Ana içeriğe geç
Sözlük

yazma ile cümle

yazma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ahmet Cevat Paşa, 10 cilt içinde 20 eser yazmayı planlamıştı.Satish Kumar a écrit une dizaine de livres.
Okuma yazma oranı yüzde 98'lere ulaşmıştır.La réponse fut oui pour le changement à 98 %.
Bu eserin tek yazma nüshası değildir.Ce n'est pas qu'un livre de témoignage.
Ve bu yüzden de yazmaya devam edemem." demiştir."J'ai réalisé que je ne pouvais plus écrire.
Bu yüzden Yahudi başkahinler Pilatus'a "Yahudileri Kralı" diye yazma dediler.Sur la croix de sacrifice de Jésus, Pilate a fait écrire : "Roi des Juifs".
Cevap yazmak için cesaretimi toplamam birkaç gün aldı" demiştir.Merci d’avoir lu mon long message."
İngiliz şarkıcı "Sanatçılara sunmak için şarkı sözü yazmayı seviyorum."She'd like to teach the world to sing".
Müzari: "O yazar"; "O yazmaz mı?"Le photographe, n’est il pas celui qui « écrit avec la lumière » ?
Corriere della Sera’nın kültür sayfalarına yazılar yazmaktadır.Collabore aux pages culturelles du « Corriere della Sera ».
Çocuk kitapları yazmaktadır.Elle écrit des livres pour enfants.
Ülke nüfusunun neredeyse yarısına yakın kısmı okuma ve yazma bilmemektedir.40 % de la population sait lire et écrire.
Reklamcılık konusunda yazılar yazmakta, eğitmenlik yapmaktadır.On y trouve une information ou de la publicité.
Sekiz yaşındayken piano çalmaya başlamış, on dört yaşındayken şarkı yazmaya başlamıştır.Il débute le piano à huit ans, et à quatorze ans commence à écrire ses propres chansons,.
Woyzeck, Georg Büchner'in 1836 yılında yazmaya başladığı tahmin edilen, ölümüyle yarım kalan tiyatro oyunu.Woyzeck est une pièce de théâtre fragmentaire de Georg Büchner écrite en 1837.
3 Kasım 2015'ten itibaren Zaman gazetesinde yazmaya başlamıştır. ^ "Merhaba!".Il écrit même dans son journal intime en octobre 1945 : « Quelle garce !
Bir mobil telefondan, bir Web sitesine erişmek için, tarayıcıya URL yazmak gerekmektedir.Pour choisir le contenu de la page du navigateur il faut entrer une URL.
Ancak 1880 yılında henüz yazmaya yeni başlamıştı.Ce fut seulement à partir de 1888 qu’il recommença à écrire.
Yazı yazmayı çok seviyor.Elle aime écrire.
Bunun dışında yine ulusal ekonomi hakkında yazılar yazmaya başladı.À son retour, il commence des études d'économie nationale (Nationalökonomie).
Bu sırada şiir yazmaya başladı.Pendant ce temps, il a commencé à écrire des poèmes.
El yazması Vatikan Kütüphanesinde bulunmaktadır.Il les fit mettre dans la bibliothèque du Vatican.
Bu modda, klavyeyiz devre dışıdır, bu yüzden diğer elinizle anlamsız kalıp yazmayacaksınız.Ce clip se veut simple et épuré, à l'inverse de Not Myself Tonight.
Erward Cave, kendisi de, sık sıj dergide Sylvanus Urban adı ile yazılar yazmaktaydı.Cave lui-même y écrivait des articles sous le pseudonyme de Sylvanus Urban.
"Lefter teybi kapattırdı ve "Bunları yazma" dedi".She rolls up her sleeves and says, 'Enough of this.
Bu dönemde resim çizmeye ve kısa hikâyeler yazmaya başladı.Elle commence à cette époque à écrire des contes et des nouvelles.
