağlık sorunları olmasına rağmen yazmayı sürdürdü.病気であるにも関わらず、研究を続けた。
Bu tür programlar makrolar veya az ya da çok kod yazmayı içeren özel programlar şeklinde olabilir.この種のプログラミングで、美しく簡潔なコードを書ける。
Yazmayı sürdüremez ama Şvayk'ın bölümlerini Lipnice köyündeki yatak odasında dikte eder.他不能写作後,在Lipnice村家里的卧室里口述帅克的章节。
Okuma yazmayı annesinden öğrendi.從母字一律讀。
Arkadaşının ölümünden sonra da deftere mektuplar yazmayı sürdürür.去世后,追赠礼部尚书。
Liebling'in ölümünden sonra, kurgu yazmayı bıraktı.保釣運動結束後,李渝停止寫作。
Ayrıca birçok değişik dosya biçimini okumayı (bazı durumlarda yazmayı da) destekler.另外对不同类型的书如何阅读进行了针对性的论述。
Bu eğitim uygulamalarında, öğrencilere İncil’de yer alan küçük parçaları steno ile yazmayı öğretmiştir.學生們寫下他們想要學的東西在一面巨大的黑板上。
Dahası, Bormann anılarını yazmayı istemedi.与此同时,桑切斯本人不愿谈及自己的论文。
İlgili Sayfalar