Ana içeriğe geç
Sözlük

yazma ile cümle

yazma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
(Bunu ben yazmadım./Bunu yazan ben değilim.)Mais c'est faux, ce n'est pas moi qui l'ait écrit.
Şimdi, öykünün sonunu yeniden yazmaları lazımdı.Une nouvelle fois, il fallut reconstruire l’ouvrage.
Zira suret yazmak şeriatımızda memnudur (yasaklanmıştır)”.Les forfaitures qui nous appartiennent en propre y seront inscrites ».
Burton, bir çizgi roman hayranı olan Sam Hamm'e senaryoyu yazmasını teklif etti.Tim Burton approche ensuite Sam Hamm, un fan du comics, pour écrire le scénario.
Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu.Elle avait vingt ans et commença alors à écrire.
Romalılar Hollanda'nın ilk kentlerini ve kalelerini kurdular ve bölgeye ilk defa yazı yazmayı getirdiler.Les Romains construisirent les premières villes et introduisirent l'écriture.
Kitap Luteran el yazmalarından biridir.La lettre (ou le livre) de ses écrits.
23 Mart - Okuma yazma seferberliği törenle başlatıldı.23 mars : début des débats à la Chambre sur la propriété littéraire.
Birçok Kürt şair gibi o da medresede okuma ve yazma işine başlar.Comme beaucoup d'écrivains, il débute dans la littérature et la poésie.
'Gerçeği yazma aşkımız ölmez'".Quiconque est de la vérité écoute ma voix".
1998 yılından bu yana, G:sons isimli şirketi adına şarkı yazmaktadır.Depuis 1998, il travaille comme compositeur pour la compagnie G:songs.
Notlar, sadece daha fazla yazmak için değildir.Je n'ai plus le temps d'en écrire davantage.
Bütün aile sırları orada yazmaktadır.Des secrets familiaux vont être divulgués.
Yazmaya şiir ile başladı.Elle a débuté par la poésie.
Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı.Parallèlement, il a commencé à écrire.
Burada çizimleri için metinler yazmaya başladı.C'est là qu'il a commencé à dessiner.
1152) yazmaları bulunmaktadır.Elle est consacrée en 1152.
Bütün hayatını burada öğretmenlik ve yazmakla geçirdi.Il consacra ses dernières années à l'enseignement et à l'écriture.
Charlie Sheen balık tutmaktan ve şiir yazmaktan zevk alır.Ibrahim Kaypakkaya aimait lire et écrire des poèmes.
Ayrıca kendisi polisiye romanlar yazmaktadır.Il a également écrit des romans policiers.
Gençlik çağlarından itibaren yazmaya başlamış, ancak kitaplarını yayınlama imkanı bulamamıştır.Avant la guerre, il commence à écrire mais aucun de ses textes n'a été publié.
Büyük bir acı içinde olduğu bu günlerde İlahi Komedya'yı yazmaya başladı.Peut-être pensait-il déjà à la Divine Comédie.
Her zaman olduğu gibi, şiir yazmaya ve yayımlamaya devam etti.Durant cette période, il continue d'écrire et publier des poèmes.
The Guardian gazetesinde sık sık sanat yazıları yazmaktadır.Il écrit régulièrement des articles pour The Guardian.
Hiçbir kitap okumadan, on beş yaşında yazmaya başlar.À quinze ans, n'ayant jamais lu, il commence à écrire.
Heine, elektronik müzik yapmaya, şarkı yazmaya, şarkı söylemeye ve bestelemeye2011 senesinde başladı.Heine commença à créer de la musique électronique, à écrire des chansons, à chanter et à composer en 2011.
Yazmaya 17 yaşında başlar.Il commence à écrire à 17 ans.
Zaten eğer böyle olsaydı kitaplıkların yüzbinlerce yazma eser ile dolu olması gerekirdi.Une fois ces bases établies, reste à compléter le dispositif par l’érection de milliers d’ouvrages bétonnés.
Girodias ise ondan pornografik bir roman yazmasını ister.Gogol a d'abord voulu écrire un roman comique.
1931'de, kataloglanmış el yazmaları sayısı 2 bin 720 idi.En 1931, la catalogue terminé incluait près de 2800 objets.
Kısmi el yazması (M), Modena'da bulunmaktadır.Le Parti OFPI(M) est basé à Cologne.
