yazmayı ile cümle
yazmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ondan sonra bu dergide yazmayı sürdürdü.ثم قرروا بيع المجلة بعد ذلك.
Nie znasz się, baranie, to nie pisz ("Yazmayı bırak, geri zekâlı, neden bahsettiğini bilmiyorsun!")قد قرأت كتابك يا ابن الكافرة، والجواب ما تراه لا ما تسمعه !".
Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum.أنا متأكدة من ذلك، أترى؟ لا أستطيع حتى أن أكتب هذه الرسالة بشكل جيد، لا أستطيع أن أقرأ.
Sağlık sorunları olmasına rağmen yazmayı sürdürdü.Apesar de sua saúde, ela continuou a escrever prolificamente.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Blake ensinou-a a ler e escrever, além de tarefas de tipografia.
Yazı yazmayı çok seviyor.E eu amo tanto escrever.
Boş zamanlarında kitap okumayı, yazmayı ve ata binmeyi seviyor.No seu tempo livre, Cree gosta de escrever, desenhar e montar em cavalos.
Ömrünün sonuna kadar fabl yazmayı sürdürdü.Ele continuou a pintar até o fim da vida.
“Diğer karakterleri yazmayı unutmadım.Eles contam histórias de outros personagens.
Sonra hatıralarını yazmayı da durdurdu.Ele se dedica então a escrever as suas Memórias.
Liebling'in ölümünden sonra, kurgu yazmayı bıraktı.Após a morte dele, Stafford parou de escrever.
Çocuk diğer konularda iyi olmasına rağmen, harf harf okumayı ve yazmayı öğrenmekte zorluk çekiyordu.Diferente da maioria dos subjugados, Cosme sabia ler e escrever.
O, bana şiir yazmayı öğretti.Ele me ensinou a escrever um poema.
Ona konuşmayı ve yazı yazmayı öğretiyor.Zij leert hem schrijven en rekenen.
Ondan sonra bu dergide yazmayı sürdürdü.Ook later publiceerde hij nog in dat tijdschrift.
Yazı yazmayı çok seviyor.Hij houdt van schrijven.
Birçok Yahudi en azından İbranîce okuma ve yazmayı öğrenirdi.Het lijkt erop dat sommige Spartiaten ten minste konden lezen en schrijven.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.Hij kan lezen noch schrijven.
Müzik kulağını geliştirdi, fakat hiçbir zaman müziği yazmayı öğrenemedi.Hij wilde moderne muziek schrijven, maar dat werd niet altijd gewaardeerd.
“Diğer karakterleri yazmayı unutmadım.Daarnaast werd de tekst van alle andere personages geprojecteerd.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Ze hield van lezen, schilderen, gedichten schrijven en had een goede relatie met haar vader.
Şiir yazmayı gerçekten çok seviyor.Ze vind het echt leuk om gedichten te schrijven.
Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum.Jak widzisz, nie umiem nawet poprawnie tego napisać.
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.Nauczył się czytać i pisać zanim jeszcze poszedł do szkoły.
Askeri deneyimleriyle ilgili herhangi bir anı yazmayı reddetti.Napisał książkę o swoich wojennych doświadczeniach.
Sağlık sorunları olmasına rağmen yazmayı sürdürdü.Pomimo trudności zdrowotnych nieustannie pisał wiersze.
Sonra hatıralarını yazmayı da durdurdu.W międzyczasie ukończył spisywanie swoich wspomnień.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Lubi słuchać muzyki, czytać książki, oglądać filmy, spotykać się z przyjaciółmi.
Ömrünün sonuna kadar fabl yazmayı sürdürdü.Wykonała utwór Contigo Hasta el Final.
Yazı yazmayı çok seviyor.Lubi też dużo pisać.
Birçok biyografi yazarı Gandi'nin hayatını yazmayı üstlenmiştir.Flera biografer har tagit på sig uppgiften att beskriva Gandhis liv.
Ona konuşmayı ve yazı yazmayı öğretiyor.De lärde sig då att tala och skriva.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.Ni kan varken läsa eller skriva.
Bu baskılar 1323-1324 dolaylarında intinsah edildiği düşünülen bir yazmayı temel almıştır.Hon är känd från de rättsprocesser hon 1324-29 var inblandad i.
Blake Catherine’ye yazmayı öğretti ve o da Blake’ye şiirlerini renklendirmesine yardım etti.Här träffade hon ofta Byron och hon hjälpte till att skriva rent hans dikter.
Fakat kral Şarlman'a hiçbir zaman okuma yazmayı tam olarak öğretemedi.Ofta sägs det att han aldrig studerade schack, knappt läste en bok.
‘Elfçe’ yazmayı yeğlemeliydim.Я б вважав за краще писати на „ельфійській мові“.
Blender dergisinin Mart 2009'da baskıyı durdurmasına dek burada yazmayı sürdürdü.Він продовжував писати для Blender, поки журнал перестав видаватися в березні 2009 року.
Sağlık sorunları olmasına rağmen yazmayı sürdürdü.Незважаючи на стан здоров'я, він продовжуав писати.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.Не вміють читати і писати.
“Diğer karakterleri yazmayı unutmadım.Дописував до інших видань.
Bunun için bir yandan da öyküler yazmayı sürdürüyordu.Навіть у цих умовах продовжував писати.
Sonra hatıralarını yazmayı da durdurdu.Саме тоді вона починає писати свої спогади.
Kısaltmalar okuma ve yazmayı hızlandırır.Аби скоротити нудний час, узялася читати.
Askeri deneyimleriyle ilgili herhangi bir anı yazmayı reddetti.Є згадки про його працю з військової історії.
Bize yazmayı unutma.Не забудьте написати нам.
O, mektubu yazmayı bitirdi.Вона закінчила писати листа.
Tom yazı yazmayı durdurdu.Топ перестав писати.
Ne yazmayı unuttum?Що я забув написати?
Ne yazmayı unuttum?Що я забула написати?
Okuma ve yazmayı çok küçük yaşta öğrendi.Naučila se číst a psát ve velmi mladém věku.
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.Naučil se číst ještě před tím, než začal chodit do školy.
Din dışı şiirler yazmayı tercih etmiştir.Raději se věřilo tragickým básníkům.
Yazı yazmayı çok seviyor.Rád píšu příběhy.
Beş yazmayı çevirisine esas aldı ve diğerlerinden de yararlandı.Dat se mezitím naučí pět znakových řečí a překládá pro něj.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.Sotva uměla číst a psát.
Sonra hatıralarını yazmayı da durdurdu.Ještě však stačila sepsat své paměti.
“Diğer karakterleri yazmayı unutmadım.Nezanedbává však ani další figurky.
T9'un amacı, kısa mesajları yazmayı kolaylaştırmaktır.Úkolem T9 je umožnit snadnější zápis textových zpráv na klávesnici mobilního telefonu.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Blake ji naučil číst, psát a také kolorovat jeho kresby.
İlgili Sayfalar