Romanı yazmak üç yılını aldı.Gli ci sono voluti tre anni per scrivere il romanzo.
Ayrıca Al Ahram gazetesinde makaleler yazmaktadır.Scrive inoltre articoli per il quotidiano al-Ahram.
E-posta adresleri belirli bir formata sahip oldukları için, spambot yazmak oldukça kolaydır.Poiché gli indirizzi e-mail hanno una struttura ben definita, è molto facile realizzare uno spambot.
Günümüzde The Huffington Post’ta yazmaktadır.Attualmente ha un blog sull’Huffington Post.
Thomas yazmakla meşgul iken, Jane ev işleriyle meşgul oldu.Thomas era sempre impegnato a scrivere e Jane passava il tempo dedicandosi alle faccende domestiche.
David Ayer Eylül 2014'te filmi yönetmek ve yazmak için imzayı attı.Nel settembre 2014 David Ayer firmò per dirigere e scrivere il film.
Takip eden Mayıs ayında senarist Goddard stüdyo ile filmi yazmak ve yönetmek için görüşmelere girdi.Nel maggio seguente Drew Goddard entrò in trattative per scrivere e dirigere il film.
Haftalık olarak Sol Haber Portalı'nda yazmaktadır.Settimanalmente pubblica una pagina in lingua ladina.
Yazmakla anlatmak çok zor.È davvero difficile da scrivere!
Halen de İslam üzerine eserler yazmaktadır.Ha inoltre scritto sull'Islam.
Notasyonu doğru yazmak önemlidir, aksi halde birçok yanlışa yol açılabilir.È importante bere a sufficienza, altrimenti si ottiene l'effetto contrario.
Kur'an yazmak için kullanılan Mağribî'nin bir altyazı türüdür.È un carattere ereditato dalla macchina per scrivere.
Günümüzde Cumhuriyet'te yazmaktadır.Attualmente aderisce a Proposta Repubblicana.
(Harambee) yazmaktadır.Stemmen op Schrift (in olandese).
Dylan, onun hakkında bir şiir yazmaktydı.Dylan si dedica alla scrittura.
POWERPC için OS/2'yi baştan yazmak iki yılını aldı.IBM impiegò 2 anni a riscrivere OS/2 per PowerPC ed allora fu troppo tardi.
Bütün aile sırları orada yazmaktadır.Sulla facciata sono posti gli stemmi della famiglia.
İçlerinde bazıları ise bir şeyler yazmak yerine hayatlarını romanlara yaklaştırmayı tercih ettiler.Preferì tuttavia dedicarsi piuttosto a tradurre scritti altrui, che a comporre opere sue.
Armanın alt kısmında yer alan slogan bandında ise Birlik ve Özgürlük (Unity and Freedom) yazmaktadır.Nella parte inferiore dello stemma vi sono delle rocce e il motto Unity and Freedom ("Unità e Libertà").
Üzerindeki Kızıl bayrakta ise "Dünyanın bütün işçileri birleşiniz!" yazmaktadır.Sulla bandiera il motto in lettere d'oro "Proletari di tutto il mondo unitevi!".
Müyesser Yıldız Odatv'de yazılar yazmaktadır.Nella stele di Shabaka si legge: ...
Herodot savaş alanında 6.400 Pers ölü sayılmış olduğunu, Atina kayıplarının 192 olduğunu yazmaktadır.Erodoto riporta che i Persiani persero oltre 6.400 uomini contro i 192 degli ateniesi.
Şarkıda Tupac'ın mezar taşında "Makaveli" yazmaktadır,È menzionato nella canzone "Ratamahatta" dei Sepultura.
Corriere della Sera’nın kültür sayfalarına yazılar yazmaktadır.Collabora saltuariamente con le pagine culturali del Corriere della Sera.
Erward Cave, kendisi de, sık sıj dergide Sylvanus Urban adı ile yazılar yazmaktaydı.Lo stesso Cave contribuì al spesso Magazine con articoli firmati con lo pseudonimo Sylvanus Urban.
Kitapta, bin Ladin'in Afganistan'ın Pakistan sınırına yakın dağlık bölgelerinde yaşadığı yazmaktaydı.Sembra che egli possa stare con Bin Lāden nella regione frontaliera fra l'Afghanistan e il Pakistan.
Kalemle yazmak anlamında değil, kalemle yazmak bijir demektir. ^ Dооrа-HеmLa mia penna non scrive molto bene, invece la sua sì.
Gelecek Postası'nda yazı yazmaktadır.Su di essa si affaccia l'ufficio postale.
11 Ocak 2013'te Jeff Nathanson filmin senaryosunu yazmak için tutuldu.L'11 gennaio 2013, Jeff Nathanson è stato assunto per lavorare ad un nuovo copione.