“Diğer karakterleri yazmayı unutmadım.Aucune mention n'est faite des autres personnages du film.
Ertesi yıl yazmaya başladı.Il commence à enregistrer l'année suivante.
Bu dönemde Yılan Hikayesi'ni yazmaya başladı.Pendant ce temps-là, il commence à écrire une Histoire de la Bucovine.
Yazmaya Nietzsche'nin görüşlerini tanımasıyla başladı.Il fait à cette époque la lecture de Nietzsche.
Ondan yeni bir dörtlük yazmasını istedi.Il en a écrit une quarantaine.
Daha sonra çocuklar için kitap yazmaya başladı.C'est là qu'il commence à écrire pour les enfants.
O, kendi müzik tarzından şöyle bahseder: "Ben asla progressive rock türünde söz yazmaya karar vermedim.À propos de son style de musique, salim dit: "Je n'ai jamais décidé de composer dans le genre progressif.
Bana her konuda; ama her konuda yazmaya devam edin.Observe tout, s'informe de tout.
Sancağın üzerinde ise Muhammed ve dört halifenin isimleri yazmaktadır.Sur les pans d’angle sont calligraphiés les noms d’Allah et de Mahomet.
Böylece yazma işlemi gerçekleşene kadar kopyalama işlemi yapılmaz.Il ne nécessite pas de compilation avant d'être exécuté.
Akiva Goldsman, senaryoyu yeniden yazması için getirildi.Akiva Goldsman a écrit pour lui plusieurs scénarios.
Bütün şarkıları vokalist ve gitarist Asis Nasseri yazmaktadır.Tous les morceaux sont écrits par Asis Nasseri, chanteur et guitariste du groupe.
Ancak Harper Lee bir daha roman yazmadı.Kenneth White n’a jamais publié de roman.
Kitabe aşağıda yazmaktadır: Marmaray yönündeki kitabe, Şair Şakir tarafından 9 beyit olarak yazılmıştır.La sourate At-Tawba (arabe : سورة التوبة, Le Repentir) est la 9e sourate du Coran.
Din dışı şiirler yazmayı tercih etmiştir.Il lui préfère la poésie et l’écriture poétique.
İkili, şarkıyı on dakikada yazmak için geride yaylı örnekleri kullandı.Celui-ci aurait écrit la chanson humoristique en moins de douze minutes.
New York Observer`da köşe yazmaya başladı.Plus tard, elle obtient un poste de chroniqueuse au New York Observer.
1924'te Veşenskaya’ya geri döner ve kendini tamamen yazmaya verir.En 1924, il retourne s'installer à Vechenskaïa, où il se marie et se consacre à plein temps à la littérature.
Bu yazma nüsha asıl Şeyyad Hamza metni değildir.Attention, ce principe d'écriture n'est pas un simple exercice.
Makale aslından kopya edilmiş ve Lenin tarafından gözden geçirilmiş bir el yazmasına göre yayınlanmıştır.Les lettres donnent l'impression d'avoir été écrites à la main et signées par Duval.
Kitaplarını zar zor yazmaktadır.Il collectionne les livres rares.
Orada şarkı sözü yazmaya ve küçük mekanlarda canlı müzik yapmaya başlamıştır.C’est là qu'il commence vraiment à écrire des chansons et à chanter de ville en ville.
Bu da Ludwig van Beethoven'ın 9. senfonisinin Neşeye Övgü bölümünü yazmasına kaynaklık etti.Cela revient à se demander pourquoi la neuvième symphonie de Beethoven est belle.
Yazmada 78 hikâye vardır.Elle comporte 78 versets.
Kаrа-kıs Munzuk şiir yazmaya da devam etmiştir.Il continue d'écrire de la poésie.
Hiç okula gitmediği için Türkçe öğrenememiştir ve okuma yazması yoktur ancak Arapça bilmektedir.Il n’a jamais été à l’école, ne sait ni lire ni écrire et parle à peine l’anglais.
Toplama işleminde de r1 yazmacı kullanılıyor.Là aussi, la responsabilité du pilote LMP1 a été mise en cause.
Okulu çok iyi olmasa da okuma yazma öğretecek kadar vardır.L’enseignement lui laisse assez de temps pour écrire.
Bu yazma günümüzde kayıptır.Ces écrits sont malheureusement perdus aujourd'hui.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod