Sene 977" yazmaktadır.The 1975." geschreven.
Ayrıca armanın altında Fransızca:"Birlik güç yapar" yazmaktadır.Op het lint staat in het Frans de tekst L'Union fait la force ("Eenheid maakt macht").
Bütün aile sırları orada yazmaktadır.Vervolgens zijn de overige familieleden erbij geschreven.
Çocuk kitapları yazmaktadır.Hij schreef ook kinderboeken.
Ayrıca Al Ahram gazetesinde makaleler yazmaktadır.De documentaire werd onder meer verkocht aan Al Jazeera.
Üzerindeki Kızıl bayrakta ise "Dünyanın bütün işçileri birleşiniz!" yazmaktadır.Centraal staat een rood geëmailleerde vlag met de tekst "Arbeiders aller landen verenigt u".
Plinius, onların Eyn Gedi kentinin yukarısında Ölü Deniz'in kıyısından içerilerde yaşadıklarını yazmaktadır.Plinius de Oudere schrijft dat de Essenen leefden in het “onherbergzame gebied ten westen van de Dode Zee”.
Bu sıralama "Â" yazmakta kullanılır.De hoofdletter A wordt gebruikt voor het originele handschrift.
Formasında da Chicharito yazmaktadır.In het hiragana-schrift wordt tsu geschreven als つ.
Nüfus kayıtlarında ise bu kişilerin doğum yerlerinde Batum yazmaktadır.Onder deze regeling worden de mensen bij geboorte geregistreerd in de geboorteplaats.
Halen Zaman gazetesi'nde yazmıştır, halen yenihayat gazetesinde yazmaktadır.Zij schrijft er een artikel over in de Times Educational Supplement.
Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu.Op de leeftijd van 20 jaar besloot hij om te leren lezen en schrijven.
Düzeltme yapmak bazen yazmaktan daha zordur.Verbeteren is soms moeilijker dan schrijven.
Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.Ik zou liefst van al honderden zinnen schrijven in Tatoeba, maar ik moet werken.
Müdür bey mektup yazmakta.Meneer de directeur is een brief aan het schrijven.
Isaak ayrıca şarkı sözlerini yazmak için bir Gibson J-200 kullanmaktadır.Posiada również akustyczną gitarę Gibson J-200, na której komponuje swoje piosenki.
Dylan, onun hakkında bir şiir yazmaktydı.Dewey napisał o niej kilka wierszy.
Logonun altında ise "Universal Champion" yazmaktadır.Na samym dole znajduje się napis "Universal Champion".
Kitabı yazmak çok güçtü.Miał niezwykłą łatwość pisania.
Bütün şarkıları vokalist ve gitarist Asis Nasseri yazmaktadır.Wszystkie utwory napisał wokalista i gitarzysta Asis Nasseri.
Armanın alt kısmında yer alan slogan bandında ise Birlik ve Özgürlük (Unity and Freedom) yazmaktadır.Na dole znajduje się wstęga z napisem Unity and Freedom (z ang. Jedność i wolność).
Burada herkes huzur içinde yatsın" yazmaktadır.Niech odpoczywają w pokoju”.
Sadece kompozisyon yazmakta çok başarılıydı.Każdy kto potrafił pisać, umiał namalować prostą kompozycję.
1938'den beri şiir yazmaktadır.Od 1916 roku pisał wiersze.
Uzun bir zamandır sadece yazmaktadır.Były pisane przez dłuższy okres.
Kitaplarını zar zor yazmaktadır.Zachłannie czytał książki.
Bence biliyorlar fakat onlara bir mektup yazmak istiyorum ve sonsuza kadar sürmeyeceğini söylemek istiyorum.Piszę do Was, nie do druku, mam nadzieję, że mój list nigdy nie będzie wydrukowany.
Böylelikle 80 ya da 800 rakamını yazmak için on ya da yüz sembolü sekiz kez yazıldı.Zazwyczaj przedstawianych jest tylko 40 lub 80 znaków jednocześnie.
Bütün aile sırları orada yazmaktadır.Na jaw wychodzi tajemnica rodzinna.
Ayrıca armanın altında Fransızca:"Birlik güç yapar" yazmaktadır.W dosłownym tłumaczeniu, jego imię w języku francuskim oznacza „silnie uzbrojony”.
Yurtdışındaki hayatını kitap yazmakla geçirdi.Rozczarowany rzeczywistością pragnie napisać za granicą dzieło swojego życia.
