Ana içeriğe geç
Sözlük

yazı ile cümle

yazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dün bilgisayarıma yeni bir yazılım yükledim.I installed a new software program yesterday on my computer.
Yazılı sınavda başarısız oldum.I failed the written test.
Senin yazılı izne ihtiyacın var.You need written permission.
Yazılacak bir konuşmam var.I have a speech to write.
Bütün gece yatmayıp yazı yazdım.I've been up all night writing.
Ne yazık ki gitmeyeceğim.I'm afraid I won't be going.
Ne yazık ki bu mümkün olmayacak.I'm afraid that won't be possible.
Ne yazık ki şimdi çok meşgulüm.Unfortunately, I'm now too busy.
Dün ne yazık ki çok sıkıcı bir kitap okudum.Yesterday I read a book that was unfortunately very boring.
Söylediklerimi yazın!Write what I say!
Ne yazık ki, gezinin iptal olduğunu size bildirmeliyim.Unfortunately, we must inform you that the trip was canceled.
Bu Tom'un el yazısına benzemiyor.This doesn't look like Tom's handwriting.
Tom tiyatronun önünde kendi el yazısıyla imza atıyordu.Tom was signing autographs in front of the theater.
Yazın yumurtalar çok çabuk bozulur.In the summer, eggs go bad quickly.
Şu anda Çince öğretmenime bir mektup yazıyorum.I'm now writing a letter to my Chinese teacher.
Şu anda Çince öğretmenime bir mektup yazıyorum fakat İngilizce.I'm now writing a letter to my Chinese teacher, but in English.
Şu anda Çinli öğretmenime bir mektup yazıyorum fakat İngilizce.I'm now writing a letter to my Chinese teacher, but in English.
Tom'un el yazısını okumak zordur.Tom's handwriting is hard to read.
Bugün senaryosu bir arkadaş tarafından yazılmış bir oyun izledim.Today I watched a play of a script written by a friend.
Bugün bir arkadaşım tarafından yazılmış bir oyun izledim.Today, I watched a play written by a friend of mine.
Tom Fransızca alt yazılı bir Japon filmi izledi.Tom watched a Japanese movie with French subtitles.
Lütfen soruları yazınız.Please write down questions.
Senin yazın hayal kırıklığıydı.Your article was disappointing.
Yazım hatası olmayan çok az sayıda kitap var.There are few books without misprints.
Konuşulan Fransızcayla yazılan Fransızcadan daha çok ilgileniyorum.I'm more interested in spoken French than in written French.
Kolay Fransızca ile yazıldığı için, onu anlayabilirim.Since it's written in easy French, I can understand it.
Ne yazık ki Fransızcayı daha iyi anlamıyorum.It's a pity that I don't understand French better.
Civardaki birçok işaretler Fransızca yazılmış.Most signs around here are written in French.
Hiç Fransızca yazılmış rehber kitap satar mısın?Do you sell any guidebooks written in French?
Tom Fransızca yazılmış bir mektup okuyordu.Tom was reading a letter written in French.
Tom Mary'ye Fransızca yazılmış bir mesaj gönderdi.Tom sent Mary a message written in French.
Ne yazık ki, neredeyse hiç Fransızca konuşmam.Unfortunately, I hardly speak any French.
Bu kitap kolay Fransızcayla yazılmış.This book is written in easy French.
Makale Fransızca yazılmış.The article was written in French.
Mesaj Fransızca yazılmış.The message is written in French.
Bu kitap Fransızca yazıldı.This book is written in French.
Fransızca bir şarkı yazıyorum.I'm writing a song in French.
Yazısına tamamen katılıyorum.I concur fully with his text.
Savaş ve Barış bugüne kadar yazılmış en uzun romanlardan biridir.War and Peace is one of the longest novels ever written.
Resimde görebildiğin rakamları yazıyla yaz!Write in words the numbers you can see in the picture!
Bu hikaye orijinal olarak Fransızca yazıldı.This story was originally written in French.
Bu kitap aslen Fransızca yazılmıştı.This book was originally written in French.
Ne yazık ki bir şey son derece yanlış gitti.I'm afraid something's gone terribly wrong.
Tom bana Mary'den elle yazılmış bir not verdi.Tom gave me a handwritten note from Mary.
Ne yazık ki durum çok ciddi.I'm afraid the situation is very serious.
Ne yazık ki ben senin olduğumu sandığın kişi değilim.I'm afraid I'm not who you think I am.
Tom yazın çıplak olarak uyur.Tom sleeps in the nude in the summer.
Ne yazık ki seçeneklerini tükettin.I'm afraid you've run out of options.
Ne yazık ki herhangi bir seçeneğin yok.I'm afraid you don't have any choice.
Ne yazık ki Tom asla tekrar görmeyeceğim.I'm afraid I'll never see Tom again.
Ne yazık ki bu yeterince iyi değil.I'm afraid that's not good enough.
Ne yazık ki buna izin veremem.I'm afraid I can't authorize that.
Ne yazık ki oraya gidemezsin.I'm afraid you can't go there.
Ne yazık ki kötü haberim var.I'm afraid I've got bad news.
Ne yazık ki yapmam gereken işler var.I'm afraid I have work to do.
Ne yazık ki Tom gitmek zorunda kaldı.I'm afraid Tom had to leave.
Ne yazık ki çok geç kaldın.I'm afraid you're too late.
Başka bir hikaye yazıyorum.I'm writing another story.
Ne yazık ki Tom'u incitebilirim.I'm afraid I may hurt Tom.
Ne yazık ki hatalısın.I'm afraid you're wrong.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod