yazgı ile cümle
yazgı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün insanların yazgısı açıkça görülebilir, Anakha hariç.את השאלות רשאיות להציע כל המדינות למעט המארחת.
Friedrich Nietzsche yazgıcılığın bu biçimini Türk yazgıcılığı olarak adlandırır.פרידריך ניטשה כינה זאת 'פטליזם טורקי'.
Alın yazısı, Yazgı veya Mukadderat olarak da anılır.Poleg tega je celoten izraz napisan s poševno pisavo ali podčrtan.
Yazgıcılığı kabullenmek, kaçınılmazlığa direniş göstermekten daha uygundur.Heakskiit on sobilikum kui vastuhakk paratamatusele.
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.Arbeiter, ich glaube an Chile und seine Bestimmung
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.Arbetare i mitt fosterland! jag tror på Chile och dess framtid,
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.E logo a seguir, suicidou-se. Trabalhadores da minha pátria. Tenho fé no Chile e no seu destino.
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.Munkások, én hű vagyok Chile-hez és ez a végzetem.
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.Pracujúci a robotníci, mám vieru v Čile a jeho ďalší osud.
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.Rakyat Pekerja, saya percaya pada Chile dan takdirnya
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.Εργάτες της πατρίδας μου... πιστεύω στη Χιλή και στο πεπρωμένο της.
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır."Работници, вярвам в патрията и в нейното бъдеще.
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.,עובדים, יש לי אמונה בצ'ילה ובגורלה
657.01 00:52:35,040 --> 00:52:40,511 Emektarlar, Şili'ye ve yazgısına inancım vardır.前進してください 遅かれ早かれ
Achilles tarihe şekil verebilen bir yazgı adamıydı. ve Alexander!"아킬레스는 역사를 만들고" "운명을 지배하는 자였다." "너도 그렇게 되어야 한다, 알렉산더."
Achilles tarihe şekil verebilen bir yazgı adamıydı. ve Alexander!la derrota era inevitable.
Achilles tarihe şekil verebilen bir yazgı adamıydı. ve Alexander! "Senin de olman gereken adam bu!""Achilles byl mužem, který dokázal ovlivňovat dějiny, mužem osudu, a takový bys měl být i ty, Alexandře."
Achilles tarihe şekil verebilen bir yazgı adamıydı. ve Alexander!"Ахилл был человеком, готовым творить историю, хозяином судьбы. Таким и должен ты стать, Александр".
Achilles tarihe şekil verebilen bir yazgı adamıydı. ve Alexander!"אכילס היה אדם שיכל לעצב את ההיסטוריה כרצונו, איש גורל, וכך צריך להיות גם אתה, אלכסנדר."
Achilles tarihe şekil verebilen bir yazgı adamıydı. ve Alexander!أخيل كان رجلا يستطيع نحت التاريخ رجل أقدار وهذا ما يجب أن تكون عليه يا أسكندر
Achilles tarihe şekil verebilen bir yazgı adamıydı. ve Alexander!運命の人だ お前もそうなるのだ、アレキサンダー」と 彼はそれを聞いたのです
Ailesi farklı bir yazgı seçtiği için değil.3歳のときのこと
Ailesi farklı bir yazgı seçtiği için değil.Adoptowany, ale nie dlatego, że jego rodzice wybrali inne przeznaczenie.
Ailesi farklı bir yazgı seçtiği için değil.부모님이 다른 운명을 선택했기 때문이 아니었죠.
Ailesi farklı bir yazgı seçtiği için değil.Не потому что его родители предпочли другую судьбу.
Ailesi farklı bir yazgı seçtiği için değil.לא בגלל שהוריו העדיפו ייעוד אחר.
Ailesi farklı bir yazgı seçtiği için değil.ليس لأن والديه فضلوا مصيرا آخر.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.Durante mil anos, o destino da Europa dependeu delas.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.E per mille anni il destino dell'Europa è dipeso da loro.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.Et pendant un millier d'années, le sort de l'Europe dépendait d'eux.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.그리고 천년동안 유럽의 운명이 그 성벽에 달려 있었습니다.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.Na nich spoczywał los Europy przez tysiąc lat.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.Tausende Jahre lang hing das Schicksal Europas an ihnen.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.Timp de o mie de ani, soarta Europei a depins de ele.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.Vận mệnh của Châu Âu phụ thuộc vào đó suốt hàng nghìn năm.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.Y durante mil años el destino de Europa dependió de ellos.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.Επί χιλιάδες χρόνια, η τύχη της Ευρώπης εξαρτώταν από αυτά τα τείχη.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.На протяжении тысячи лет, судьба всей Европы опиралась на эти стены.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.ובמשך אלפי שנים, הגורל של אירופה היה תלוי בהם.