Samancılar, sinema için gelecek dönemlerde çok iyi bir senaryo yazmak istiyor.Proponowałbym, by następnym razem znalazł bardziej racjonalne powody dla nakręcenia filmu.
Günümüzde dahi Kaliforniya bayrağı üzerinde Kaliforniya Cumhuriyeti yazmaktadır.1911 – Przyjęto aktualny wzór flagi stanowej Kalifornii.
Notlar, sadece daha fazla yazmak için değildir.Notatki takie są przeznaczone tylko dla piszącego, więc nie są one zbyt rozbudowane.
Harf, yazı yazmak için kullanılan işarettir.Polecenie print jest używane do wypisywania tekstu.
Bu harfin anlamı rakam kodları bölümünde yazmaktadır.Wariacje opisane są w rozdziale Wariacje.
Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti.On zwyczajnie pragnął ulżyć twojemu cierpieniu.
David Ayer Eylül 2014'te filmi yönetmek ve yazmak için imzayı attı.I september 2014 gick David Ayer med på att regissera och skriva manuset till filmen.
Altında ise CCCP (SSSR) (SSCB) yazmaktadır.Ovanför figurerna finns inskriptionen "CCCP" ("SSSR").
Dylan, onun hakkında bir şiir yazmaktydı.Goethe tillägnade henne en dikt.
Eseri yazmak 2 yılını aldı, sonrasında 13 yayıncı tarafından reddedildi.Den tog två år att skriva och refuserades av tretton bokförlag.
2009'dan beridir snt Sanat Dergisi’nde devamlı olarak sanatçılar ve sanat yapıtları hakkında yazı yazmaktadır.Sedan 2015 skriver Schmidt konstkritik för svenska konst- och kulturtidskrifter.
Bütün aile sırları orada yazmaktadır.Listan nedan innehåller familjens samtliga släkten.
Armanın üstünde Latince Virtus Unita Fortior (Türkçe: Erdem birlikle güçlenir) yazmaktadır.Under vapenskölden syns texten Virtus Unita Fortior som kan översättas som Förenade är vi starka från latin.
Mezarında Latince Cor Cordium ("Kalplerin Kalbi") yazmaktadır.Gravstenen bär inskriptionen "Cor cordium" ("Hjärtanas hjärta").
Halen Aydınlık'ta makale yazmaktadır.En annan historia: Skrivet i ljus.
"'Benim asıl işim yazı yazmak'"."Jag har levt endast för att skriva.
Almanca eserler yazmaktadır.Tyskan har artiklar.
Yazmakla anlatmak çok zor.Skriften är svårdaterad.
Bence biliyorlar fakat onlara bir mektup yazmak istiyorum ve sonsuza kadar sürmeyeceğini söylemek istiyorum.De bekantar sig och hon lovar skriva, men breven kommer aldrig.
Ayrıca Al Ahram gazetesinde makaleler yazmaktadır.Denna dialog publicerades i tidningen Al Qahira.
Tüm şarkılarının sözlerini kendisi yazmaktadır.Hon har skrivit alla låtar själv.
Erward Cave, kendisi de, sık sıj dergide Sylvanus Urban adı ile yazılar yazmaktaydı.Cave bidrog även själv ofta med bidrag till tidningen under pseudonymen Sylvanus Urban.
Bu tanıma göre Halk Latincesi bir konuşma diliydi, Klasik Latince ise yazmak için kullanılırdı.En konsekvens av detta var att den latinska världen fick tillgång till den klassiska litteraturen.
Mezar taşlarının üzerinde ölen kişilerin ismi, nereli oldukları, doğum tarihi ve ölüm yaşları yazmaktadır.På stenarna står den avlidnes hebreiska namn med datum för födelse och död.
Ağustos 2015'te, besteci Michael Giacchino filmin müziklerini yazmak için geri döneceğini onayladı..I november 2016 fick man veta att Michael Giacchino skulle komponera musiken.
Bir roman yazmak konusunda hırslıydı.Han skrev om berättelsen till en roman.
Bazen aruz vezni kullansa da şiirlerini, 5, 6, 7, 8 ve 11 hece ölçüsüyle yazmaktadır.Funktionen princ skriver därför ut talen 6, 7 och 8 utan mellanslag.
Syndafloden adlı dramayı yazmak için uzun bir süre Paris'te kaldı.I Paris stannade han en längre tid för att skriva dramat Syndafloden.
(Harambee) yazmaktadır.Збірники: Gesammelte Schriften.