Halen Zaman gazetesi'nde yazmıştır, halen yenihayat gazetesinde yazmaktadır.Viene spesso citato dai giornali durante il Black History Month.
Son olarak, bundan 5 yıl sonra, Yeremya üçüncü bir sürgünün gerçekleştiğini yazmaktadır.Infine, cinque anni più tardi, sempre secondo Geremia, un terzo esilio completò i precedenti.
Tatoeba'ya yüzlerce cümle yazmak isterdim ama yapmam gereken şeyler var.Я бы хотел написать сотни фраз на "Татоэба", но у меня дела.
Annem mektuplar yazmaktan nefret eder.Моя мать ненавидит писать письма.
Bir kitap yazmak isterdim.Я могла бы написать книгу.
Kopya yazmak çok yararlıdır.Шпаргалки писать очень полезно.
Yurtdışındaki hayatını kitap yazmakla geçirdi.Выход книги за рубежом поставил произведение в положение опального.
Grup şarkıları yazmak için Dallas Austin ile birlikte Atlanta'ya gitti.Группа отправилась в Атланту, чтобы писать песни с Далласом Остином.
(Harambee) yazmaktadır.Писании (Деян.
11 Ocak 2013'te Jeff Nathanson filmin senaryosunu yazmak için tutuldu.11 января 2013 года Джефф Натансон был нанят для написания сценария для фильма.
Rolling Stone dergisine göre McKee, şarkının sözlerini yazmak için tüm gece kaldı.По утверждению журнала Rolling Stone, Макки просидела всю ночь, сочиняя стихи.
Cevap yazmak için cesaretimi toplamam birkaç gün aldı" demiştir.Мне понадобилось пару дней, чтобы собраться с духом и написать».
Mechner bugünlerde senaryo yazmakta ve video oyunu tasarlamaktadır.Мекнер сейчас занимается написанием сценариев и дизайном компьютерных игр.
Armanın orta kısmında ise büyük harflerle bölgenin adı olan Guam yazmaktadır.В средней части щита большими буквами написано название района.
Üstünde La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah yazmakta ve cami motifi bulunmaktadır.Он упоминается в Коране и сунне пророка Мухаммеда.
1938'den beri şiir yazmaktadır.Публиковал стихи с 1938 года.
Herodot savaş alanında 6.400 Pers ölü sayılmış olduğunu, Atina kayıplarının 192 olduğunu yazmaktadır.По данным Геродота, в этой битве погибли 192 афинянина и 6400 персов.
7. sezonda iki bölüm yazan Neil Cross da 8. sezonda bölüm yazmak istediğini söylemiştir.Нил Кросс, который написал сценарии к двум сериям седьмого сезона, также выражал желание о работе над сезоном.
Eserlerini Rusça yazmaktadır.Писал произведения на русском языке.
Kilisenin kapısında Arapça harflerle "Allah" yazmaktadır.В центре шапки арабским шрифтом вкомпоновано слово «Аллах».
Bazı kaynaklarda ise doğum tarihinin 1729 ve ölüm tarihinin 1822 yılında olduğu yazmaktadır.В ряде источников указываются 1817 год рождения и 1897 год смерти.
Likya alfabesi, Likya dilini yazmak için kullanılmıştır.Лидийский алфавит использовался для записи лидийского языка.
Yazmakla anlatmak çok zor.Мне трудно писать.
"İrem Yaman: Tekrar tarih yazmak istiyorum!".Тэглайн: «История повторяется!»
Harf, yazı yazmak için kullanılan işarettir.Тег-маркер — маркер, применяемый для написания тегов.
Ayrıca Al Ahram gazetesinde makaleler yazmaktadır.Здесь находится типография газеты Аль-Ахрам.
Tüm şarkılarının sözlerini kendisi yazmaktadır.Все песни она написала сама.
2010'da Seth Grahame-Smith filmin senaryosunu yazmak için August'ın yerine seçildi.В феврале для корректировки сценария был приглашён Сет Грэм-Смит.
Lacan güç bir yazardır bu bakımdan, ama Lacan’ın yazmaktan çok konuşmuş olduğunu da belirtmek gerekir.Дислексия есть в лёгкой форме, но… Это все лишь доказывает, что написать можно что угодно, не так ли?»
Rathbone; müzikten, yazmaktan, şarkı söylemekten ve üretmekten hoşlanıyor.Фунасси же может говорить, шутить, петь и даже есть.
Bill Kaulitz, 7 yaşından beri şarkı söylemekte ve yazmaktadır.Crystin стала петь и писать песни с 14-летнего возраста.