'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"Як весело він, здається, усмішкою, як акуратно розвів кігті,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"איך הוא נראה עליז לחייך, איך להפיץ בצורה מסודרת את ציפורניו,
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymak"كيف يبدو انه بمرح ابتسامة ، وكيف انتشرت بشكل أنيق مخالبه ،
'Diye sırıtarak görünüyor nasıl neşeyle, nasıl düzgün bir şekilde, onun pençeleri yaymakと優しく笑顔顎での小さな魚を歓迎する!"
Doğru zamanda, doğru yerdeydi ve öğretiyi yaymaya hazırdı.Er war so voller Feuer, weil er zur richtigen Zeit und zum richtigen Ort herauskam und nun mitwirken konnte.
Doğru zamanda, doğru yerdeydi ve öğretiyi yaymaya hazırdı.Ήταν τόσο ένθερμος που βγήκε στην σωστή στιγμή και στο σωστό μέρος ώστε να αναπτύξει την θεωρία του.
"dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için."alegría en el mundo".
"dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.[Alegria no mundo.]
"dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.Erden. "
"dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için."joy to the world"
"dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.원하죠.
"dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.le monde"
"dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için."radości dla świata."
"dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için. Şimdi, bir diğer harika tasarımcı,もう一人の偉大なデザイナーは日本で著名な
"dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için."радости миру"
"dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.העולם."
"dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.للعالم
Eğer bir yöntemini bulabilirsem, TED deneyimini biraz yıl içine yaymayı istiyorum.Ich möchte gerne, wenn ich es schaffe das TED Erlebnis über das ganze Jahr hinweg ein bisschen verlängern.
Eğer bir yöntemini bulabilirsem, TED deneyimini biraz yıl içine yaymayı istiyorum.Ik wil wel, als ik dat kan, een manier vinden om gedurende het jaar de ervaring van TED uit te breiden.
Eğer bir yöntemini bulabilirsem, TED deneyimini biraz yıl içine yaymayı istiyorum.Nếu mà tôi có thể, tôi muốn tìm ra cách mở rộng những kinh nghiệm về TED trong suốt những năm qua một tý.
Eğer bir yöntemini bulabilirsem, TED deneyimini biraz yıl içine yaymayı istiyorum.Yo sí quiero, si puedo, encontrar una forma de extender un poco más la experiencia TED en todo el año.
Eğer bir yöntemini bulabilirsem, TED deneyimini biraz yıl içine yaymayı istiyorum.Θέλω, εαν μπορώ, να βρώ ένα τρόπο επέκτασης της TED εμπειρίας λίγο περισσότερο μέσα στο χρόνο.
Eğer bir yöntemini bulabilirsem, TED deneyimini biraz yıl içine yaymayı istiyorum.Исками се, ако намеря начин, мъничко да разширим практиките в TED през годината.
Eğer bir yöntemini bulabilirsem, TED deneyimini biraz yıl içine yaymayı istiyorum.Мне бы хотелось, если я смогу, открыть способ расширить немного обхват TED в рамках всего года.
Ekonomik zorluklar sırasında, dünya refahı yaymak için bir araya geldi.En una época de desafíos económicos, el mundo se ha unido para ensanchar la prosperidad.
Ekonomik zorluklar sırasında, dünya refahı yaymak için bir araya geldi.G-20を通して新興国と協力しながら 世界が回復への道から外れないように保っています
Ekonomik zorluklar sırasında, dünya refahı yaymak için bir araya geldi.في وقت التحدي الاقتصادي، فقد حان العالم معا لتوسيع الازدهار.
Enerjiyi bütün güne yaymak yerine onu planlı dinlenmelerle seanslara bölmek en etkili yöntem.بدل محاولة الحفاظ على الطاقة طوال اليوم توزيعها على جلسات مع تخطيط فترات الاسترخاء هو الأكثر فعالية
Enerjiyi bütün güne yaymak yerine onu planlı dinlenmelerle seanslara bölmek en etkili yöntem.計画的にリラックスする時間を設けることが 最も効果があります しかし どのようにしてルーチンに従う習慣を 身につけることができるでしょうか?
Etrafa söylentiler yayma.Älä levitä huhuja.
Etrafa söylentiler yayma.Jangan menyebarkan gossip.
Etrafa söylentiler yayma.소문내지마!
Etrafa söylentiler yayma.Lad være med at sprede rygter omkring
Etrafa söylentiler yayma.Ne pletykálj!
Etrafa söylentiler yayma.Ne va pas répandre des rumeurs partout.
Etrafa söylentiler yayma.Nie rozsiewaj żadnych plotek
Etrafa söylentiler yayma.Non mettere voci in giro
Etrafa söylentiler yayma.Nu raspandi zvonuri
Etrafa söylentiler yayma.Sprid inte rykten omkring
Etrafa söylentiler yayma.Verbreite keine Gerüchte.
Etrafa söylentiler yayma.Verspreid geen geruchten.
Etrafa söylentiler yayma.Μην απλώνεις κουτσομπολιά
Etrafa söylentiler yayma.Не надо распространять слухи
Etrafa söylentiler yayma.Не разпространявай слухове наоколо
Etrafa söylentiler yayma.אל תפיצי שמועות
Etrafa söylentiler yayma.لا تنشري الاشاعات في الارجاء
Etrafa söylentiler yayma.私あんたのこと何とも 思ってないから
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.Ale jít a prosazovat tento názor je spojováno buď s neokonzervativismem nebo s islámským extremismem.
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.Dar a ieşi să răspândiţi această viziune este asociat fie cu neoconservatorismul, fie cu extremismul islamic.
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.하지만 실제로 그 관점을 선전하러 나가는 것은 신보수주의나 이슬람 극단주의와 관련되어 있습니다
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.Maar dat standpunt uitdragen, wordt geassocieerd met ofwel neoconservatisme of met islamistisch extremisme.
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.Mais, en fait, aller propager cette vision est associé soit au néoconservatisme soit à l'extrémisme islamiste.
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.Mas sair para a rua para propagar essa ideia está associado ao neoconservadorismo ou ao extremismo islamita.
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.Nhưng thực ra tiến hành cổ động hướng nhìn đó là liên quan tới hoặc sự tân bảo thủ hoặc với Hồi giáo cực đoan.
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.Pero la idea de propugnar un punto de vista se asocia al neoconservadurismo o al extremismo islámico.
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.Но всъщност разпространението на това мнение е свързано или с неоконсерватизъм, или с ислямски екстремизъм.
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.Но реально пропагандировать этот взгляд считается ассоциацией с неоконсерватизмом или исламским экстремизмом.
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.אבל לעבור להפצה בפועל של השקפה זו מתקשרת לניאו-שמרנות, או לקיצוניות איסלמיסטית.
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.لكن في الحقيقة للخروج لنشر هذه الرؤية فالأمر مقترن ب سواء مع المحافظون الجدد أو مع المتطرفين الإسلاميين .
Fakat aslında bu görüşü yaymaya gelince bu ya ılımlı muhafazakarlıkla ya da radikal İslamla bir tutuluyor.新保守主義 または イスラム原理主義を想起させます 民主的な文化は私たちが到達した