Ne yazık ki, babam uzun süren hastalığından iyileşemedi.To my regret, my father could not recover from his long illness.
Ne yazık ki kaleyi görme şansım yoktu.Unfortunately, I didn't get the chance to see the castle.
Görünüşe göre benim anti-virüs yazılımım yetersiz.Apparently my anti-virus software is not up to snuff.
Planım bugün bütün mektupları yazıp bitirmek.My plan is to finish writing all the letters today.
Amcam asla mektup yazmaz.My uncle never writes letters.
Yazdığımın doğru olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if what I wrote was correct.
Hayattaki amacım roman yazarı olmaktır.My goal in life is to be a novelist.
Ben de senin kadar şiir yazmayla ilgileniyorum.I am as interested in writing poems as you are.
Her yaz köye giderim.I go to the country every summer.
Bir yıldır bu taslağı yazıyorum.I have been writing this manuscript for a year.
Bu yaz Kyoto'ki amcamı ziyaret edeceğim.I will visit my uncle in Kyoto this summer.
Bu yaz iki kilo aldım.I have put on two kilograms this summer.
Geçen yaz kampa gittim.I went camping last summer.
Ben bu yaz hiçbir yere gitmedim.I have been nowhere this summer.
Ben ehliyetimi bu yaz aldım.I got my license this summer.
Henüz bir iş mektubu yazmaya alışık değilim.I'm not used to writing a business letter, yet.
Geçen yaz macerasını hatırlıyorum.I remember last summer's adventure.
Bir öğretmenden daha ziyade bir yazarım.I am a writer rather than a teacher.
Bu yaz sadece beş gün izin alırım.I get only five days off this summer.
Bu yaz yurt dışına gidiyorum.I am going abroad this summer.
Şimdi bir kitap yazmakla meşgulüm.I'm now busy writing a book.
Öğleye kadar mektubu yazmayı bitirdim.I finished writing the letter by noon.
Ben cevapları dikkatlice yazdım.I wrote the answers carefully.
Sadece bir mektup yazacaktım.I was just going to write a letter.
Onun mektubunda yazılanlara inanıyorum.I believe what is written in her letter.
Yarın bir mektup yazacağım.I am going to write a letter tomorrow.
Soruyu yazılı hale getirin.Put the question in writing.
Gerçek şu ki, ben bir yazar olmak istiyorum.The truth is, I want to be a writer.
Çek miktarını hem rakamla hem de harflerle yazın.Write the amount on the check in letters as well as figures.
Bir roman yazarken, hayal gücümüzü çalıştırırız.When we write a novel, we exercise our imagination.
Gazetede, Peru'da deprem olduğu yazıyor.According to the paper, there was an earthquake in Peru.
Gazete, Meksika'da bir deprem olduğunu yazıyor.According to the paper, there was an earthquake in Mexico.
O, ona geçen ay yazdı.I wrote to her last month.
O, ülkesine döner dönmez bana yazacak.She will write to me as soon as she returns to her country.
Taro, dönem ödevi yazıyor.Taro is writing a term paper.
Yazım ve noktalama işaretleri konusunda daha dikkatli olmalısınız.You must be more careful about spelling and punctuation.
Tokyo'ya vardığımda sana iki satır yazarım.I'll drop you a line when I get to Tokyo.
Tokyo'ya varınca ona bir mektup yazdım.On arriving in Tokyo, I wrote her a letter.
Yazın Japonya sıcak ve aşırı nemli.Japan is hot and sticky in summer.
Onun onu yazıp yazmadığı her zaman bir sır kalacaktır.Whether he wrote it or not will always remain a secret.
Ne yazık ki o çok genç öldü.It is a pity that he died so young.
Onun bir imzasını isteyeceğim. Yazmak için bir şeyin var mı?I'm going to ask him for an autograph. Do you have anything to write with?
Onun yazısını okumak imkansızdır.His writing is impossible to read.
Onun konuşma şekli ünlü bir yazarın dikkatini çekti.The way he spoke attracted the attention of a famous writer.
O, ünlü bir şairin biyografisini yazdı.He wrote a biography of a famous poet.
O, ormandaki maceraları hakkında bir kitap yazdı.He wrote a book about his adventures in the jungle.
O,bir parça şairdi ve romantik şiirler yazardı.He was something of a poet and used to write romantic poems.
O, babasına nadiren yazar.He seldom writes to his father.
O, nadiren ebeveynlerine yazar.He seldom writes to his parents.
O bazı arkadaşlarına yazıyor.He is writing to some friends of his.
O, yaz aylarında uzun bir yürüyüş için dışarı çıkardı.He would go to out for a long walk in summer.
O yaz aylarında yüzmeyi seviyor.He likes swimming in summer.
O, bir yaz rock festivali düzenledi.He organized a summer rock festival.
O yaz sıcağını sevmez.He doesn't like the heat of the summer.
O yaz sıcağı sırasında bir kravat takmaktan nefret eder.He hates wearing a tie during the summer heat.
O, çiçekleri yaz aylarında her gün sular .He waters the flowers every day in summer.
O yaz boyunca Nagano'da kaldı.He stayed in Nagano throughout the summer.
O bize tatil sırasında yazmamız için bir kompozisyon verdi.He gave us an essay to write during the vacation.
Kısa bir hikaye yazmaya çalıştı.He tried writing a short story.
O, bir mektup yazıyor olacak.He will be writing a letter.