Bin yıl boyunca, Avrupa'nın yazgısı onlara bağlı olmuştur.ولآلاف السنين فإن مصير أوروبا اعتمد عليها.
İnsan olarak bizim yazgımız da, o minik böcekten farksızdır.우리 인간 운명은 사라질 것 입니다. 작은 귀뚜라미가 그러듯이.
İnsan olarak bizim yazgımız da, o minik böcekten farksızdır.גורלנו האנושי הוא להעלם, באותו ביטחון שהצרצר הקטן ההוא יעלם,
İnsan olarak bizim yazgımız da, o minik böcekten farksızdır.ومصير الإنسان الأخير بالفناء المشابه بالطبع لمصير صرصار الليل الصغير.
İnsan olarak bizim yazgımız da, o minik böcekten farksızdır.それでもなお 私たちは この虫と同じように生き 歌うのだ と
Şimdiden haz da alabilirsiniz, yani yaşamın güzelliklerine odaklanırsınız, ya da yazgıcı olabilirsiniz.Anda bisa menjadi hedonis masa kini, yang berfokus pada kesenangan hidup, atau fatalis masa kini.
Şimdiden haz da alabilirsiniz, yani yaşamın güzelliklerine odaklanırsınız, ya da yazgıcı olabilirsiniz.Je kunt heden-hedonistisch zijn, je focust je op de geneugten van het leven, of heden-fatalistisch.
Şimdiden haz da alabilirsiniz, yani yaşamın güzelliklerine odaklanırsınız, ya da yazgıcı olabilirsiniz.여러분은 현재-쾌락주의, 즉 인생의 즐거움에 집중하거나, 현재-숙명론자가 될 수 있습니다.
Şimdiden haz da alabilirsiniz, yani yaşamın güzelliklerine odaklanırsınız, ya da yazgıcı olabilirsiniz.Lehet jelen-hedonista, azaz önök az élet örömeire összpontosítanak, vagy jelen-fatalista.
Şimdiden haz da alabilirsiniz, yani yaşamın güzelliklerine odaklanırsınız, ya da yazgıcı olabilirsiniz.Man kan vara nutidshedonist alltså att fokusera på glädjeämnen, eller nutidsfatalist
Şimdiden haz da alabilirsiniz, yani yaşamın güzelliklerine odaklanırsınız, ya da yazgıcı olabilirsiniz.Môžeme byť v prítomnosti hedonistický, teda zameraný na slasti života, alebo v prítomnosti fatalistický.
Şimdiden haz da alabilirsiniz, yani yaşamın güzelliklerine odaklanırsınız, ya da yazgıcı olabilirsiniz.Poți avea un prezent-hedonist, adică să te bucuri de viață, sau un prezent-fatalist.
Şimdiden haz da alabilirsiniz, yani yaşamın güzelliklerine odaklanırsınız, ya da yazgıcı olabilirsiniz.אפשר להיות הווה-הדוניסטי, כלומר מתמקד בהנאות של החיים, או הווה-פאטאליסטי.
Şimdiden haz da alabilirsiniz, yani yaşamın güzelliklerine odaklanırsınız, ya da yazgıcı olabilirsiniz.يمكنك أن تركز علي الملذات الحالية، تحديداً أن تركز علي متع الحياة، أو القدرية الحالية.
Şimdiden haz da alabilirsiniz, yani yaşamın güzelliklerine odaklanırsınız, ya da yazgıcı olabilirsiniz.人生の喜びに集中するのです あるいは現在-運命論にも どちらの場合も 人生はコントロールできています
Ve her zaman geçmişe olumsuzu ve şimdiye-yazgıcılığı düşük.Alltid lågt på dåtidsnegativt och nutidsfatalism.
Ve her zaman geçmişe olumsuzu ve şimdiye-yazgıcılığı düşük.A vždy málo negativní na minulost a současný člověk věřící na osud.
Ve her zaman geçmişe olumsuzu ve şimdiye-yazgıcılığı düşük.Dan selalu rendah pada masa lalu yang negatif dan fatalisme masa kini.
Ve her zaman geçmişe olumsuzu ve şimdiye-yazgıcılığı düşük.En altijd laag op het verleden-negatieve en het heden-fatalisme.
Ve her zaman geçmişe olumsuzu ve şimdiye-yazgıcılığı düşük.És mindig alacsony múlt-negatívon és jelen-fatalistán.
Ve her zaman geçmişe olumsuzu ve şimdiye-yazgıcılığı düşük.Et toujours faible sur l'orientation passé-négatif et présent-fatalisme.