Çoktandır bana mektup yazmaz, Sevgili kardeşim Tahsin Yılmaz.Il a jamais tué personne, mon papa est un court roman.
Eserin tek yazma nüshası vardır.La série ne possède qu'un seul ouvrage.
Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır.Il sera alors difficile d’essayer de classer cet énoncé.
Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı.Il parait que sa femme l'aurait aidé à écrire ses textes.
Gazeteci süregelen çatışmalar hakkında bir kitap yazmaktadır.Il écrit un article sur les phénomènes périodiques.
Demirtaş Ceyhun; haftalık Aydınlık ve aylık Teori dergilerinde köşe yazıları yazmaktaydı.İP fait paraître un magazine hebdomadaire Aydınlık, les mensuels Teori et Bilim ve Ütopya.
Münşeat’ın değişik hacimlerdeki el yazma nüshaları çeşitli kütüphanelerde mevcuttur.Des copies manuscrites de ces chroniques existent dans plusieurs bibliothèques.
Tutuklu arkadaşı Ossietzky ile dayanışma içinde bulunmak için tekrar yazmayı düşünüyordu.Pour soutenir le prisonnier Ossietzky, il pense revenir sur le devant de la scène.
Dönem, Claudio Monteverdi'nin Orfeo operasını yazması ile birlikte sona erer.Une moresca termine L'Orfeo de Monteverdi.
Çünkü Farsça yazmak ediplikte üstünlük sayılmıştır.Le problème est que cela fait plus de code à écrire.
Bu yöntem her aşamada belleğe erişimi ve yeniden yazmayı gerektirir.Le problème avec ce système est qu'à chaque mesure il faut plonger et remonter l'instrument.
Baba mektupları yazmakla meşgul.Mi padre está ocupado escribiendo cartas.
Notlarımı yazmak için bir deftere ihtiyacım var.Necesito un cuaderno para escribir mis notas.
Ben sol elimle yazmaya çalıştım.Intenté escribir con la mano izquierda.
Onun raporu yazması uzun bir zaman aldı.Ella tardó mucho en escribir el informe.
Okumayı yazmaya tercih ederim.Prefiero leer a escribir.
Amcam asla mektup yazmaz.Mi tío nunca escribe cartas.
Judy'ye bir mektup yazmayı planlıyorum.Planeo escribirle una carta a Judy.
Kısa bir hikaye yazmaya çalıştı.Intentó escribir una historia corta.
O bir mektup yazmakla meşgul.Está ocupado escribiendo una carta.
Hayır, ben onu yazmadım.No, yo no lo he escrito.
Mektup yazmak zorunda mıyım?¿Tengo que escribir una carta?
Bana böyle uzun mektuplar yazma.No me escribas cartas tan largas.
Onlara bir teşekkür notu yazman gerektiğini düşünmüyor musun?¿No crees que deberías escribirles una nota de agradecimiento?
Patty Kanada'da arkadaşlarına yazmayı bitirdi.Patty terminó de escribirles a sus amigos en Canadá.
Saat sekizde bir rapor yazmaya başladı, saat on ikide onu bitirdi.Ella comenzó a escribir un informe a las ocho, terminándolo a las doce.
Tom mektubu bugün yazmak zorunda mı?¿Tom tiene que escribir hoy la carta?
Tom raporunu yazmayı zamanında bitirebildi.Tom pudo terminar de escribir su informe a tiempo.
Emi asla bir mektup yazmadı.Emi no ha escrito nunca una carta.
Bir mektup yazmayı bitirdim.Terminé de escribir una carta.
Çince yazmayı bilmiyorum.No sé escribir en chino.
Bana yazmak için bir şey verin.Deme algo con lo que escribir.
Geçen şubat ayından beri bize yazmadı.Él no nos ha escrito desde el pasado febrero.
Annem mektuplar yazmaktan nefret eder.Mi madre odia escribir cartas.
Ona bir mektup yazmadın mı?¿No le has escrito una carta?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod