Ana içeriğe geç
Sözlük

yayma ile cümle

yayma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.이들은 자기 삶의 환경을 때려부수고 있는 범죄자, 사기꾼, 위험인물 이었습니다.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Mereka ini kriminal, penjahat, berbahaya memburu lingkungan mereka sendiri.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Takto nebezpeční kriminálnici a zlodeji ničili svoje vlastné prostredie.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Ήταν εγκληματίες, απατεώνες, επικίνδυνοι που καταδίωκαν το ίδιο τους το περιβάλλον.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Те бяха опасни престъпници, отрепки, преследващи собственото им обкръжение.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Это были опасные преступники и мошенники, держащие с страхе собственное окружение.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.הם היו פושעים, גנבים, מסוכנים מחבלים בסביבה של עצמם.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.كانو مجرمين ,محتالين,خطرين يتبعون أهوائهم .
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.呢班罪犯、歹徒同危險分子 用盡手段同環境抗爭
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.自分の置かれた状況に乗るやつらです その時 見た光景に まさかと思いました
Bu bütün kültürlerde var, doğru mu? Fakat bunun dinle ve dini yaymakla ilgisi yok.Maar dit gaat niet over religie, het gaat niet over bekeren.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.A gazdák keményen dolgoznak azért, hogy elterjesszék az ideológiákat a többieknek.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Die Träger arbeiten hart daran, diese Ideen auf andere zu übertragen.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Gastheren verspreiden ijverig deze ideeën naar anderen.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Gazda lucrează din greu ca să răspândească aceste idei la alții.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Gli infettati si danno da fare per diffondere queste idee ad altri.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Gostitelji se močno trudijo, da bi razširili te ideje na druge.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Hostitelé pracují těžce, aby tyto myšlenky předali druhým.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.숙주는 사상들을 퍼뜨리기 위해 노력합니다.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Les hôtes travaillent dur pour répandre ces idées.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Nosiciele ciężko pracują, by rozprzestrzenić te idee na innych.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Nuestros anfitriones trabajan duro para esparcir estas ideas.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Os hospedeiros trabalham duramente para propagar estas ideias aos outros.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Värdarna arbetar hårt med att sprida dessa idéer till andra.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Οι ξενιστές κοπιάζουν για να εξαπλώσουν τις ιδέες τους σε άλλους.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Носители идей стараются распространить их среди других.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Приемниците много се стараят да разпространят тези идеи към останалите.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.המארחים מתאמצים מאד להפיץ רעיונות אלה לאחרים.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.الطفيليات تعمل جاهدة لنشر أفكارها للآخرين.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.私は哲学者ですが 職業病の一つは
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Ahora tenemos que difundir la historia.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Chúng ta kết thúc câu chuyện tại đây.
Bu hikayeyi yaymamız gerek. Çok teşekkürler.Kita harus menyebarkan cerita ini sekarang, Terima kasih banyak.
Bu hikayeyi yaymamız gerek. Çok teşekkürler.우리는 이제 이 이야기를 퍼트려야 합니다. 감사합니다.
Bu hikayeyi yaymamız gerek. Çok teşekkürler.We moeten dit verhaal vertellen.
Bu hikayeyi yaymamız gerek. Çok teşekkürler.Wir müssen die Geschichte jetzt an die Öffentlichkeit bringen.
Bu hikayeyi yaymamız gerek. Çok teşekkürler.Нам нужно рассказать об этих историях всему миру.
Bu hikayeyi yaymamız gerek. Çok teşekkürler.אנחנו צריכים לפרסם את הסיפור הזה עכשיו. תודה רבה לכם.
Bu hikayeyi yaymamız gerek. Çok teşekkürler.والان لدينا جميعاً قصة علينا نشرها .. شكراً لكم
Bu hikayeyi yaymamız gerek. Çok teşekkürler.(拍手)
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Dobbiamo far conoscere questa storia.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Most kell megragadnunk a történetet.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Musíme tenhle příběh dostat ven.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Musíme tento príbeh šíriť ďalej.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Musimy nagłośnić tę historię.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Nous devons diffuser cette histoire maintenant.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Tätä tarinaa pitää levittää.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Temos de conseguir divulgar a história agora.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Trebuie să facem povestea publică acum.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Vi måste sprida den här berättelsen nu.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Vi skal have historien ud nu.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Ми маємо щось з цим робити.
Bu hikayeyi yaymamız gerek.Трябва да разпространим историята сега.
Bu konsept deneylerin sonucunda bir firma kurarak testleri daha geniş bir alana yaymalıydım.Bằng chứng của những thí nghiệm này làm tôi muốn thành lập một công ty, và đưa nó ra một sân chơi lớn hơn.
Bu konsept deneylerin sonucunda bir firma kurarak testleri daha geniş bir alana yaymalıydım.이같은 개념 실험의 성공에 따라 저는 이 기술을 좀 더 널리 적용할 수 있도록 회사를 설립하기로 결정했지요.
Bu konsept deneylerin sonucunda bir firma kurarak testleri daha geniş bir alana yaymalıydım.כך שניסויי הוכחה עקרונית אלה הביאו אותי לומר שעלי לייסד חברה, ושעלינו להעביר את המשחק למגרש גדול יותר.
Bu konsept deneylerin sonucunda bir firma kurarak testleri daha geniş bir alana yaymalıydım.وبذلك فهذه التجارب الأولية دفعتني لأن أفكر في تأسيس شركة، وأن نأخذ هذا إلى مناحي أوسع وأكبر.
Bu konsept deneylerin sonucunda bir firma kurarak testleri daha geniş bir alana yaymalıydım.会社を設立して より幅広い分野にこれを応用すべきだと考え Ikariaという会社を
Bu mesajı yaymanın en iyi yolunun da popüler müzik videolarını kullanmak olduğuna inanıyor.El crede că cea mai bună cale de transmitere a mesajului e prin intermediul popularelor videoclipuri.
Bu mesajı yaymanın en iyi yolunun da popüler müzik videolarını kullanmak olduğuna inanıyor.그는 그러한 메세지를 접할 수 있는 최고의 방법은 아주 인기있는 뮤직 비디오를 매개로 활용하는 것이라 생각하고 있습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod