Bu ders kitabı basit İngilizce ile yazılmıştır.This textbook is written in simple English.
Doğum tarihinizi buraya yazın.Write down your date of birth here.
Buraya yazın lütfen.Write it down here, please.
Adınızı buraya yazın.Write down your name here.
Bana restoranı yazılı olarak tarif eder misin?Could you write me directions to the restaurant?
Bu tür kılavuzlarun basit bir dilde yazılmaları gerekir.Such manuals should be written in simpler language.
Gülliver'in Gezileri ünlü bir İngiliz yazar tarafından yazılmıştır.Gulliver's Travels was written by a famous English writer.
Lütfen ev adresinizi yazın.Please write down your home address.
Amy Church tarafından yazılmış hikayeler ilginçtir.The stories written by Amy Church are all interesting.
Bazı şiirler de onun tarafından yazıldı.Some poems were also written by him.
Birkaç hata dışında yazınız iyi.Your writing is good except for a few mistakes.
Alfabeyi büyük harflerle yazın.Write the alphabet in capitals.
Arapça yazı okuyamamI can't read Arabic script.
Arapça, sağdan sola doğru yazılır.Arabic is written from right to left.
Onu kurşun kalemle yazın.Write it in pencil.
Lütfen adınızı yazın.Please write down your name.
El yazın benimkine benziyor.Your handwriting is similar to mine.
Doğum tarihinizi yazın.Write the date of your birth.
Sen duvardaki el yazısını okuyabilirsin ama ben hiç anlamıyorum.You may be able to read the handwriting on the wall, but it is Greek to me.
Ne yazık ki hat meşgulI'm afraid the line is busy.
Ne yazık ki, o gelmedi.To my great disappointment, she didn't come.
Ne yazık ki o gelmeyi reddetti.Unfortunately he refused to come.
Ne yazık ki, mağaza kapalıydı.Unfortunately, the store was closed.
Ne yazık ki, etrafta kimse yoktu.Unfortunately, there was no one around.
Ne yazık ki yanımda hiç param yok.Unfortunately I have no money with me.
Ne yazık ki dün yağmur yağdı.Unfortunately, it rained yesterday.
Ne yazık ki yağmur yağdı.Unfortunately, it rained.
Ne yazık ki, filmi göremedim.Unfortunately, I missed seeing the movie.
Yazık, o genç yaşta öldü.Alas, she died young.
Mola vermeden saat ikiden beri yazı yazıyorum.I have been writing since two o'clock without a break.
Adınızı ve adresinizi yazın, lütfen.Write your name and address, please.
Ne yazık ki bizzat gitmen gerekecek.I'm afraid you'll have to go in person.
Orijinali bir ders kitabı olarak yazılmıştır.The original was written as a school textbook.
Bay Kawabata her yıl evine bir mektup yazıyor.Mr Kawabata writes a letter home every year.
Yazı Tahtaları her zaman siyah değildir.Blackboards are not always black.
Tahtada yazılı olan benim adımdı.Written on the blackboard was my name.
Bu günlerde bana gittikçe daha az sıklıkta yazıyor.He writes to me less and less often these days.
Yazarın gerçek niyetini bilmek için yazının gerçek anlamını bulmalısınız.You have to read between the lines to know the true intention of the author.
Ne yazık ki bu mümkün değildir.Regretfully it is not possible.
Ne yazık ki o, temelli gitti.I regret to say he's gone for good.
Ne yazık ki o yatakta hastaydı.I regret to say that he is ill in bed.
Ne yazık ki, onu yanınızda getiremezsiniz.Unfortunately, you cannot bring him along.
Ne yazık ki, babam uzun süren hastalığından iyileşemedi.To my regret, my father could not recover from his long illness.
Ne yazık ki kaleyi görme şansım yoktu.Unfortunately, I didn't get the chance to see the castle.
Sana yazımda bahsettiğim öğretmen henüz gelmedi.The teacher I wrote to you about has not yet arrived.
Ben odaya girdiğimde oğlum birkaç saattir yazı yazıyordu.My son had been writing for several hours when I entered the room.
Anayasamız Amerikan rehberliği altında yazıldı.Our constitution was drawn up under American guidance.
Yapmamız gereken ilk şey misafirperverliği için eniştene yazıp teşekkür etmek.The first thing we should do is write and thank your brother-in-law for his hospitality.
Yazışmayı yıllarca sürdürdük.We have carried on a correspondence for years.
Görünüşe göre benim anti-virüs yazılımım yetersiz.Apparently my anti-virus software is not up to snuff.
Planım bugün bütün mektupları yazıp bitirmek.My plan is to finish writing all the letters today.
Amcamın el yazısını okumak zordur.My uncle's handwriting is hard to read.
Annem iyi bir el yazısına sahiptir.My mother has good handwriting.
Bütün gün boyunca mektuplar yazıyorum.I have been writing letters all day long.
Bu yazıcıyı dün satın aldım.I bought this printer yesterday.
Burada yazılı adresten bana ulaşabilirsiniz.You can reach me at the address written here.
Bir yıldır bu taslağı yazıyorum.I have been writing this manuscript for a year.
Sidney Sheldon tarafından yazılmış bir roman okuyorum.I'm reading a novel by Sidney Sheldon.
Bütün sabah mektupları yazıyordum.I had been writing letters all that morning.
İngilizce yazılmış bir mektup aldım.I received a letter written in English.